Kahramanmaraş’ta nostaljik eşyalar minyatürde hayat buluyor Kahramanmaraş’ta nostaljik eşyalar minyatürde hayat buluyor

16-17 yıl önce bulduğu bir değerli taş sonrası kendisine bir hobi edinen Mustafa Kemal Koca, daha sonra taşçılığı bilimsel olarak araştırmaya başladı. Bilimsel araştırmaları sonucunda taşların birçok şifasının ve faydasının bulunduğunu öğrenen Koca, hobisini ve  sevdasını ticarete dönüştürüp, dağ-bayır gezerek bulduğu değerli taşları işleyerek satışını yapmaya başladı. Daha sonra memleketi gibi gördüğü Kahramanmaraş’ta da taş aramaya başlayan Koca, Kahramanmaraş’ın değerli taşlarını tüm Dünya’ya tanıtıyor. Geçtiğimiz aylarda Ünlü Youtuber Orkun Işıtmak ile de video çeken Koca, Kahramanmaraş’ın bu yönden çok zengin bir il olduğunu söyledi.

IMG_5394-1

KAHRAMANMARAŞ’TA BU KADAR GÜZEL DEĞERLİ TAŞ OLUNCA BUNU DUYURMAK İSTEDİM

Gazetemize açıklamalarda bulunan Koca, ilk olarak kendisini tanıtarak sözlerine başladı. Kahramanmaraş’ın çok güzel değerli taşları olduğunu belirten Koca, “Sivas Gürün’lüyüm ama Kahramanmaraş’ta okudum ve Kahramanmaraş’ta evlendim. Polis Gazisiyim. Polis emeklisiyim. Sütçü İmam Üniversitesi Takı Tasarımı ve Gemoloji bölümüne gitmeyi planlıyorum. Ülkemizin değerli ve yarı değerli taşları peşinde koşturan vatan sevdalısı bir insanız. Kahramanmaraş’ta bu kadar güzel değerli taş olunca bunu duyurmak istedim. Bu iş aynı zamanda Kahramanmaraş’ın tanıtımı açısından çok önemli. Birçok alanda Kahramanmaraş Türkiye’de ilk 10’da. Son 1-2 yılda Kahramanmaraş’ın taşları, taş camiasında konuşulur durumda. Taş bizim hobimiz ve sevdamız. 16-17 Doğu illerinde başlayan olaylar silsilesi sonrası taşlara ilgimiz başladı. Sonrasında hayatımıza taşlar girdi. Daha sonrasında ilgi çekici taşları toparlamaya başladım. Bugüne kadar geldik. İlk bulduğum değerli taş kristal kuvarsit taşıydı. Taş o kadar güzeldi ki; aldım ve evimin köşesine koydum. Daha sonrasında; “Ülkeme faydası olur mu, maden mi buldum, bor yatağı mı buldum” derken araştırmaya girdim. Taş baya ilgimi çekmişti. O taşın ülkemizde çok fazla olmadığını ve sadece o bölgede çok olduğunu fark edince ilgim arttı” şeklinde konuştu.

KAHRAMANMARAŞ’TAKİ TAŞ SERÜVENİM BAĞI KAZARKEN BAŞLADI

Kahramanmaraş’taki taş serüvenin nasıl başladığını da anlatan Koca, “Kazma’da bir bağ yerim vardı. Orada kazmayı kazarken güzel bir taş çıktı. Daha önceden taşları bildiğim için; “bu taşın burada ne işi var” derken Kahramanmaraş’taki taş serüvenim başladı. Daha sonra Kahramanmaraş’ta çok değerli ve yarı değerli taşların olduğunu öğrendim. Değerli taşlar; elmas, zümrüt, yakut vb. taşlarken; yarı değerli taşlarda kristal kuvarsit, ametist vb. oluyor. Değerli taşlar ve yarı değerli taşlar rezervleri nedeniyle büyük işletmelere aynı getiriyi sağlıyor” diye konuştu.

