Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nın (KMTSO) Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda kentin ekonomik gündemi, iş dünyasının beklentileri ve yeni döneme ilişkin çalışmalar ele alınırken toplantının en dikkat çeken bölümü 30 yıldır KMTSO’da çeşitli görevlerde bulunan Meclis Başkanı Mehmet Hanefi Öksüz’ün konuşması oldu. Öksüz, yaklaşan seçimlerde Meclis Başkanlığına aday olmayacağını bir kez daha ifade ederek görevini gençlere devretme kararı aldığını açıkladı.
BU ODA BENİM İÇİN HİÇBİR ZAMAN YALNIZCA BİR GÖREV YERİ OLMADI
Mehmet Hanefi Öksüz, konuşmasına yaklaşık 30 yıllık görev sürecinin kendisi için taşıdığı anlamı anlatarak başladı. Öksüz şu ifadeleri kullandı: “Hayatımın belki de en zor konuşmalarından birini yapıyorum. Çünkü insanın yaklaşık otuz yılını verdiği, emeğini, zamanını, enerjisini ve yüreğini ortaya koyduğu bir kurumdan ayrılırken birkaç kelimeyle veda etmek kolay değil. Bu oda benim için hiçbir zaman yalnızca bir görev yeri olmadı. Burası benim için bir emek, bir sorumluluk ve bir hizmet ocağı oldu. Burada yıllarımızı birlikte geçirdik. Sevinçlerimizi birlikte yaşadık, sıkıntılarımızı birlikte göğüsledik. Bazen aynı düşündük, bazen farklı düşündük. Bazen tartıştık, bazen birbirimize kızdık. Ama bütün farklılıklarımızın üzerinde hepimizi bir arada tutan ortak bir değer vardı: Kahramanmaraş sevgisi.”
KAHRAMANMARAŞ TİCARET VE SANAYİ ODAMIZIN KURULUŞUNUN ÜZERİNDEN TAM 100 YIL GEÇTİ
KMTSO’nun 100. kuruluş yıl dönümüne de değinen Öksüz, kurumun geçmişinde emeği bulunanları andı: “Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odamızın kuruluşunun üzerinden tam 100 yıl geçti. Bir asırdır bu şehirde ticaretin, sanayinin, üretimin ve iş dünyasının gelişmesine katkı sağlayan bu büyük kurumun kuruluşunda emeği bulunan herkesi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Benden önce bu kuruma hizmet etmiş, bugün aramızda olmayan bütün başkanlarımıza, meclis üyelerimize, yöneticilerimize ve çalışma arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun.”
DEDEMİN TORUNU OLARAK AYNI KURUMUN KÜRSÜSÜNDE HİTAP ETMEK BÜYÜK BİR GURUR
Öksüz, KMTSO’nun 100. yılının kendisi açısından özel bir anlam taşıdığını belirterek, dedesinin odanın kuruluşundaki rolüne dikkat çekti: “Ancak bu yüzüncü yılın benim için çok daha özel bir anlamı var. Çünkü rahmetli dedemin bu odanın kuruluşunda kurucu başkan olarak emeği ve imzası bulunuyor. Yüz yıl önce bu kurumun temelleri atılırken katkı sunan dedemin torunu olarak, yüz yıl sonra aynı kurumun bu kürsüsünde sizlere hitap etmek benim için tarif edilmesi zor bir gurur ve büyük bir sorumluluk. Ben yalnızca bir kurumun yüzüncü yılını kutlamıyorum. Aynı zamanda büyüklerimizden bize devredilen bir hizmet mirasının, bir anlayışın ve bir sorumluluğun devamlılığına şahitlik ediyorum.”
BAYRAĞI GENÇLERE TESLİM ETME ZAMANI GELİYOR
Yeni dönemde Meclis Başkanlığına aday olmayacağını hatırlatan Öksüz, kararının kolay olmadığını söyledi: “Yeni yapılacak seçimde Meclis Başkanlığı için aday olmayacağımı ve bu görevdeki dönemimi tamamlayacağımı sizlerle paylaşmıştım. İnanın, bu kararı vermek benim için kolay olmadı. İnsan yıllarını verdiği bir görevden ayrılırken ister istemez duygulanıyor. Ancak hayatta her şeyin bir zamanı var. Her makamın bir başlangıcı olduğu gibi, zamanı geldiğinde o makamı devretmek de bir sorumluluktur. Ben artık yaşımın ve yılların getirdiği tecrübenin bana söylediği bir şeyi yapmak istiyorum: Bayrağı gençlere teslim etmek.”
