Yaz aylarında Kahramanmaraş sofralarının baş tacı olan karpuz, serinletici etkisiyle sıkça tüketiliyor. Ancak çoğu zaman çöpe giden karpuz kabukları, şimdi yeniden mutfaklara girmeye başladı. Karpuz kabuğu reçeli, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel bir lezzet olarak ilgi görüyor. Eskiden özellikle mahalle fırınlarında ya da büyükannelerin bakır tencerelerinde kaynayan bu reçel, hem israfı önlüyor hem de sofralara farklı bir aroma katıyor. Karpuzun yeşil dış kısmı soyulup, beyaz iç kısmı küp küp doğranarak bir gece önceden şekere yatırılıyor. Ertesi gün ise limon suyu, karanfil veya tarçın eklenerek kısık ateşte kaynatılıyor. Yaklaşık bir saat içinde kıvamlı, kokulu ve doğal bir reçel elde ediliyor.
DOĞAL TAT, YÜKSEK LİF, YÖRESEL LEZZET
Karpuz kabuğunun beyaz kısmı, içerdiği yüksek lif sayesinde sindirimi kolaylaştırıyor. Aynı zamanda antioksidan özelliğiyle bağışıklık sistemine katkı sağlıyor. Katkı maddesi içermeyen bu ev yapımı reçel, özellikle kahvaltı sofralarında doğal bir enerji kaynağı olarak tercih ediliyor.
SIFIR ATIK YAKLAŞIMIYLA SOFRALARDA YERİNİ ALIYOR
Kahramanmaraş’ta son yıllarda artan sıfır atık bilinci, bu tür geleneksel tariflerin yeniden gündeme gelmesine katkı sağlıyor. Karpuzun yalnızca içi değil, kabuğunun da değerlendirilmesi; hem çevreye duyarlılığı artırıyor hem de geçmişin lezzetlerini bugüne taşıyor. Karpuz kabuğu reçeli, yazın en serin ve en tatlı dönüşümlerinden biri olarak Kahramanmaraş mutfağında yeniden yerini almaya başladı.