Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesinde yer alan Ulu Camii, yüzyıllardır kentin tarihine tanıklık ediyor. Vakfiyelere göre Dulkadiroğlu Beyliği Hükümdarı Süleyman Bey tarafından 1442-1454 yılları arasında yaptırılan ibadethane, 1501 yılında oğlu Alaüddevle tarafından onarıldı. 6 Şubat 2023 depremlerinde ağır hasar gören cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarla yeniden ayağa kaldırıldı. Restorasyon sürecinde yapı güçlendirilirken hasarlı bölümler özgün mimari özellikleri korunarak onarıldı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Ulu Camii, 16 Mart 2026’daki Kadir Gecesi’nde yeniden ibadete açıldı. Tarihî yapının resmî açılış töreni ise 7 Mayıs 2026’da gerçekleştirildi.

“ULU” İSMİ NEREDEN GELİYOR?

Türkçede “ulu”; büyük, yüce ve saygıdeğer anlamlarını taşıyor. Geçmişte cuma namazlarının topluca kılındığı merkezî ibadethaneler, Arapçada “Cami-i Kebir”, Türk kültüründe ise “Büyük Cami” veya “Ulu Cami” olarak adlandırılıyordu. Dolayısıyla bu isim, özel bir kişiyi değil, yapının kentteki ana ibadet merkezi olma özelliğini ifade ediyor.

AHŞAP TAVANIYLA ÖNE ÇIKIYOR

Ahşap tavanlı camiler grubunda yer alan eser; 22x40,90 metre ölçülerindeki harim, 5,30x40,90 metre boyutlarındaki son cemaat yeri ve tek şerefeli minareden oluşuyor. Cephe duvarlarında ahşap hatıllarla birlikte kaba yonu ve moloz taş kullanıldığı görülüyor.

TARİHÎ SÜSLEMELERİ DİKKAT ÇEKİYOR

Beylikler dönemi ve erken dönem Anadolu Selçuklu mimarisinden izler taşıyan eserin minaresi, taç kapısı, mihrabı ve minberindeki bezemeler öne çıkıyor. Ulu Camii, özgün mimari unsurları ve kent hafızasındaki yeriyle Kahramanmaraş’ın tarihî mirasını günümüze taşıyor.

Muhabir: Emrah Özdemir