Kahramanmaraş’ta geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan semercilik mesleği, gelişen teknoloji ve değişen yaşam koşulları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Bir dönem kentin önemli geçim kaynaklarından biri olan semercilik, hayvan gücüne duyulan ihtiyacın azalmasıyla birlikte tarihin tozlu raflarına karışıyor. Tarihin en eski mesleklerinden biri olarak bilinen ve ustadan çırağa aktarılarak günümüze kadar ulaşan semercilik, artık birkaç ustanın çabasıyla ayakta kalmaya çalışıyor. Kahramanmaraş’taki son semer ustalarından Ali Özen, mesleğe çocuk yaşta adım attığını belirterek, “Dayımın yanında çırak olarak başladım, 60 yıldır bu mesleği yapıyorum. Eskiden bu meslekler babadan oğula geçerdi, biz de oradan devam ettik.” dedi.

“YENİ NESİL TEKNOLOJİYE AYAK UYDURSUN”
Geçmişte yük ve ulaşım taşımacılığında hayvan gücünün yaygın olarak kullanıldığını hatırlatan Özen, teknolojinin gelişmesiyle birlikte mesleğin önemini yitirdiğini ifade etti. Talebin neredeyse tamamen ortadan kalktığını belirten usta, “Teknolojinin gelişmesi bu işi bitirdi, artık hayvan gücüne ihtiyaç kalmadı. Yeni nesil teknolojiye ayak uydursun, bu işler artık talep görmüyor.” diye konuştu. Bir zamanlar çarşıda birden fazla semer atölyesinin bulunduğunu aktaran Özen, bugün ise mesleği sürdüren usta sayısının yok denecek kadar az olduğunu söyledi. Geleneksel el işçiliğiyle üretilen semerlerin yerini motorlu araçların alması, semerciliği kültürel bir miras haline getirdi. Uzmanlar, kaybolmaya yüz tutan mesleklerin yaşatılması için kültürel miras projeleri ve mesleki eğitim çalışmalarının önemine dikkat çekerken, semercilik de unutulmaya yüz tutan değerler arasında yerini alıyor.






