Geçtiğimiz günlerde Türkiye genelinde yaklaşık 2,5 milyon adayın ter döktüğü Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda gündeme gelen menemen sorusu, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. ÖSYM tarafından sorulan “Menemen soğanlı mı yenir, soğansız mı?” tartışması bu kez Kahramanmaraş sokaklarına taşındı. Maraş Manşet Gazetesi ekibi olarak, sınava giren üniversite öğrencisi adaylarına ve vatandaşlara aynı soruyu yönelttik. Sokak röportajında kimi vatandaşlar menemenin soğanlı ve acılı yenmesi gerektiğini savunurken, kimileri ise gerçek menemenin soğansız yapılması gerektiğini söyledi. Görüş ayrılıklarının yaşandığı röportajda en çok dikkat çeken ortak soru ise “Bu soru neden soruldu?” oldu. İlk bakışta günlük hayatın içinden basit bir yemek tercihi gibi görünen menemen sorusu, aslında düşünce dünyasında daha derin anlamlar taşıyor.
MENEMEN TARTIŞMASI FELSEFİ BİR SORGULAMAYA DÖNÜŞTÜ
Sorunun temelinde, “Bir şeyi o şey yapan unsur nedir?” düşüncesi yer alıyor. Felsefede “öz” tartışması olarak bilinen bu yaklaşım, menemen üzerinden yeniden gündeme geldi. Menemeni menemen yapan şeyin ne olduğu, soğan eklenmediğinde hâlâ menemen sayılıp sayılmayacağı gibi sorular, öğrencileri ve vatandaşları düşünmeye yöneltti.
SOĞANLI DİYEN DE VAR, SOĞANSIZ DİYEN DE
Kahramanmaraş sokaklarında yapılan röportajlarda bazı vatandaşlar menemenin soğanla daha lezzetli olduğunu belirterek, özellikle acı biberle birlikte yapılması gerektiğini söyledi. Bazı katılımcılar ise soğanın menemenin tadını değiştirdiğini savunarak, geleneksel tarifin soğansız olması gerektiğini ifade etti. Görüş ayrılıklarının yaşandığı röportajda, damak zevkinin kişiden kişiye değiştiğini belirtenler de oldu. Bu yaklaşım ise felsefede “görecilik” olarak bilinen düşünceyle ilişkilendiriliyor. Buna göre doğru ya da lezzetli olan şey, kişisel tercihlere göre değişebiliyor.
TEK DOĞRU TARİF VAR MI
Menemen tartışmasında bir diğer dikkat çeken yaklaşım ise “Menemenin tek bir doğru tarifi vardır” görüşü oldu. Bazı vatandaşlar, menemenin belli malzemelerle yapılması gerektiğini savunarak soğanın bu tarifte yer almaması gerektiğini dile getirdi. Bu düşünce ise felsefede “nesnelcilik” anlayışına benzetiliyor. Nesnelcilik, doğru bilginin kişiden kişiye değişmediğini ve belirli bir gerçeğin var olduğunu savunuyor. Menemen üzerinden yapılan bu tartışma da aslında “ortak bir doğru var mı, yoksa herkesin doğrusu kendine mi?” sorusunu gündeme getiriyor.
GELENEK, AİLE ALIŞKANLIĞI VE BÖLGESEL KÜLTÜR ETKİLİ OLUYOR
Menemenin soğanlı ya da soğansız yapılması konusunda insanların verdiği cevaplarda aile alışkanlıkları, bölgesel tarifler ve kültürel geçmiş de önemli rol oynuyor. Kimi vatandaşlar çocukluğundan beri menemeni soğanlı yediğini belirtirken, kimileri de evlerinde her zaman soğansız yapıldığını söyledi. Bu durum, yemeğin yalnızca bir tariften ibaret olmadığını; kimlik, gelenek ve kültürle de yakından ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Kahramanmaraş sokaklarında verilen cevaplar, basit gibi görünen bir yemek sorusunun aslında toplumun düşünme biçimini, alışkanlıklarını ve değer yargılarını yansıtabileceğini gösterdi.
ÖĞRENCİLER SORUNUN ANLAMINI TARTIŞTI
YKS’de karşılarına çıkan menemen sorusunun yalnızca yemek tercihiyle ilgili olmadığını düşünen öğrenciler, sorunun sorgulama becerisini ölçmeye yönelik olabileceğini ifade etti. Bazı adaylar soruyu ilginç ve dikkat çekici bulurken, bazıları ise böyle bir sorunun sınavda yer almasını şaşırtıcı buldu. Felsefenin temelinde yer alan sorgulama, tartışma ve farklı bakış açılarını değerlendirme becerisi, bu soru üzerinden bir kez daha gündeme geldi. Kahramanmaraş’ta yapılan sokak röportajı da menemenin yalnızca mutfakta değil, düşünce dünyasında da tartışılabilecek bir konu olduğunu ortaya koydu. Kimi için menemen soğanlı, kimi için soğansız; ancak herkesin birleştiği nokta, bu sorunun basit bir yemek tercihinden çok daha fazlasını düşündürdüğü oldu.




