13 Haziran 2025’te İsrail, “Operation Rising Lion” adlı operasyonla İran’a kapsamlı bir saldırı başlattı. Bu saldırı, İsrail Hava Kuvvetleri’nin yüzlerce uçak ile İran’ın nükleer tesisleri, stratejik askeri noktalar ve üst düzey komuta merkezlerini hedef almasıyla gerçekleşti ve İran’da çeşitli kentlerde patlamalara neden oldu. Netanyahu, operasyonun amacını İran’ın nükleer kapasitesini ve balistik füze altyapısını zayıflatmak olarak duyurdu. Bu çarpıcı hava saldırısı hem askeri hem de sivil unsurları etkiledi.
İsrail’in saldırısı sonrası İran, balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla misilleme saldırıları yaptığını bildirdi. Her iki taraf da birbirine karşı füze ve drone atışlarıyla karşılık verdi; bu süreçte her iki ülkede de sivil ve askeri kayıplar yaşandı.
İRAN’DAKİ SON PROTESTOLAR VE İÇ GERİLİM
2025’in sonundan itibaren İran’daki ekonomik çözülme ve yaşam maliyetlerindeki artışla başlayan protestolar, internet kesintileri ve sert güvenlik müdahaleleriyle sürdü. Bu eylemler ülke çapında yayılırken, İran’ın ekonomik ve siyasi istikrarı üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Bununla birlikte, uluslararası kaynaklar bu protestoları henüz “iç savaş” olarak değerlendirmiyor; durum yaygın halk eylemleri ve rejim karşıtı tepki olarak tanımlanıyor.
“HEDEF TÜRKİYE Mİ?” TARTIŞMASI
Bu gelişmelerle birlikte kamuoyunda ve bazı değerlendirmelerde “İran’dan sonra hedef Türkiye olabilir mi?” sorusu ortaya çıkıyor. Ancak mevcut verilere göre: Türkiye’nin doğrudan askeri hedef olarak işaretlendiğine dair somut bir gösterge yok. Bölgede yaşananlar daha çok İran–İsrail gerilimi ve bunun açtığı jeopolitik riskler etrafında şekilleniyor. Türkiye, bu tür gerilimlerin ekonomide dalgalanma, sınır güvenliği ve göç gibi dolaylı etkilerinden etkilenebilir, fakat doğrudan bir saldırı hedefi olarak gösterilmedi. Siyasi aktörlerin açıklamaları, uluslararası diplomaside Türkiye’nin istikrarsızlığın yayılmaması yönünde aktif bir politika izlediğini gösteriyor.
DEVLET BAHÇELİ’NİN GÖRÜŞÜ
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İran’a yönelik saldırılar ve bölgesel gerilimlerle ilgili yaptığı açıklamada, İsrail’in stratejik hedeflerinden biri olarak Anadolu coğrafyasını ve Türkiye’yi işaret ettiğini savundu. Bahçeli, İran’a yapılan saldırıların sadece o ülkeyi hedef almadığını belirterek, “İsrail’in amacı Anadolu’yu çevrelemek, Türkiye’nin terörsüz ve güçlü yapısını zayıflatmaktır” ifadelerini kullandı ve Türkiye’nin her an teyakkuz halinde olması gerektiğini vurguladı.
Bahçeli’nin bu değerlendirmesi, doğrudan bir askeri saldırı beklentisi değil, siyasi ve stratejik risklere dikkat çekme amacıyla yorumlanıyor.
HAKAN FİDAN’IN YAKLAŞIMI
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise bölgesel krizlerde Türkiye’nin tutumuna dair farklı mesajlar verdi. Fidan, bölgedeki asıl sorunun İsrail’in genişlemeci politikaları olduğunu belirterek, “Hiçbir ülkenin bir diğerinin güvenliğini tehdit etmesine izin verilmemelidir” dedi ve bölgedeki sorunların diyalogla çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Ayrıca Fidan, Türkiye’nin başka hiçbir ülkeyle doğrudan çatışma arayışında olmadığını belirterek, özellikle Suriye ve çevresinde çatışmaya girmeyeceğini kamuoyuna açıkladı.





