Kahramanmaraş’ın geleneksel el sanatları arasında yer alan kalaycılık, sayıları giderek azalan ustalar tarafından yaşatılıyor. Ortaokulu bitirdikten sonra iş bulmak için köyden çarşıya gelen Cuma Ali Doğan, burada kalaycılıkla tanıştı. Yaklaşık 8 yıl çıraklık yapan Doğan, edindiği tecrübenin ardından kendi iş yerini açtı. Bugün kazan, tabak ve çeşitli bakır eşyaları kalaylayarak yeniden kullanıma kazandırıyor.

ÇARŞIDA SON YETİŞEN ELEMAN BENİM
Yeni ustaların yetişmesinin giderek zorlaştığını anlatan Cuma Ali Doğan, “Biz köyde oturuyorduk. Ortaokul bittikten sonra iş bulmak için çarşıya gelmiştik. O vesileyle bu mesleğe girdik. Şu anda baktığınızda bu işi yapan çok fazla kişi yok. Çarşıda son yetişen eleman benim” dedi.
YENİ ÇIRAKLAR YETİŞTİRİYOR
Mesleğin kaybolmaması için çırak yetiştirdiğini söyleyen Doğan, yanında çalışan gençlerin eğitimlerine devam ederken işin inceliklerini de öğrendiğini ifade etti. Usta-çırak geleneğinin önemine değinen Doğan, kalaycılığın gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için gençlerin bu alana yönelmesi gerektiğini belirtti.
ATEŞİN BAŞINDA ZORLU MESAİ
Kalaylama işleminin yüksek sıcaklıkta gerçekleştirildiğini anlatan Doğan, işin fiziksel açıdan zorlayıcı olduğunu dile getirdi. Ateşin başında çalışmanın yanı sıra bakır eşyaların da oldukça ısındığını belirten Doğan, “Ateşin başında çalışıyoruz, bir de bakırın kendisi sıcak oluyor. Zor bir meslek ama her mesleğin kendine göre zorluğu var” diye konuştu.

USTALAŞMAK YILLAR ALIYOR
Kalaycılığın sabır, deneyim ve el becerisi gerektirdiğini vurgulayan Cuma Ali Doğan, gençlerin bu işe fazla yönelmemesinde öğrenme süresinin uzun olmasının etkili olduğunu söyledi. “Öğrenimi zor olduğu için gençler çok fazla yönelmiyor. Ben 8 yılda öğrendim. Maddi açıdan ise birçok meslekten daha iyi” ifadelerini kullanan Doğan, mesleğin emek isteyen ancak karşılığını veren bir iş olduğunu anlattı.





