banner209

“ORGANİK TARIM BİR ALDAT(IL)MAMIDIR?”

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Güvenç, organik tarımla ilgili çarpıcı bilgilere yer verdi.

“ORGANİK TARIM BİR ALDAT(IL)MAMIDIR?”

Yazdığı köşe yazıları ile gündem olan ve akademik anlamda iyi bir donanıma sahip Prof. Dr. İsmail Güvenç, yine önemli bir konuya değindi. Eğitimciliği, mütevazi kişiliği, yazar kimliğiyle takdir toplayan ve bugüne kadar yaptığı birbirinden farklı çalışmalarla dikkat çeken Güvenç, haftalarca sürecek olan yazı dizisinin ikincisini paylaştı.

İşte Güvenç’in organik tarımla ilgili yazısı;
Son yıllarda organik tarım kavramı yaygın kullanılır oldu. Bu kadar yaygın kullanılmasına rağmen organik tarımın ne olduğu tam biliniyor mu? Organik tarımın ne olup ne olmadığını anlamak için önce organik kelimesinin ne olduğuna bakalım: Kimyada organik; karbon ve hidrojen içermekte olan bileşiklerdir. Tarımda bu kelimeyi kullananlar sanırım bu anlamı kast etmiyordur. Neyin kast edildiğini anlamak için incelememize devam edelim.

ORGANİK ÜRÜN…
Ülkemizde 1/12/2004 tarihinde kabul edilen bir “Organik Tarım Kanunu” (Kanun No: 5262) var. Bu kanunda organik ürün “Organik tarım faaliyetleri esaslarına uygun olarak üretilmiş ham, yarı mamul veya mamul haldeki sertifikalı ürün” olarak tanımlanmış.  Bu tanımdaki organik ürün anlamak için “Organik tarım faaliyetlerinin” ne olduğunu anlamak gerekir. Kanunda organik tarım faaliyeti “Organik tarım faaliyetleri: Toprak, su, bitki, hayvan ve doğal kaynaklar kullanılarak organik ürün veya girdi üretilmesi ya da yetiştirilmesi, doğal alan ve kaynaklardan ürün toplanması, hasat, kesim, işleme, tasnif, ambalajlama, etiketleme, muhafaza, depolama, taşıma, pazarlama, ithalat, ihracat ile ürün veya girdinin tüketiciye ulaşıncaya kadar olan diğer işlemler” şeklinde de tanımlamış: Bu tanımda “yetiştirilmesi, toplanması diğer işlemler” organik tarım faaliyeti olarak düşünülmektedir. Asıl sorun bu yetiştirilmenin nasıl yapılacağı ile ilgilidir. Kanunda (v) organik ile ilgili şu açıklama var: “Bu Kanunda geçen organik kelimesi ekolojik ve biyolojik kelimeleriyle eşdeğer anlamı ifade eder.” Bu sefer ekolojik ve biyolojik nedir diye sorabilirsiniz. Bunu bir başka yazıya bırakarak organik kavramı üzerinde incelememize devam edelim.

ORGANİK…
Organik, Fransız kökenli “doğal yolla yapılan; organlarla ilgili; mecazi canlı, güçlü anlamında bir sıfattır. Ayrıca kökeni bitkisel ve hayvansal olan anlamındadır (TDK Bilim ve Sanat Terimleri Sözlüğü). Bu tanımlardan organik kavramının, doğal, bitki/hayvan kökenli veya karbon içeren anlamında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Kanun hazırlayanlar veya kullananlar organik sözcüğü ile bunlardan birini kastetmektedir. Organik tarım ile ilgili en net tanımlamayı TDK yapmakta: “İlaç vb. kimyasal maddeler kullanmadan yapılan üretim biçimi, (ekolojik tarım). Ancak bu tanım organik tarımın uygulamasını daha da zorlaştırmaktadır. İlaç/kimyasal kullanmadan bitki ve hayvan yetiştirmek mümkün mü? Bunun mümkün olup/olmadığını daha önceki “Modern Tarım/Tıp” başlıklı bir yazımda dikkat çekmiştim. Tarımda hastalık konusu bilinmeden konu tam anlaşılamaz.

HASTALIK…
İnsanlar gibi bitkiler ve hayvanlarda hastalanmaktadır. İnsan, bitki ve hayvanlarda çeşitli iç/dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu hastalık (maraz/disease) olarak tanımlanmaktadır. Hastalığın türüne/yoğunluğuna göre %90-100’e ulaşan ürün kayıplarına rastlamak mümkündür. Modern tıbbın elindeki ilaçlar olmasa basit bir hastalıktan milyonlarca insanın ölmesi mümkündür. Örneğin veba salgınında dünya nüfusunun % 40 kadarı ölmüştür. Aynı şekilde tarımsal kimyasallar (ilaçlar ve gübreler) kullanılmadığında 7-8 milyarlık dünya (82 milyon Türkiye) nüfusunun gıda ihtiyacını karşılamak mümkün değildir. Bu yönüyle insan, bitki ve hayvanların beslenmesinde güvenli besleyici ürünlerin gerek hastalıklardan korunmak gerekse mevcut hastalıklarla mücadele için kullanılması gerekir. Ütopya gerçekleştirilmesi imkânsız tasarı veya düşünce olarak tanımlanmaktadır. Organik tarımı ilaç/gübre vb. kimyasal maddeler kullanmadan yapılan üretim biçimi olarak düşünüyorsanız bu bir ütopyadır. O zaman piyasada satılan veya halka anlatılan nedir? Biraz düşünün derim…

