Kahramanmaraş, bulunduğu coğrafi konum itibarıyla Anadolu’dan bozlak geleneğini, Güneydoğu Anadolu’dan ise ağıt kültürünü bünyesinde harmanlayan özel bir şehir olarak öne çıkıyor. Bu kültürel kesişim, uzun hava ile Kahramanmaraş’ın neden bu kadar güçlü bir şekilde ilişkilendirildiğini de açıkça ortaya koyuyor. “Ah, of, hey” gibi ünlemlerin Maraş ağzına yabancı olmaması, uzun havanın bölge halkı tarafından kolaylıkla benimsenmesini sağlıyor.
Kahramanmaraş uzun havalarında en sık işlenen temalar arasında gurbet, yalnızlık, sevda ama kavuşamama, ölüm ve ayrılık yer alıyor. Bu ezgiler, bölgede yalnızca sahnelerde icra edilen bir müzik türü değil; gündelik hayatın doğal bir parçası olarak yaşatılıyor. Bir aşk acısı, bir felaket ya da derin bir yalnızlık duygusu, uzun havalar aracılığıyla nesilden nesile aktarılıyor.
Bu güçlü müzik geleneğinin oluşmasında bölgenin jeolojik yapısı da önemli bir rol oynuyor. Dağlar, ırmaklar ve uçsuz bucaksız boş araziler, insana yalnızlığını ve çaresizliğini hatırlatan bir atmosfer oluşturuyor. 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük deprem ise felaketin ne demek olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
“Maraş’tan Bir Haber Geldi” türküsü, 6 Şubat depreminin ardından yalnızca bir ağıt değil, Kahramanmaraş’tan tüm Türkiye’ye yayılan acı haberin sesi oldu. Bu yönüyle uzun hava, Maraş’ta sadece bir müzik türü değil; yaşananların, acıların ve hatıraların dile geldiği güçlü bir anlatım biçimi olmayı sürdürüyor.