BİLİMDE VE DİNDE TAŞLARIN FAYDALARINA VE ŞİFALARINA YÖNELİK BİLGİLER VAR

Taş terapisinin çok önemli bilim dalı olduğuna ve geçmişten bugüne birçok bilim adamının  bunlara değindiğini kaydeden Koca, ayın zamanda dinimizde de yerinin olduğunu söyledi. Koca, “Taşların sağladığı faydalarının raştırıldığı bilim dalının adı Litoterapi. Yunanca’da taşlarla terapi olarak geçer. Bu kadim bir bilgi. Bakıldığı zaman hem dinler tarihinde hem de mitolojide hem de yakın tarihimizde birçok kişi taşlarla ilgili eserler yazmış. Osmanlı’da 82 eser olduğunu biliyoruz. Bugün birçoğu Viyana Müzesi’nde duruyor. Orada çevrilmiş. Avrupalılar, bizden daha çok taş bilgisine sahip. Onlar akademik anlamda daha fazla bu konu üzerinde çalışmış. Alman bilim adamları bu konuda 3 ciltlik kitap yazmış. Fransa’da öyle. Avrupa’da birçok ilde sürekli taş sergileri açılır. Bizde de taş kültürü var ama bizde taşların enerjisi ve şifası denildiği zaman herkeste; “Taşta enerji mi var, bu hurafe, geri kafalılık” gibi fikirler oluşuyor. Bir şeye hurafe diyebilmemiz için birçok anlamda bakmamız gerekiyor. Dini yönden hurafe dersek, dini yönden yerinin olmaması gerekir. Taşlar konusunda ayette var, hadiste var. Bugün Kabe’nin köşesinde Hacer’ül Esved taşına hepimiz selamı veriyoruz. İslami yönden hurafe diyemeyiz. Birçok dinde var. Aristo’nun yazdığı değerli taşlar kitabı var. İbn-i Sina’nın, Zekeriya Razi’nin taşlarla ilgili bilgileri var. Birçok kişi taşlarla ilgili tarihte bilgi vermiş, günümüze geldiğimizde özellikle kuantum fiziği ve genetik anlamındaki ilerlemeden sonra taşların atom bazında insanlarla nasıl etkileştiği, frekans olarak nasıl etkileşime girdiğinin artık bilimsel dayanakları da var. Bunları biz kendi aramızda işliyoruz ve youtube kanalımızda anlatıyoruz. Bilimde var, dinde var, peygamberler söylemiş. Her peygamber bir bilimin piridir. Hz. Harun’da taşçılığın piridir. Modern bilimde de var. Mustafa Kemal Atatürk, Tahsin Mayatepek isimli diplomatı görevlendirerek Atlantis’i ve Mu’yu araştırmasını istiyor. Tahsin Mayatepek, elçi olarak atanıyor ve orada James Churchward ile çalışmalar yapıyor. 12 tane mektubu var. Araştırmak isteyen ulaşabilir. Atlantis ve Mu’da taşların nasıl kullanıldığını orada anlatıyor ve Mustafa Kemal Atatürk’ün de taşlarla ilgisi olduğu anlaşılıyor. Hangi değerli insanı araştırırsanız, araştırın taşların değerli şifasıyla karşılaşırsınız. Ben de yaklaşık 15 yıldır taşları araştırma yoluna gittim. Birçok yerden ders aldım, çok büyük online imkan doğdu. Hem ülkemizden hem de Dünya’dan birçok ders aldım. Tabi şundan da bahsetmek gerekiyor, insanlara bunu anlattığımız zaman doktora gitmeyip, taş alarak iyileşme gibi bir yanılgı ortaya çıkıyor. Asla böyle bir şey olmamalı. Önce insan doktora gidecek, doktora teşhisini yaptıracak, daha sonra araştırarak ek olarak taşları kullanacak” ifadelerini kullandı.

IMG_5396IMG_5367

VİDEO ÇEKTİĞİMİZ BÖLGE TALAN EDİLDİ

Youtuber Orkun Işıtmak ile video çekildikleri bölgenin talan edildiğini belirten Koca, yasal izinler olmadan taş aramanın cezası olduğunu dile getirdi. Koca, “Youtuber Orkun Işıtmak ile çektiğim video bu yönden çok etkili oldu. Kahramanmaraş’ın taşlarını tanıtımı açısından da çok etkili oldu. Daha sonra çekim için geldi. Kahramanmaraş insanını çok sevdi. Ülkemiz için artısı oldu ama taş bölgesinin birisi tamamen talan edildi. Özellikle sulu jeotların çıktığı alanda şu anda o taşların kırık parçası bile bulunamıyor. İnsanlar ellerine çekiç, kazma, kürek alıp gittiler. Birçok ilde taş avcısı var. Bu taş avcıları kafileler şeklinde buraya geldiler. Tabi ki yasal belge aldılar. Öyle dağa çıkıp taş toplanamaz bu da bir suçtur. Para cezası da olsa bir yaptırımı vardır. Bu nedenle bunları bilinçli yapmak gerekiyor” dedi.

KAHRAMANMARAŞ’TA TAŞ SAFARİİS YAPMAYI PLANLIYORUZ

Kahramanmaraş’ta taş safarisi yapmayı planladıklarını söyleyen Koca, “Kahramanmaraş’ta taşlar bakımından bir safari yapmayı planlıyoruz. Bununla ilgili olarak üniversiteyle görüşeceğiz. Dünya’daki en büyük taş laboratuarı Kahramanmaraş’ta kuruldu. Üniversitedeki hocalarımızı ve Kuyumcular Odamızı bu konuda tebrik ediyorum. Avrupa Birliği destekli yapılmış bir gemoloji laboratuarımız var. Gemoloji laboratuarında herhangi bir taşın kalitesini ve gerçekliğini araştırıyor. Örneğin bir taşın kristal kuvars veya meteor olduğunun doğruluğu hakkında yetkili kurumdan belge alınması gerekiyor. Türkiye’de bu belgeyi veren çok az yer var. Birisi de Kahramanmaraş’ta ve Dünya’dakinin en büyüğü kuruldu. Bu hem ülkemiz açısından önemli hem Kahramanmaraş açısında çok önemli, inşallah bununda faydasını göreceğiz. Bizim ülkemizde yeteri kadar altın rezervi yok, altını hep dışarıdan ithal ediyoruz. Ancak ülkemizde değerli ve yarı değerli çok sayıda taş var ve bunlara ulaşması çok kolay. Diyelim ki Kahramanmaraş buna ulaştı, işledi, çok az sayıda altın, gümüşle taşı ön plana çıkarttı ve belgeledi satmaya başladı. Altından gelen gelirin 10 katı çok daha fazla gelir elde eder. Dışa bağımlılıkta azalmış olur. En azından elimizdeki değerli taşları Hindistan’dan, Çin’den almak yerine biz oralara satarız. Avrupa, bu taşların gerçek olduğunu bildiği için, çok muazzam bir gelir olur diye düşünüyorum” diye konuştu.

İNSANLAR TAŞLARI ENERJİ VE ŞİFA İÇİN KULLANIYOR

İnsanların taşları enerji ve şifa için kullandığını kaydeden Koca, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Elmas, yakut, zümrüt bunların takıda kullanıldığını düşünüyoruz. Bu Dünya’da kullanılan taşçılığın binde birini tutmuyor. Taşların kullanıldığı birçok alan var. Taşların içerisinde mineraller var. Taşları en çok insanlar, enerji ve şifa için alıyor. Bağımsız araştırma firmasına yaptırmış olduğumuz ankette, katılanların yüzde 95’i ; “Niye taş alıyorsunuz”sorusuna, “Enerji ve şifa için alıyoruz” yanıtı vermiş. Yüzde 2’si burçları için aldığını söyledi. Yüzde 1’lik bir takı için aldığını söyledi. Hiç kimse koleksiyon yapacağım diye aldığını söylemedi. Dünya’da da bu böyledir. 2020  yılında Türkiye’nin Çin’e ham taş ihracatı 1.3 milyar dolardı. Aynı veriyi Çin’den satılanlara baktığımızda 181 milyar dolar gibi bir para görüyoruz. Yani Çin bunu işlemiş ve satmış. Bazı taşlar alınıp, internet modemi yanına koyulmasından, bilgisayarın yanına koyulmasından ve uyku sorunu yaşayanların yastığının altına koymasında çok büyük faydaları var. Tabi ki bunlar ilaç tavsiyesi değil.”

Haber: Burak Alkaya