banner287

Mahir Ünal, CHP lideri yüreği yetiyorsa ‘hodri meydan’ desin

AK Parti Grup Başkanvekili ve Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylık açıklamalarına karşılık “Yüreğiniz yetiyorsa “hodri meydan” deyin ifadelerini kullandı. 

Mahir Ünal, CHP lideri yüreği yetiyorsa ‘hodri meydan’ desin

AK Parti Grup Başkanvekili ve Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, CNN TÜRK canlı yayınında Dicle Canova'nın sorularını yanıtladı. Programda meclise sunulan dezenformasyonla mücadele yasa teklifi başta olmak üzere gündemle alakalı birçok açıklamalarda bulunan Mahir Ünal, Cumhurbaşkanlığı seçimleri, 6’lı masanın aday çıkaramaması ve CHP lideriyle alakalı dikkat çekici ifadeler kullandı. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ne zaman yapılacağına ilişkin konuşan Ünal, “Bu ülkede seçimlerin tarihinde yapılacağı çok açık. Haziran 2023” dedi. Ünal, Kılıçdaroğlu’nun adaylık açıklamalarına karşılık ise “Yüreğiniz yetiyorsa “hodri meydan” deyin ifadelerine yer verdi. 

SEÇİM HAZİRAN 2023’TE

Mahir Ünal: “Bu ülkede seçimlerin tarihinde yapılacağı çok açık. Haziran 2023… Siz altılı masada toplanacaksınız dağılacaksınız, ortada bir aday yok, her şey milletin gözü önünde cereyan ediyor. “Aday filan belediye başkanı mı?” bakıyorsunuz, CHP’li Grup Başkanvekilleri “Bizim adayımız Kılıçdaroğlu’dur” diyorlar. Kılıçdaroğlu “Herkes kararını versin yanımda mısınız?” diye çıkışlar yapıyor. Bu sorunun cevabı şudur; Aday mısınız değil misiniz? Yüreğiniz yetiyorsa “hodri meydan” deyin.”

BUNU ADI SİYASET DEĞİL

Konuşmasının devamında Ünal, “Kılıçdaroğlu şundan vazgeçsin siyasi etik açısından aile konuşulmaz. Aileyi siyasetin gündemi yapmaktan çıkarmalıdır, aile her siyasetçinin özelidir. TBMM’de konuşmalara bakıyorum, bir terör suçlusu olarak bir sanık hâkim önüne çıkarılıyor, yargı süreci devam ettiği için anayasa 38’e göre bir kişinin suçu sabit olana kadar suçlamak doğru değildir diye ortalığı yıkıyorlar kimseyi konuşturmuyorlar. Hakkında herhangi bir şekilde yargılama süreci olmayan kişilerle ilgili öyle iftiralar ortaya atıp öyle yargısız infazlar gerçekleştiriyorlar ki. Bunu adı siyaset değil” diye konuştu.

10 YIL ERKENE ÇEKİLDİ

Dezenformasyon mücadele kapsamında meclise sunulan yasa teklifiyle ilgili ise Ünal, şunları söyledi: “Bütün dünyada pandemi ile beraber dijital dönüşüm 10 yıl erkene çekildi. Pandemi sürecinde dünya var olan ama kendini bütün ağırlığı ile hissettiren bir kavram ile tanıştı, dezenformasyon.  Dezenformasyonla beraber gerçeklik kaybının toplumlarda nasıl korku oluşturduğunu dünya gördü ve çalışmalar yapılmaya başlandı. Bütün dünyada pandemi ile beraber dijital dönüşüm 10 yıl erkene çekildi. Pandemi sürecinde dünya var olan ama kendini bütün ağırlığı ile hissettiren bir kavram ile tanıştı, dezenformasyon.  Dezenformasyonla beraber gerçeklik kaybının toplumlarda nasıl korku oluşturduğunu dünya gördü ve çalışmalar yapılmaya başlandı.

BAŞINDAN BERİ SUÇ OLARAK TANIMLANMIŞ

Biz bu konuda adalet bakanlığı ulaştırma bakanlığı içişleri bakanlığı iletişim başkanlığı dijital mecralar komisyonu başkanlığı hukukçu milletvekilleri… Biz bir teklif hazırladık. Teklif hazırlarsınız, Meclise sunarsınız bu teklif komisyonlarda görüşülür. Her türlü tartışmaya öneriye açığız. Bir televizyon kanalı dedi ki, paylaşım yapanlara ceza geliyor... Daha teklifi okumadıkları anlaşılıyor. Bütün söylediği bir şey var: Hakikati kaybedersek, her şeyi kaybederiz. Şimdi hakaret, karalama bu suçlar Türk Ceza Kanunu'nda işlenmiş. Başından beri suç olarak tanımlanmış. Biz insanların sesini kısmak istesek TCK'nın için yeni bir suç olarak eklerdik. Bakın bunu Almanya yaptı. İtibar suçu diye bir suç ekledi.

KAMU DÜZENİ İLE BARIŞI AYNI DEĞİLDİR

İfade özgürlüğü demokrasinin temelidir. Burada birileri ısrarla konuya hassasiyet gösteriyormuş gibi dezenformasyonun yayılmasından medet umuyor. Dezenformasyon bumerang gibidir herkesi vurur bir siyasi görüşü yoktur. Daha teklif okumadan paylaşıma hapis cezası diyorsa siz bunu onaylar mısınız? Bizim hep birlikte dezenformasyonla mücadele etmemiz gerekir.  Kamu düzeni ile kamu barışı belirsiz kavramlar değil. Mesela sokak olayları kamu düzenini bozmaya yönelik olaylardır. Ama sokak olayları kamu barışın bozmaya elverişli olmayabilir. Kamu düzeni ile barışı aynı değildir. Her kavram tek tek seçilerek hukuk algoritması açısından düzenleniyor. Yalan haber yaymaya yönelik suçlar zaten TCK'da var.”

Haber: Abdulsamet İspir

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER