Dünya, son üç yıldır ilk kez bu kışı koronavirüs pandemisi olmadan geçiriyor. Pandemide, koronovirüs salgını kapsamında “Maske, Mesafe ve Hijyen” hayatımıza girmişti. Koronavirüs salgınının azalmasıyla hayat tam olarak normale döndü. Hayatın normale dönmesiyle dünya genelinde, grip vakaları arttı. Uzmanlar, grip vakalarının geçmişe göre önemli ölçüde arttığını belirtti. Maske kullanımın azalması, grip vakalarının artmasındaki en büyük faktörler arasında gösteriliyor. Konuyla ilgili gazetemize değerlendirmelerde bulunan KSÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selçuk Nazik, grip aşısının geri planda kalmasının grip vakalarının artmasına neden olduğunu belirtti. Grip aşısı ile bağışıklık sisteminin güçleneceğinin altını çizen Nazik, “Aşı grip hastaları için daha ekonomik bir çözümdür. Korunmak, tedavi olmaktan daha kolaydır. Her yıl düzenli olarak aşılarımızı olmalıyız. Özellikle 65 yaş ve üstünde olanlar, diyabet, kronik böbrek hastalığı, kronik karaciğer hastalığı, hipertansiyon ve kanser hastası olanlar mutlaka ama mutlaka aşı olmalı” şeklinde konuştu.Başlıksız-2-Kurtarıldı-Kurtarıldı-Kurtarıldı

MASKE KULLANIMI BİRAZ GERİ PLANA ATILMIŞ DURUMDA

Doç. Dr. Selçuk Nazik açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: “İklim değişiklikleri, küresel ısınma bu faktörler mevsimlerin kaymasına neden oluyor. Her yıl yeni yıla girdiğimiz dönemlerde kar yağarken şuan Ocak ayının sonlarına geldiğimiz şu günlerde yağmur dahi yağmıyor. Bu iklim değişikliği enfeksiyonların bir birinin içerisine girmesine neden olabilir. Son dönemde kombine bir şekilde birkaç virüsün aynı anda enfeksiyon yaptığı hastalar görmeye başladık. Burada iklim bir neden olabilir ama en önemli şeyler immünite (bağışıklık) ve korunmadır. Korunma da en önde gelen faktörler grip aşısı ve maske kullanımı biraz geri plana atılmış durumda. Önerimiz: kalabalık ortamlarda maske kullanılması yönünde. Bu bir zorunluluk değil ancak kişiler maske kullanarak kendilerini de çevresindeki insanları da koruyor. Kalabalıktan alınan bir virüs çevredeki kişilere taşınarak enfeksiyon oluşumuna neden olunabiliyor. El hijyeni de unutulmaması gerek. Temizlik, maske ve mesafeyi unutmamamız gerek. COVID-19 döneminde kalabalık ortamlarda mesafeli duruyorduk ama şimdi mesafe kuralı biraz geri plana atıldı. Grip de damlacık yoluyla bulaştığı için maske takmak kişinin kendisini de, çevresindeki insanları da koruyacaktır.indir-3

GRİP DE MUTASYONA UĞRUYOR!

Mevsimin kışa dönmesi ve havaların daha da soğumasıyla birlikte grip vakaları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de arttı. Biz her yıl benzer dönemlerde bu artışları görüyoruz. Son iki yıldaki COVID-19 vakalarının yaşanmasından ve alınan tedbirlerden dolayı infulenza vakalarını görememiştik. Şu anda maskesiz bir kış geçiriyoruz, insanlar pek fazla maske kullanmıyor bu durumu infulenza vakalarının artmasına neden olan faktörlerden birisi olarak görüyoruz. İnfulenza halk arasında grip olarak biliniyor. Grip virüsü de her yıl mutasyona yani değişikliğe uğrayan bir virüs, biz bu değişiklikleri COVID-19 vakalarında net bir şekilde gördük. Corona virüsün mutasyona uğradığı gibi infulenza da mutasyona uğruyor. İki yıldır COVID-19 vakaları ön planda görürken bu yıl grip vakalarını dünyada, ülkemizde ve şehrimizde oldukça fazla görüyoruz. Son dönemde gribe bağlı şikâyetlerle acil servislerin dolduğunu görüyoruz.Başlıksız-3-Kurtarıldı-Kurtarıldı-Kurtarıldı

BOL SIVI TÜKETMELİYİZ

Çok sıcak ya da çok soğuk yiyecek ve içeceklerden kaçınmalıyız. Hastalık sürecinde ılık besinlerle beslenmek gerekiyor. Çok sıcak bir sıvıyı tüketmek ağız içerisinde kuruluk oluşabileceği için enfeksiyonun artışına neden olabilir. Bu yüzden ılık besinler tercih etmeliyiz ve bol sıvı tüketmeliyiz. Kişisel beslenmede mevsim sebzelerini tüketmeliyiz ve yapay gıdalardan uzak durmalıyız. Bunların haricinde Kahramanmaraş’ın yöresel yemeklerinden tarhana çorbası ve kelle paça gibi yemekler bağışıklığı güçlendiren besinler olup bu besinlerin tüketilmesini öneriyorum.ghfgjghj

AFAD Başkanı Sezer bilançoyu açıkladı AFAD Başkanı Sezer bilançoyu açıkladı

ERKEN TANI VE ERKEN TEDAVİ ÇOK ÖNEMLİ!

Grip semptomları ile birçok kişi mücadele ediyor. Bu semptomlar; ateş, baş ağrısı, burun tıkanıklığı ya da burun akıntısı ve kas ağrısı olabiliyor. Ayrıca kuru öksürük daha sonrasında balgamlı öksürük de görülebiliyor. Maalesef öksürük şikâyeti 2 hafta bazen 3 haftaya kadar uzayabiliyor. Grip vakalarında şikâyetimiz var ise en başta tabi ki hekime başvurmalıyız, hekim kontrolünde bir tanı almak gerekiyor. İnfulenzanın tedavisinde kullanılan bir virüs ilacı var, ilk 48 saatte başlanması durumunda tedaviye yanıtımız, tedaviye geç başlananlara göre oldukça iyi olduğunu belirtmek isterim. Bu yüzden de grip vakalarında rahatsızlıklarımızı erken fark edip hekime başvurmak fayda sağlayacaktır.”

Haber: Ömer Harmankaya