Programa KSÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Salih Yeşil ile Prof. Dr. Ramazan Çetintaş, Genel Sekreter İbrahim Palabıyık, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Burak Telli, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ünsal ile akademik ve idari personel katıldı.

Programda konuşan KSÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve KSÜ Deprem Araştırma ve Risk Yönetim Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Alican Kop, Türkiye’nin diri fay yapısı ve Kahramanmaraş çevresindeki fay hatlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Dr. Öğr. Üyesi Alican Kop, Türkiye Diri Fay Haritası’nda toplam 485 diri fay bulunduğunu belirterek, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi” kapsamında bu fayların geçmiş deprem davranışlarının incelendiğini ifade etti.

Kop, Kahramanmaraş’ta özellikle kuzey çevre yolu üzerinde kırılmamış iki önemli fayın bulunduğuna dikkat çekti. Bu fayların varlığının, bölgede açılan temellerde dahi gözlemlenebildiğini belirten Kop, Kılavuzlu Barajı’ndan Ayvalı Barajı’na kadar uzanan ve özellikle kuzey kolu ile Ungut üzerinden Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezine kadar devam eden fay hattının 6 büyüklüğünün üzerinde yıkıcı deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Bu tür fay zonları üzerinde yapılaşmanın büyük risk taşıdığına işaret eden Kop, yüksek katlı binalardan kaçınılması gerektiğini vurgulayarak bina altlarında statiği zayıflatan asma kat uygulamalarından uzak durulması ve yapılarda perde beton sistemlerinin tercih edilmesinin önemine dikkat çekti.
Sunumunda bölgedeki diğer önemli fay hatlarına da değinen Kop, Çokak, Savrun, Saimbeyli, Düziçi–İskenderun ve Yumurtalık fay hatlarının deprem üretme potansiyellerine ilişkin bilgiler paylaştı. Özellikle Savrun Fay Hattı’nın 7 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Kop, Ölü Deniz Fay Zonu üzerinde tarihsel dönemlerde meydana gelen depremlerin incelenmesiyle Suriye sınırları içerisinde oluşabilecek bir depremin Hatay ve Kahramanmaraş’ı etkileyebileceğini söyledi.

Bingöl çevresinde de ciddi düzeyde stres birikimi bulunduğunu belirten Kop, bu bölgede yaklaşık 7 büyüklüğünde deprem üretebilecek fayların bulunduğuna işaret etti.
Kahramanmaraş’ın kuzey kolu üzerinde de deprem beklendiğini ifade eden Kop, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerde çok büyük bir enerjinin açığa çıktığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu. “Bu büyük kırılmanın ardından bölgede tamamen sükûnet beklemek doğru değil. Farklı fay segmentlerinde zaman zaman sarsıntılar yaşanabilir. Özellikle 4 ile 4,5 büyüklüğündeki depremler yer kabuğunda biriken enerjinin boşalmasına katkı sağlayan sarsıntılar olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle bölgede önümüzdeki 10 ile 15 yıl boyunca artçı nitelikte sarsıntıların görülmesi olağan bir süreç olarak kabul edilmelidir.”.

Programın devamında salondaki katılımcıların sorularını yanıtlayan Dr. Öğr. Üyesi Alican Kop, deprem bilincinin artırılması ve doğru yapılaşma kültürünün geliştirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Program sonunda KSÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak tarafından Dr. Öğr. Üyesi Alican Kop’a plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi. Rektör Ak yaptığı değerlendirmede, depremin Türkiye’nin değişmez bir gerçeği olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı. “Deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Bunun yolu ise yapı kültürünü geliştirmekten geçiyor. Fay hatlarından uzak, sağlam zeminlerin tercih edildiği, yüksek katlı yapılardan kaçınılan bir şehirleşme anlayışını benimsemek durumundayız.”.