SATIN ALDIĞINIZIN NE KADARI ORGANİKTİR?
Bir bilim insanı olarak Prof. DennisDecoteau, (The Pennsylvania StateUniversity)Sebze Ürünleri (VegetableCrops) kitabındatarımın tarihçesini anlatırken her dönemde önemli olan hususların var olduğuna dikkat çekmektedir. Yazar “1970’lerde işlemesiz (no-tillage) tarım popüler iken 1990’larda kimyasal kullanımını azaltan düşük girdili sürdürülebilir tekniklerin önemli olmaya (kullanılmaya) başlanıldı” belirtmiştir. Ülkemizde de Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) 1992 yılında kurulmuş olması bu düşünceyi teyit etmektedir. Son 30 yılda tarımda gerek bitkilerin beslenmesi gerekse hastalıklarla mücadelede kimyasalların aşırı kullanımı tartışılmaktadır. Mesele artan nüfusun gıda ihtiyacını yeterli miktarda karşılama (gıda güvenliği) yanında sunulan gıdaların güvenilir olması açısından da irdelenmektedir.

ÜLKEMİZDE DURUM NEDİR?
Önce toplam üretimimize sonrada organik ürünlerin bunun içindeki payına bakalım.

Organik üretim…
Türkiye’de bitkisel üretim miktarları 2018 yılında toplam olarak 116.7 milyon tondur. Bunun yaklaşık olarak tahıllar ve diğer bitkisel ürünler(Buğday, şeker pancarı vd)  64.4 milyon, sebzeler 30.0 milyon ve meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise 22.3 milyon tonunu meydana getirmektedir.

2018 yılı organik tarımsal üretim ve dış ticaret verileri ise şu şekildedir:    

Toplam organik üretim: 1.714.769 ton

Geçiş dönemi ürünler toplamı: 656.843 ton

İthalat edilen organik ürünler:175.868,45

İhracat edilen organik ürünler: 111.690,68

Ülkemizde 115-120 milyon ton bitkisel üretim olduğu dikkate alındığında organik bitkisel üretim toplam üretimin % 1.43’ü kadardır. Hayvancılıkta da benzer bir durum vardır. Bu kadar az organik ürün ile nüfusun ihtiyacını karşılamak mümkün değildir.

Diğer yandan organik üretim bu kadar az iken hemen hemen her sokakta organik ürün satışları nasıl izah edilmeli? Bu sorunun cevabını ne olduğunu anlamak için yumurta sektöründe birliğin şu açıklamasına göz atmak yeterli olacaktır.

Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı İbrahim Afyon gezen tavuk yumurtası diye kirli ve kalitesiz olan yumurtaların satıldığına dikkat çekmiştir (Sabah, 28.07.2019, İ. Acar’ın haberi “Gezen Tavuk Üçkâğıdı”). Haberde “300 tavukluk sertifika alan işletme 3 bin tavukluk yumurta satışı yapıyor. Aradaki farkı kaçak yollarla aldığı yumurtalarla kapatıyor” ifadelerine yer verilmişti. Yani her yerde rastlanan organik, köy, ekolojikvs. adla satılan organik ürünlere güvenilir olanları istisna ederek dikkatli yaklaşın derim. Bu noktada güvenilir gıdalarla mevcut ve gelecekten artan nüfusun gıda güvencesini sağlamanın öncelikli olması gerektiğine dikkat edilmelidir.

GIDA GÜVENLİĞİ
Türkiye nüfusu; 2005 yılında 68.86 milyon iken, 2018’de % 19.1 artışla 82.0 milyona yükselmiştir. Cari üretimin nüfusun gereksinimini karşılamada zorlandığı iddia edilirken organik üretim ile bu karşılanabilir mi? Bunu anlamak için organik üretim miktarına tekrar bakmanızı öneririm. Ülkemizde kültürü yapılan 150 kadar bitki türünden elde edilen üretim bitkisel üretimimizi oluşturmaktadır. Yani tarla bitkileri grubunda 55-60; meyve-sebze grubunda ise 75-80 kadar türün üretimi söz konusudur. Bu çok sayıda bitki türünde ihtiyaç, üretim ve yeterlilik aynı değildir. Tür bazında değerlendirme yapmak en doğrusudur. Bu köşede daha önce yazdığım yazılarda yeterli ve eksikliği olan ürünlere dikkat çekmiştim Organik tarımı uygulamadaki zorluklar nedeniyle iyi tarım uygulamaları sonucu üretilen ürünlerde artış olması sevindirici bir durumdur. Nitekim 2018’de iyi tarım uygulamaları sonucu üretilen bitkisel ürünler 8.2 milyon tona ulaşmış durumdadır. Gelecek yazılarımızda iyi tarım uygulamalarını değerlendirmek üzere sağlıcakla kalınız.

Haber: Emre Akkış

Güncelleme Tarihi: 05 Ekim 2019, 13:02
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

bahis ekbonus.com Bonus Veren Siteler

Casino Siteleri Deneme bonusu Bahis Siteleri