Kahramanmaraş’ın kökenine dair yapılan araştırmalar, şehrin tarihinin sanılandan çok daha eskiye dayandığını ortaya koyuyor. Bugünkü Maraş’ın bulunduğu alanın, Geç Hitit döneminde Gurgum Krallığı’nın başkenti olduğu bilinirken, bölgede yapılan yüzey araştırmalarında çok sayıda Hitit anıtına rastlandı. Her ne kadar sistematik kazılar sınırlı olsa da elde edilen bulgular, şehrin köklü geçmişini gözler önüne seriyor.
İNSAN YERLEŞİMİ ÜST PALEOLİTİK ÇAĞ’A KADAR UZANIYOR
Tekir Vadisi ve Döngel çevresindeki mağaralarda yapılan incelemeler ise Maraş’ta insan yerleşiminin Üst Paleolitik Çağ’a kadar uzandığını gösteriyor. Neolitik, Kalkolitik ve Eski Tunç Çağlarında da yaşamın sürdüğü bölgede, 2009 yılında ortaya çıkarılan Germanicia Antik Kenti mozaikleri, Roma dönemine ait önemli izler taşıyor.
OĞUZ TÜRKLERİNİN ÖNEMLİ YERLEŞİM ALANLARINDAN BİRİ
Tarihi kaynaklarda “Markasi” ya da “Markas” olarak anılan şehir, MÖ 711 yılında Asurluların egemenliğine girerken, sonrasında Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Araplar gibi birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. 11. yüzyıldan itibaren ise Anadolu’ya yerleşen Türklerin hakimiyetine giren Maraş, özellikle Oğuz Türklerinin önemli yerleşim alanlarından biri haline geldi.
ŞEHRİN ETNİK VE KÜLTÜREL YAPISI
Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi de Seyahatnamesinde Maraş halkının büyük çoğunluğunun Türkmen olduğunu vurgulayarak, bölgede Türkçe konuşulduğunu ifade ediyor. Maraş ve çevresinde başta Avşar, Bayat ve Beğdili boyları olmak üzere Oğuzların neredeyse tüm boylarının izlerine rastlanması, şehrin etnik ve kültürel yapısını ortaya koyuyor.
Tüm bu veriler ışığında Kahramanmaraş’ın kökeni; Hititlerden başlayıp Oğuz Türklerine uzanan, binlerce yıllık çok katmanlı bir medeniyet mirasını ve güçlü bir Türkmen kimliğini barındırıyor.