BEN HİÇBİR ZAMAN MAKAMLARI KENDİME AİT GÖRMEDİM
Öksüz, görev anlayışını da şu sözlerle anlattı: “Çünkü gençlerin önünü açmak, onlara güvenmek ve yıllar içinde edindiğimiz tecrübeyi onlara aktarmak da bizim görevimizdir. Bizden önce gelenler bize yol açtı. Bizler onların bıraktığı emaneti taşıdık. Şimdi de bizim görevimiz, bu yolu bizden sonra gelecek gençler için daha açık ve daha güçlü hâle getirmektir. Ben hiçbir zaman makamları kendime ait görmedim. Benim için makamlar emanetti. Bugüne kadar hangi görevde bulunduysam, tek bir anlayışla hareket etmeye çalıştım: Dürüst olmak. Açık konuşmak. Doğru bildiğimi söylemek. Yanlış gördüğümü, kim olursa olsun, kırmadan ama açıkça ifade etmek.”
BENİM MESELEM HİÇBİR ZAMAN BİR KOLTUK OLMADI
Öksüz, görev sürecinde aldığı kararların ve yaptığı açıklamaların kişisel bir hesap taşımadığını belirtti: “Belki bu yüzden zaman zaman bazı arkadaşlarımızla farklı düşündük. Belki bazı sözlerimiz ağır geldi. Belki bazı kararlarımız herkes tarafından aynı şekilde karşılanmadı. Ama şunu bütün samimiyetimle söylüyorum: Ben hiçbir zaman kişisel bir hesapla hareket etmedim. Söylediğim her sözün, yaptığım her işin arkasında bu kuruma ve bu memlekete karşı duyduğum sorumluluk vardı. Çünkü benim için Kahramanmaraş her zaman makamdan, mevkiden ve kişisel menfaatlerden daha büyük oldu. Benim meselem hiçbir zaman bir koltuk olmadı. Benim meselem Kahramanmaraş oldu.”
BÜTÜN MÜCADELEMİZ BUNUN İÇİNDİ
Şehrin ekonomik gelişimine ilişkin hedeflerini anlatan Öksüz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanayicimizin, tüccarımızın, esnafımızın ve girişimcimizin önünü açmak… Şehrimizin ekonomisini büyütmek… Gençlerimize iş ve gelecek imkânı sağlayabilmek… Ve Kahramanmaraş’ın Türkiye’de hak ettiği yere gelmesine katkı sunabilmek… Bütün mücadelemiz bunun içindi.”
KAHRAMANMARAŞ EN ZOR ZAMANINDA BİLE KENDİ EVLADINA SAHİP ÇIKAN BİR ŞEHİRDİR
6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan sürece de değinen Öksüz, birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekti: “Bu anlayışın ne kadar kıymetli olduğunu özellikle yaşadığımız büyük deprem felaketinden sonra hepimiz çok daha derinden anladık. O günlerde yalnızca binalarımız yıkılmadı; hayatlarımız, düzenimiz ve alışkanlıklarımız da büyük bir sarsıntı geçirdi. Hepimiz büyük acılar yaşadık. Ancak o zor günlerde bir gerçeği de bütün açıklığıyla gördük: Kahramanmaraş, en zor zamanında bile kendi evladına sahip çıkan bir şehirdir.”
