Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının en önemli şair ve fikir adamlarından biri olan Necip Fazıl Kısakürek, ömrünü fikir mücadelesine ve "Büyük Doğu" idealine adadı. Türkiye'nin dört bir yanında verdiği konferanslar, kaleme aldığı eserler ve yetiştirdiği fikir dünyasıyla geniş kitlelere ulaşan Kısakürek'in gönlünde ise bazı şehirlerin ayrı bir yeri vardı. Bu şehirlerin başında ise aile köklerinin uzandığı Kahramanmaraş geliyordu. Şair, memleket bağını hiçbir zaman yalnızca soy bağı olarak görmedi; Kahramanmaraş'ı kültürü, insanı ve manevi iklimiyle de benimsedi.

KAHRAMANMARAŞ'I MANEVİ BİR MİRAS OLARAK GÖRÜYORDU

Necip Fazıl'ın dedeleri Kahramanmaraş'ın köklü ailelerinden Kısakürekzadelere dayanıyordu. Bu köklü geçmiş, şairin hayatında sadece biyografik bir ayrıntı olarak kalmadı. Kısakürek, Kahramanmaraş'ı Anadolu'nun inanç, kültür ve mücadele ruhunu en güçlü şekilde yansıtan şehirlerden biri olarak değerlendirdi. Çeşitli konuşmalarında ve hatıralarında Kahramanmaraş'a duyduğu sevgiyi dile getiren usta şair, bu şehri kendi fikrî yolculuğunun önemli duraklarından biri olarak gördü.

KAHRAMANMARAŞ BAĞI ESERLERİNE DE YANSIDI

Necip Fazıl'ın Kahramanmaraş'a olan bağlılığı, sadece aile geçmişiyle sınırlı kalmadı. Şairin Anadolu'ya bakışında, kültürel değerlere verdiği önem ve manevi hassasiyetlerinde Kahramanmaraş'ın temsil ettiği ruhun etkisi hissedildi. Türk düşünce hayatına yön veren isimlerden biri olarak kabul edilen Necip Fazıl Kısakürek, Kahramanmaraş'ı yalnızca atalarının şehri değil, gönlünde taşıdığı manevi duraklardan biri olarak gördü. Bu yönüyle Kahramanmaraş, usta şairin fikir dünyasında da özel bir yer edinmeye devam ediyor.

Muhabir: Nejla KURT