Kahramanmaraş’ın tarihine tanıklık edenler, Asri Mezarlık’ta adını Şeyh Adil’den alan kabristanı ziyaret ettiğinde hem geçmişe yolculuk yapıyor hem de 17. yüzyılda yaşamış bu önemli şahsiyetin izlerini keşfediyor. Kabristan, yalnızca bir mezar alanı değil; şehrin kültürel ve manevi hafızasının bir parçası olarak öne çıkıyor.

DAĞISTANLI MUTASAVVIF ŞEYH ADİL’İN HAYATI
17.yüzyılın başlarında Dağıstan’ın Hanlı kasabasında doğan Şeyh Adil Devletlü Hazretleri, ilim tahsilini kendi memleketinde tamamladı. Osmanlı Devleti tarafından Bayazıtlı ve Dulkadirli aşiretleri arasında barışı sağlamak üzere Kahramanmaraş’a subaşı olarak görevlendirildi.

KABRİSTANI VAKFETMESİ VE CENNET-ÜL BAKİ TOPRAĞI
Kabristanın bulunduğu çorak ve taşlık araziyi satın alarak burayı vakfeden Şeyh Adil, Hacca gidecek olan bir hocaya mezarı için Cennet-ül Baki toprağı getirmesini istemiş ve “Toprağa toprak ekeceğim” demiştir. Böylece kabristan, ileride burada yatanlara manevi bir bağ ile sunulmuştur.

MANEVİ İZLERİ VE MEZAR TAŞI
Şeyh Adil’in mezar taşında yazılı beyitler, onun hayat felsefesini ve insanlara bıraktığı mesajı yansıtıyor: “Şeyh Adilem Türkistani / Devlet Hanlı Dağistani / Subaşı Amir-İ Sani / Vakfetti Bu Kabristani … Sevinir Ziyaretçisi / Sağlık, İnceden İncesi / Rahmete Layık Cümlesi”

1704 yılında vefat eden Şeyh Adil, hem mahalleye hem de caddesine ismini verdiği bu kabristanda ebedi istirahatini sürdürmektedir. Ziyaretçiler, burada hem şehrin tarihine tanıklık ediyor hem de Şeyh Adil’in manevi mirasını hissedebiliyor.




