Kahramanmaraş’ın binlerce yıllık mutfak kültürünün en önemli simgelerinden biri olan Maraş Tarhanası, diğer yörelerde yapılan toz tarhanaların aksine, kendine has dokusu, şekli ve mayalanma yöntemiyle ayrışıyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenen bu lezzet, sadece bir yemek değil, aynı zamanda şehrin sosyal hafızasının bir parçası olmaya devam ediyor.

3 384

Sabır ve Emekle Gelen Lezzet

Maraş Tarhanası’nın yapımı, büyük bir özveri ve imece usulü çalışma gerektiriyor. Üretim süreci temel olarak şu aşamalardan oluşuyor:

  • Dövme ve Pişirme: İlk adımda, kaliteli buğdaydan elde edilen "dövme", dev kazanlarda iyice yumuşayana kadar pişirilir. "Aş" adı verilen bu karışım, soğuması için geniş teknelere alınır.

  • Yoğurtla Mayalanma: Soğuyan aşa, tam yağlı süzme yoğurt ve dağ kekiği eklenerek yoğurulur. Bu karışım, ekşimesi ve fermente olması için bir gece boyunca dinlenmeye bırakılır.

  • Çiğlere Serme: Hazırlanan hamur, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte "çiğ" adı verilen ve yerel bitkilerden örülen özel hasırlara incecik serilir.

  • Güneşte Kuruma: Maraş’ın nemi düşük havasında ve güneşin altında kurumaya bırakılan tarhana, iyice gevrek bir hal alınca hasırlardan tek tek sökülür.

Hem Sağlıklı Atıştırmalık Hem Şifa Kaynağı

Maraş Tarhanası'nı dünyadaki diğer örneklerinden ayıran en büyük özellik, çok fonksiyonlu olmasıdır. Kurutulmuş haliyle ceviz veya fıstık eşliğinde "sağlıklı bir cips" gibi tüketilen tarhana, aynı zamanda sıcak suyla ıslatılıp bol sarımsak ve tereyağı ile enfes bir çorbaya dönüşür.

Uzmanlar, içindeki doğal yoğurt ve buğday sayesinde tam bir probiyotik deposu olan bu ürünün, bağışıklık sistemini desteklediğini ve sindirim sistemini düzenlediğini belirtiyor. Modern sofralarda "doğal atıştırmalık" arayanların ilk tercihi olan Maraş Tarhanası, bugün Türkiye'nin dört bir yanına ve yurt dışına gönderilerek şehre ciddi bir ekonomik değer sağlıyor.

Muhabir: Selma Erdemgür