BEN GÖREVİ BIRAKIYORUM AMA KAHRAMANMARAŞ’A OLAN SORUMLULUĞUMU BIRAKMIYORUM
Öksüz, Meclis Başkanlığı görevinden ayrılmasının Kahramanmaraş’a hizmet etme anlayışının sona ermesi anlamına gelmediğini söyledi: “Ben bu görevi bırakıyorum. Ama Kahramanmaraş’a olan sorumluluğumu bırakmıyorum. Memlekete hizmetin yaşı, makamı ve unvanı olmaz. Bundan sonra bana düşen hangi görev olursa olsun, hangi konuda bilgi ve tecrübeme ihtiyaç duyulursa duyulsun, gücüm yettiği ölçüde yine yanınızda olacağım. Çünkü benim anlayışıma göre: Görev, sadece bir makamda oturmak değildir. Görev, memlekete hizmet etmektir.”
HAKKINIZI HELAL EDİN
Konuşmasının bu bölümünde çalışma arkadaşlarından helallik isteyen Öksüz, yaklaşık 30 yıllık görev sürecinin ardından geride kalanların makamlar değil, dostluklar ve hatıralar olduğunu söyledi: “Sizlerden bir de helallik istemek istiyorum. Yaklaşık otuz yıl boyunca birlikte çalıştığım arkadaşlarım… Bilmeden, istemeden kırdığım, sözlerimle veya davranışlarımla gönlünü incittiğim bir arkadaşım olduysa hakkını helal etsin. Benim sizlerde hakkım varsa, sonuna kadar helal olsun. Çünkü geriye dönüp baktığımda insan, yanında götürdüğü şeyin makamlar olmadığını anlıyor.
Geriye dostluklar kalıyor. Geriye hatıralar kalıyor. Geriye yapılan hizmetler kalıyor. Ve en önemlisi, insanın arkasında bıraktığı güzel izler kalıyor.”
ŞİMDİ SIRA GENÇLERİMİZDE
Öksüz, kendisini rahmetli Balduk başkan döneminde göreve gelen ekibin son temsilcisi olarak tanımlarken, gençlerin önünün açılması gerektiğini vurguladı: “Ben bu odada rahmetli Balduk başkanımızla birlikte göreve gelen ekibin son temsilcisiyim. Şimdi sıra gençlerimizde. Onların enerjisine, vizyonuna ve heyecanına ihtiyacımız var. Bizim kuşağın görevi yalnızca çalışmak değildi. Bizim görevimiz, bizden sonra gelecek olanlara da yol açmaktı. Bayrağı gençlere teslim etmek, yalnızca bir görev değişikliği değildir. Bu, yüz yıllık bir kurumun geleceğine duyduğumuz güvenin göstergesidir.”
SIRA SİZDE VE BİZ SİZE İNANIYORUZ
Yeni dönemde görev alacaklara da seslenen Öksüz, makamların birer emanet olduğunu belirtti: “Bu, dedelerimizden devraldığımız emaneti koruyarak yeni neslin ellerine teslim etmektir. Bu, gençlerimize ‘Sıra sizde ve biz size inanıyoruz’ demektir. Ben bunu yapmaya çalışıyorum. Yeni dönemde görev alacak arkadaşlarıma şimdiden başarılar diliyorum. Onlara özellikle şunu söylemek istiyorum: Bu makamlar sizin değildir. Bu makamlar sizden önce gelenlerden size emanettir ve sizden sonra gelecek nesillere teslim edeceğiniz emanetlerdir. Bu emanete sahip çıkın. Birbirinize sahip çıkın. Deprem sonrasında olduğu gibi, zor günlerde birbirinizin yanında olun. Kahramanmaraş’a sahip çıkın.”
FİKİRLERİMİZ FARKLI OLABİLİR
Öksüz, konuşmasının devamında oda içerisindeki farklı görüşlerin ortak hedef etrafında birleşmesi gerektiğini söyledi: “Ne olursa olsun; dürüstlükten, açık sözlülükten, birlik ve beraberlikten vazgeçmeyin. Fikirlerimiz farklı olabilir. Bakış açılarımız farklı olabilir. Ancak Kahramanmaraş söz konusu olduğunda aynı masanın etrafında, aynı memleket için bir araya gelmeyi başaralım. Çünkü bu oda sadece bir kurum değildir. Burası Kahramanmaraş iş dünyasının ortak çatısıdır. Tam yüz yıldır bu çatı altında nice insanlar görev yaptı, emek verdi ve mücadele etti. Bizden önce bu kuruma katkı sunan büyüklerimiz bu çatının temellerini attı. Bizler o temellerin üzerinde çalıştık. Şimdi sıra bizden sonraki nesilde.”
