Nazar Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Nazlı Ceylan Balduk Kurtul, Türkiye’de tüm yönleriyle atık yönetimi (TÜRKTAY) tarafından düzenlenen 16. Döngüsel Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı değerlendirmelerde, tekstil sektöründe sürdürülebilir üretim ve sıfır atık hedeflerine yönelik çalışmaları paylaştı. Döngüsel ekonominin ürünün tasarım aşamasından başlayarak hammaddenin seçimi, enerji ve su tüketimi, üretim kayıpları ve ürünün kullanım ömrü sonrasındaki süreçleri kapsadığını belirten Kurtul, kaynakların yeniden ekonomiye kazandırılmasının önemini vurguladı.

1950’li yıllardan bugüne üretim yolculuğu

Temelleri 1950’li yıllarda pamuk tarımı ve ticaretiyle atılan Nazar Tekstil, 1960’lı yıllarda çırçır fabrikasıyla sanayi üretimine geçti. Bugün yaklaşık 500 kişiye istihdam sağlayan şirket, yüzde 100 pamuk ipliği üretimi gerçekleştiriyor.

Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımının yalnızca üretim tesisleriyle sınırlı olmadığını ifade eden Kurtul, iştirakleriyle birlikte 225 MW yeşil enerji üretimi gerçekleştirdiklerini belirtti. Ana hammaddeleri olan pamuğun fiyatını öngörmek amacıyla yapay zekâ destekli bir modül kullandıklarını aktaran Kurtul, kendi geliştirdikleri yerli ekstra uzun elyaf pamuk tohumunu da akıllı tarım uygulamalarıyla yetiştirdiklerini kaydetti.

Bu yöntemle üretilen pamuğun kendi iplik fabrikalarında katma değerli ürüne dönüştürüldüğünü belirten Kurtul, tarımdan sanayiye uzanan entegre üretim anlayışına dikkat çekti.

Ece Dokunmayın 2026 10 28T111235.268

Tekstil atıkları yeniden ekonomiye kazandırılıyor

Nazar Tekstil’in üretimdeki temel hedeflerinden birinin sıfır atığa yaklaşmak olduğunu vurgulayan Kurtul, üretim sırasında ortaya çıkan küçük yan ürünlerin dahi değerlendirilmesi için çalıştıklarını ifade etti.

Tekstil teleflerinin yeniden ekonomiye kazandırıldığını, pamuk tozuna kadar farklı malzemeler için kullanım alanları geliştirildiğini belirten Kurtul, bazı yan ürünlerin yemlik olarak değerlendirildiğini, farklı malzemelerin ise tarımda gübre yerine kullanılabildiğini söyledi.

Kurtul, döngüsel ekonomi anlayışının temelinde atık olarak görülen malzemelere farklı bir gözle bakmanın bulunduğunu belirterek, üretim süreçlerinde ortaya çıkan her yan ürünün yeni bir ekonomik değere dönüşme potansiyeli taşıdığına işaret etti.

Zeytin atığından yeni nesil malzemeye

Şirketin döngüsel ekonomi alanındaki çalışmalarının bir diğer örneğini ise Oleatex yatırımı oluşturuyor. Kalkınma bankasının yönlendirmesiyle Oleatex şirketine ortak olduklarını belirten Kurtul, bu yatırımın Nazar Tekstil’in sıfır atık vizyonuyla örtüştüğünü ifade etti.

Zeytinyağı üretiminden geriye kalan prinanın, doğru yönetilmediğinde çevresel yük oluşturabildiğini kaydeden Kurtul, zeytin yan ürünlerinden biyobazlı yeni nesil malzemeler üretilebildiğini anlattı. Tarımsal bir yan ürünün moda, tekstil ve otomotiv sektörlerinde kullanılabilecek katma değerli vegan deri malzemelerine dönüştürülmesini, sektörler arası iş birliğinin önemli bir örneği olarak değerlendirdi.

Yeşil dönüşüm için finansman ve öngörülebilirlik şart

Döngüsel ekonominin net sıfır hedeflerine ulaşmada önemli bir araç olduğunu belirten Kurtul, yalnızca enerji kaynaklarını değiştirmenin yeterli olmayacağını, üretim biçimlerinin de dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Daha az hammadde kullanılması, üretim kayıplarının azaltılması ve malzemelerin mümkün olduğunca yeniden değerlendirilmesinin emisyonların düşürülmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Türkiye’de dönüşümün hızlanması için sanayicinin öngörülebilir bir mevzuat ortamına ve uygun maliyetli, uzun vadeli finansmana ihtiyaç duyduğunu belirten Kurtul, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin teknik destekle güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kurtul’a göre kamu, sanayi ve finans sektörü ortak bir yol haritası etrafında buluşmalı. Kamu uzun vadeli hedefleri ve teşvik mekanizmalarını oluştururken sanayi kaynak verimliliğini artırmalı, finans sektörü ise çevresel ve ekonomik faydası ölçülebilen yatırımlara erişilebilir kaynak sağlamalı.

Döngüsel ekonominin yalnızca büyük şirketlerle sınırlı kalmaması, tedarik zincirindeki KOBİ’leri de kapsaması gerektiğini vurgulayan Kurtul, ölçülebilir hedefler ile finansmanı bir araya getiren sektör bazlı bir dönüşüm programının önemine dikkat çekti.

Kurtul, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısının teknoloji, verimlilik, doğru finansman ve teşviklerle desteklenmesi halinde döngüsel ekonominin sanayi için önemli bir rekabet avantajına dönüşebileceğini belirtti.

Kaynak: Haber Merkezi