Kahramanmaraş'ın en köklü defin alanlarından biri olan Şeyh Adil Mezarlığı, kuruluşuna ilişkin nesilden nesile aktarılan hikayesiyle geçmişin izlerini günümüze taşıyor. Dulkadiroğlu ilçesinde bulunan ve Asri Mezarlık olarak da bilinen alanın geçmişi 17. yüzyılın sonlarına kadar uzanıyor. Rivayete göre Dağıstan'dan Maraş'a gelerek Osmanlı Devleti'nde subaşı olarak görev yapan Şeyh Adil, çorak ve taşlık bir arazi satın alarak burayı halkın kullanımına sundu. Çevresindekilerin neden böyle bir yer tercih ettiğini sorması üzerine verdiği cevap ise yıllar boyunca hafızalarda yer edindi.

DAĞISTAN'DAN MARAŞ'A UZANAN BİR HAYAT

“Şeyh Adil’in 17. yüzyılın başlarında Dağıstan’ın Hanlı kasabasında dünyaya geldiği rivayet ediliyor.”Eğitimini tamamladıktan sonra Osmanlı Devleti tarafından Maraş'a subaşı olarak görevlendirildiği belirtiliyor. Şehrin asayişinden sorumlu olduğu dönemde Bayazıtlı ve Dulkadirli toplulukları arasındaki anlaşmazlıkların çözümü için çaba gösterdiği rivayet ediliyor. Zamanla bölge halkı tarafından tanınan Şeyh Adil, yaptığı hayır işleriyle de adından söz ettirdi.ü

16939417 1179948118785430 689430332589305912 N-2

TAŞLIK ARAZİYİ MEZARLIK OLARAK VAKFETTİ

Şeyh Adil'in yaşamına ilişkin anlatıların başında, bugün kendi ismini taşıyan mezarlığın kuruluşu geliyor. Rivayete göre Maraş'ta görev yaptığı yıllarda verimsiz ve kayalık bir arazi satın alarak burayı defin alanına dönüştürmek istedi. Tarıma elverişli olmayan bu topraklara neden yatırım yaptığını merak eden çevresindekiler, nasıl değerlendireceğini sordu. Verdiği yanıt, zaman içerisinde halk arasında anlatılan önemli bir hatıraya dönüştü.

"BURAYA ADAM EKECEĞİM" SÖZÜNÜN HİKAYESİ

Anlatıya göre Şeyh Adil, satın aldığı araziyi ne yapacağını soranlara "Buraya adam ekeceğim" cevabını verdi. İlk duyulduğunda şaşkınlık yaratan bu ifadeyle, alanı mezarlık olarak kullanmayı amaçladığını dile getirdi. Böylece tarıma uygun olmayan topraklar, vatandaşların defin ihtiyacını karşılamak amacıyla vakfedildi. Bu söz, onun ismiyle birlikte kuşaktan kuşağa aktarılan bir hatıra olarak yaşamaya devam etti.

MEDİNE'DEN TOPRAK GETİRTTİĞİ ANLATILIYOR

Şeyh Adil hakkında aktarılan bir diğer rivayet ise Medine'deki Cennetü'l-Bakî Mezarlığı ile ilgili. Hacca gidecek bir din görevlisinden buradan bir miktar toprak getirmesini istediği belirtiliyor. Ne amaçla kullanacağı sorulduğunda ise "Toprağa toprak ekeceğim" karşılığını verdiği ifade ediliyor. Medine'den getirilen toprağı vakfettiği alana serptiği ve burada defnedilecek kişiler için dua ettiği anlatılıyor. Tarihsel belgelerle kesinleştirilemeyen bu olay, halk arasında bilinen manevi anlatılardan biri olarak günümüze ulaşıyor.

1704 YILINDA HAYATINI KAYBETTİ

Ömrünün önemli bir bölümünü Maraş'ta geçirdiği belirtilen Şeyh Adil'in 1704 yılında vefat ettiği ve bağışladığı mezarlığa defnedildiği aktarılıyor. Mezar taşında yaşamına ve bıraktığı mirasa ilişkin beyitlerin bulunduğu ifade ediliyor. Adı zamanla yalnızca bu alanla sınırlı kalmayarak mahalle ve cadde isimlerinde de yaşatıldı. Böylece Şeyh Adil'in hatırası, şehrin günlük yaşamının bir parçası haline geldi.

ÜÇ ASIRLIK MEZARLIK GEÇMİŞİN İZLERİNİ TAŞIYOR

Şeyh Adil Mezarlığı, kuruluşuna ilişkin anlatıların yanı sıra Osmanlı döneminden kalan mezar taşlarıyla da önem taşıyor. Tarihçi İbrahim Kanadıkırık'ın araştırmalarında burada tespit edilen en eski taşlardan birinin 1722 yılına ait olduğu belirtiliyor. Farklı dönemlere ait kitabeler, üzerlerindeki yazılar ve işçilik özellikleriyle geçmişte yaşamış insanların kimliklerine ilişkin bilgiler sunuyor. Yüzyıllar boyunca birçok kuşağa ev sahipliği yapan alan, Dağıstanlı Şeyh Adil'in adıyla Kahramanmaraş'ın kültürel hafızasında yerini koruyor.

Muhabir: Nejla Kurt