Kahramanmaraş’ta 15 Nisan Çarşamba günü Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan ve 8 öğrenci ile 1 öğretmenin hayatını kaybettiği, 13 öğrencinin de yaralandığı silahlı saldırı, kentte derin üzüntüye neden oldu. Türkiye genelinde büyük yankı uyandıran olay sonrası vatandaşlar yaşananların etkisini atlatmaya çalışırken, özellikle aileler çocuklarının psikolojik durumuna nasıl destek olacaklarını araştırıyor. Yaşanan acı olayın ardından Kahramanmaraş Kadın Platformu öncülüğünde çok sayıda derneğin katılımıyla bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda hem ebeveynlere hem de topluma önemli mesajlar verilirken, çocukların yaşadığı travmaların doğru yönetilmesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada, günümüz çocuklarının dijital dünyanın etkisi altında büyüdüğüne de dikkat çekilerek, denetimsiz içeriklerin şiddeti sıradanlaştırdığına vurgu yapıldı. “Çocuk ne görüyorsa biraz da ona dönüşür” ifadelerine yer verilen açıklamada, ailelerin gerektiğinde profesyonel destek almaktan çekinmemesi gerektiği belirtildi. Toplantıda ayrıca “Benim çocuğum yapmaz” anlayışının en büyük risklerden biri olduğuna dikkat çekilerek, her ihmalin ileride daha büyük sorunlara yol açabileceği ifade edildi.
DERNEK BAŞKANLARI AÇIKLAMALARDA BULUNDU
Kahramanmaraş Kadın Platformu Başkanı Zeynep Arıkan’ın yanı sıra; Türk Anneler Derneği Kahramanmaraş Şube Başkanı Sibel Akarca, Yardımseverler Derneği Kahramanmaraş Şube Başkanı Gülperi Oğulmuş, Türk Kadınlar Birliği Kahramanmaraş Şube Başkanı Tuna Meşe, Melek Çocuklar Ve Aileleri Yaşam Derneği Başkanı Özlem Çakmak, Kadın Girişimciler Derneği Başkanı Neşe Yıldızhan, Ulusal Kadın Yazarlar Derneği Başkanı Kadriye Kırdök, Ksü Kadın Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Yekta Gezginç katılarak çeşitli değerlendirmelerde bulundular.
TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİN SORUMLULUK ALMASI GEREKİYOR
Yetkililer ve sivil toplum temsilcileri, benzer acıların bir daha yaşanmaması için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini vurgularken, hayatını kaybedenler için rahmet, yaralılar için ise acil şifa dileklerinde bulundu.
KOLAY AÇIKLAMALAR, ZOR GERÇEKLERİ GİZLER
Yaşam hakkının doğuştan tüm canlılara verilmiş bir hak olduğunu söyleyerek açıklamalarına başlayan Kahramanmaraş Kadın Platformu Başkanı Zeynep Arıkan sözlerine şöyle devam etti; “Bugün küçücük yavrularımız, dün cinayete kurban giden kadınlar, ağaçlar, hayvanlar, doğa, tüm bu canlıların yaşam haklarının ellerinden alınması gibi. Hepimiz, tüm şehir bu yürek yakan acı olay karşısında derin, onulmaz ve tarifsiz bir üzüntü içindeyiz. Hayatını kaybeden canımız yavrularımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sonsuz sabır diliyoruz. Biliyoruz ki bazı acıların tarifi yok. Ve bu acılar yalnızca o ailelerin değil hepimizin acısı... Bizler dün sadece çocuklarımızı değil içimizdeki umutları da uğurladık. Bir evladımızın kaybı bir toplumun geleceğinin yara alması demek çünkü. Bu yara kolay kapanmayacak. Birkaç gün konuşulup unutulmayacak. Unutmamalı da zaten. Konuşulmasın, acılar tazelenmesin dersek daha çok acılar yaşarız, konuşmalıyız ve unutmamalıyız. Bu tür olaylar görmezden gelinecek, halının altına süpürülecek meseleler değil, üzerine gidilmesi, suçlu varsa bu suç nereden, nasıl kaynaklandı, nasıl vücut buluyor bunlar konuşmalı. Bir daha yaşanmaması için de bizler de elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Ve bu süreçte şu noktalara dikkat çekmek zorundayız. Şiddet; tek bir etiketle açıklanamayacak kadar ciddi ve çok boyutlu bir mesele. Kolay açıklamalar, zor gerçekleri gizler. Bu noktada ailelere çok büyük sorumluluk düşmekte. Çünkü çocuk davranışları tesadüf değildir. Her davranış bir sinyaldir, görülmek isteyen bir çığlıktır ve görmek istemesek de oradadır. Çocuklarımızı “kontrol altına almak” değil, anlamak ve doğru yönlendirmek zorundayız. Anlaşılmayan her çocuk, bir süre sonra yanlış anlaşılır. Aşırı öfke patlamaları, empati kuramama, kurallara sürekli karşı gelme ya da başkalarına zarar verme eğilimi... Bunlar “zamanla geçer” denilecek durumlar değildir. Görmezden gelinen her işaret, büyüyerek geri döner. Unutmamalıyız ki; Sınır koymak sevgisizlik değil, korumaktır. Çocuklar sınırsız özgürlükle değil sevgiyle çizilmiş sınırlarla kendilerini güvende hissederler. “Hayır” diyemeyen ebeveynlik, en büyük risktir.

ACIMIZ ÇOK BÜYÜK
Bugünün çocukları yalnız değil ama çoğu zaman yalnız bırakılmış dijital bir dünyanın içinde büyüyor. Denetimsiz ve kontrolsüz içerikler şiddeti sıradanlaştırır, merhameti sessizce yok eder... Çocuk ne görüyorsa, biraz da ona dönüşür. Ve en önemli cümle: “Benim çocuğum yapmaz” demek. Sorun tam da bu cümleyle başlar. Çünkü hiçbir çocuk bir günde değişmez. Her ihmal, her görmezden gelinen işaret bir zincirin halkasıdır. Duyulmayan, görülmeyen her çocuk bir gün kendini (aynı dün olduğu gibi) başka şekilde duyurmaya, göstermeye çalışır. Aileler gerekirse profesyonel destek almaktan çekinmemeli. Sorunu kabul etmek cesarettir ve her cesaret bir hayat kurtarır. Geç kalınan her adım, çok ağır bir sonuç doğurabilir. Unutmayalım. Bir toplumun idaresi, sistemi, kuralları ve vicdanı o toplumdaki en savunmasızı nasıl koruduğuyla ölçülür. Ve bugün bu vicdan hepimizin omuzlarında.”