BU KÜRSÜDEN SİZLERE SON KEZ MECLİS BAŞKANI OLARAK HİTAP EDİYORUM
Öksüz, konuşmasının son bölümünde veda duygusunu dile getirdi: “Değerli arkadaşlarım, bu kürsüden sizlere son kez Meclis Başkanı olarak hitap ediyorum. İnanın, bunu söylerken insanın boğazı düğümleniyor. Çünkü insan otuz yıl boyunca çıktığı bir kürsüden son kez konuştuğunu bilince, gözünün önünden çok şey geçiyor. Burada geçirdiğimiz yıllar… Birlikte verdiğimiz mücadeleler… Deprem sonrasında omuz omuza verdiğimiz dayanışma mücadelesi… Ve bu şehrin geleceği için kurduğumuz hayaller… Bunların hepsi benim için çok kıymetli hatıralar olarak kalacak.”
GÖREV BİTEBİLİR, MAKAM BİTEBİLİR AMA EMANET DEVAM EDER
Konuşmasının sonunda gençlere ve gelecek döneme ilişkin mesajlarını sürdüren Öksüz, sözlerini şöyle tamamladı: “Ama bu görevi bırakırken içimde bir burukluk kadar, büyük bir huzur da var. Çünkü biliyorum ki bu bayrak yerde kalmayacak. Genç arkadaşlarımız bu bayrağı daha ileriye taşıyacak. Onlar bu kuruma yeni bir heyecan, yeni bir vizyon ve yeni bir güç katacak. Ben de onların yanında, elimden geldiğince tecrübemle destek olmaya devam edeceğim. Ben sizlere bir makam sahibinin vedasıyla değil, otuz yıl boyunca aynı davaya omuz vermiş bir kardeşiniz olarak veda ediyorum. Bu nedenle kendimi yalnızca bir görevi tamamlamış biri olarak görmüyorum. Kendimi, yüz yıl önce atılan bir temelden başlayıp bugünlere ulaşan hizmet zincirinin bir halkasını tamamlayan ve bayrağı gençlere teslim eden biri olarak görüyorum.”
DÜRÜST VE ÇALIŞKAN BİR TOPLUM OLMA YOLUNDA GAYRET GÖSTERMELİYİZ
Öksüz, genç nesle yönelik temennisini de dile getirerek üretim, çalışma ve dürüstlük vurgusu yaptı: “Allah bana bu görevi yapmayı nasip ettiği için şükrediyorum. Ülkemizde dürüstlük, çalışkanlık ve emeğe saygı gibi temel değerlerimizin her geçen gün biraz daha aşınmasını üzüntüyle izliyorum. Kolay yoldan kazanç sağlama hırsı yerine üretmeyi, çalışmayı ve alın terini benimsemeliyiz. Yeni nesilden en büyük temennim, dürüst ve çalışkan bir toplum olma yolunda gayret göstermeleridir. Unutmayalım ki bu sorumluluk hepimizin. Öte yandan deprem gibi büyük bir felaketin ardından bu şehir için omuz omuza mücadele etmeyi nasip ettiği ve en önemlisi, bu güzel şehre hizmet edebilme fırsatı verdiği için şükrediyorum.
MEMLEKET SEVGİSİ BİTMEZ
Hepinizden Allah Razı Olsun. Bundan sonra da gücümüz yettiğince, imkânımız elverdiğince ve ömrümüz yettiğince bu güzel şehre hizmet etmeye devam edeceğiz. Çünkü görev bitebilir. Makam bitebilir. Ama emanet devam eder. Bayrak el değiştirir. Nöbet devredilir. Fakat memleket sevgisi bitmez. Deprem sonrasında gösterdiğimiz dayanışma, gelecekte de birlik ve beraberliğimizin en güçlü teminatı olsun. Birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz daim olsun. Hepinizi saygı, sevgi ve gönülden muhabbetle selamlıyorum.”




