6 Şubat depremlerinin ardından yaralarını sarmaya çalışan Kahramanmaraş’ta vatandaşlar, bu kez artan yaşam maliyetleriyle mücadele ediyor. Deprem sonrası toparlanma sürecinin sürdüğü kentte, özellikle meyve ve sebze fiyatlarındaki dalgalanma hanelerin bütçesini doğrudan etkiliyor. Pazarlarda bazı ürünler görece uygun fiyatlarla satışa sunulsa da, birçok meyve ve sebzede yaşanan artış vatandaşın alım gücünü zorluyor. Et, süt ürünleri ve diğer temel gıda maddelerindeki yükselişle birlikte mutfak harcamaları her geçen gün daha da ağırlaşırken, kentte görüştüğümüz vatandaşlar pazara çıkmanın bile hesap gerektirdiğini ve pahalılığın artık geçici değil, kalıcı bir sorun haline geldiğini ifade ediyor.

“PAHALILIK ALDI BAŞINI GİDİYOR”
Yaklaşık 30 yıldır Kahramanmaraş’ta yaşayan Nevzat Yeşil, deprem sonrası yaşanan süreci ve ekonomik tabloyu birlikte değerlendiriyor. Kentten memnun olduğunu dile getiren Yeşil, yaşanan yıkıma rağmen yeniden yapılanmaya şükürle yaklaştıklarını belirtiyor. Ancak günlük yaşamda karşılaşılan fiyat artışlarının ciddi bir yük oluşturduğunu vurguluyor. Yeşil, düşüncelerini şu sözlerle dile getiriyor: “İsmim Nevzat Yeşil. Aslen Muşluyum, 30 senedir burada oturuyorum. Maraş’ta yaşamaktan memnunuz. Şehir güzeldi ama Cenab-ı Allah’ın takdiriyle yıkıldı, buna da şükrediyoruz. Yeniden yapılıyor. Ama pahalılık aldı başını gidiyor. Meyve sebze normal sayılır, mandalina 10-15 lira. Ama diğer her şey çok pahalı. Allah yardım etsin.”

AYNI PAZARDA FARKLI FİYAT ALGILARI
Pazarda dile getirilen “meyve sebze uygun” söylemine herkes aynı şekilde bakmıyor. Bazı vatandaşlar, birkaç ürün üzerinden yapılan fiyat değerlendirmelerinin genel tabloyu yansıtmadığını savunuyor. Özellikle narenciye dışındaki meyvelerde fiyatların oldukça yüksek olduğunu belirten vatandaşlar, alım gücünün giderek düştüğüne dikkat çekiyor. Bir başka vatandaş, yaşanan durumu şu sözlerle özetliyor: “Bir limon 70-80 lira olmuş, elma 70 liradan aşağı değil. Herkes mandalinaya bakıyor ama diğer ürünler çok pahalı. Allah devletimize zeval vermesin, inşallah bu işin üstesinden gelirler.”

“PEYNİR ETLE YARIŞIYOR”
Artan fiyatlara en sert tepkiyi gösteren isimlerden biri ise Mehmet Olgun oldu. Kentteki pahalılığın diğer şehirlere kıyasla daha fazla olduğunu savunan Olgun, bu nedenle alışverişini Kahramanmaraş dışından yaptığını söylüyor. Temel gıda maddelerinin ulaştığı seviyelerin artık mantık sınırlarını aştığını belirten Olgun, özellikle et ve süt ürünlerindeki fiyatlara dikkat çekiyor. Olgun, yaşadığı ekonomik sıkıntıyı şu ifadelerle dile getiriyor: “Ben artık Maraş’tan alışveriş yapmıyorum. En pahalı memleket burası. Tarhanası 140 lira, bazı ürünler 500 liraya dayanmış. Peynirin kilosu etten pahalı. Et 800-Bin lira, sucuk bin lira. Ramazan geliyor, bu fiyatlarla nasıl olacak? Maaşımı çektim, iki aylığımı da feda etmeye razıyım yeter ki ucuzlasın.”
Deprem sonrası fırsatçılığın arttığını savunan Olgun, denetimlerin yetersiz kaldığını belirterek yetkililere çağrıda bulunuyor.
MANAV ESNAFI: “SADECE SATICIYI SUÇLAMAK DOĞRU DEĞİL”
İsa Divanı Mahallesi’nde manavlık yapan Ökkeş Görgülü ise fiyat artışlarına farklı bir pencereden bakıyor. Görgülü, artışların yalnızca esnafa bağlanmasının haksızlık olduğunu belirterek, üretici maliyetlerinin ve mevsimsel koşulların belirleyici rol oynadığını vurguluyor.
Kar yağışı ve olumsuz hava şartlarının üretimi zorlaştırdığını ifade eden Görgülü, buna rağmen tezgahlarda ürün bulunabilirliğini sağlamaya çalıştıklarını söylüyor. “Bir havucu, bir pancarı karın altından çıkarmak kolay değil. Bunun bir emeği ve maliyeti var,” diyen Görgülü, esnafın da vatandaşı düşünerek fahiş fiyatlardan kaçınması gerektiğini dile getiriyor.
Görgülü ayrıca hal piyasalarının ve tedarik zincirinin daha sıkı denetlenmesinin fiyatların dengelenmesine katkı sağlayacağını ifade ediyor.
EMEKLİLER ZORLANIYOR: “AZ AZ ALIYORUZ”
Artan gıda fiyatlarından en çok etkilenen kesimlerin başında emekliler geliyor. Sabit gelirle geçinmeye çalışan emekliler, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Yasemin Furkaya, özellikle beslenme konusunda ciddi sıkıntılar yaşadıklarını belirtiyor.
Furkaya, yaşadıkları durumu şu sözlerle anlatıyor: “Meyve sebze fiyatları aşırı pahalı. Emekli maaşı yetmiyor. Eşim tekrar çalışmak zorunda kaldı. Çocuklarımız okuyor, biri üniversitede. Meyve sebzeyi tane ile alıyoruz. İyi beslenemezsek hastalıktan kurtulamıyoruz.”
DENETİM VE DESTEK BEKLENTİSİ
Vatandaşlar, fiyat artışlarının kontrol altına alınabilmesi için daha sıkı denetimler yapılmasını talep ediyor. Özellikle fırsatçılığın önlenmesi, hal ve pazar fiyatlarının yakından izlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Emekliler ve sabit gelirli kesimler ise maaşların güncel yaşam koşullarına göre iyileştirilmesini istiyor. Esnaf tarafı da üretici maliyetlerini düşürecek desteklerin önemine dikkat çekiyor.
ORTAK TALEP: GEÇİM KOLAYLIĞI
Depremin ardından toparlanma sürecini sürdüren Kahramanmaraş’ta vatandaşlar, artan fiyatlar karşısında hem anlayış hem de somut çözümler bekliyor. Gıda fiyatlarındaki dalgalanmanın kontrol altına alınması, kentte yaşayan binlerce aile için artık bir tercih değil, zorunluluk olarak görülüyor.

