“Her Kurumun Deprem Süreçlerinde Sorumluluğu Var”

Üniversitenin Ayazağa Yerleşkesi'nde düzenlenen programın açılışında konuşan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, deprem süreçlerinde her kurumun kendi çapında üzerine düşen görevleri olduğunu söyledi.

Mandal, İTÜ çalışanları ve öğrencileriyle birlikte sürekli deprem bölgelerinde sahada olduklarını belirterek, afet bölgelerinin bilimsel araştırma alanına dönüştüğünü ve elde edilen verilerin uluslararası bilim camiasıyla paylaşıldığını ifade etti.

“İstanbul İçin Ne Kadar Ders Aldık, Yeniden Değerlendirilmeli”

Marmara Bölgesi ve İstanbul özelinde deprem riskine dikkat çeken Mandal, her yıl yaklaşık 400 bin binanın inşa edildiğini hatırlattı. Binaların yenilenmesine rağmen DASK verilerinin endişe verici olduğunu dile getiren Mandal, “İstanbul için beklenen risk karşısında ne kadar ders aldığımız sorusu yeniden ele alınmalı” dedi.

“6 Şubat Depremleri Karmaşık Bir Afet Süreciydi”

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yalnızca sismik bir olay olmadığını vurgulayan Mandal, depremlerin ardından yaşanan sel felaketleriyle birlikte sürecin çok boyutlu bir afete dönüştüğünü belirtti. Mandal, bu nedenle yaşananların “Asrın Felaketi” olarak tanımlandığını ifade etti.

“Marmara Bölgesi’ne Ne Kadar Hazırlıklıyız?”

Yaşanan afetlerin, gelecekteki risklerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini gösterdiğini söyleyen Mandal, Marmara Bölgesi için herkesin bireysel olarak “Ne kadar hazırlıklıyız?” sorusunu sorması gerektiğini dile getirdi.

“6 Şubat, Yer Bilimleri Açısından Bir Dönüm Noktası”

İTÜ-Türkiye İş Bankası Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama ve Araştırma Merkezi (MATAM) Müdürü Prof. Dr. Cenk Yaltırak ise 6 Şubat afetinin yalnızca depremlerden ibaret olmadığını, teknoloji, iklim ve sosyal yapıların iç içe geçtiği bir felaketler silsilesi olduğunu bilimsel verilerle ortaya koyduklarını söyledi.

Yaltırak, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin yer bilimleri tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekti.

“İTÜ, İlk Dakikadan İtibaren Sahadaydı”

Depremin meydana geldiği ilk dakikalardan itibaren İTÜ’nün tüm ekipleriyle sahada olduğunu belirten Yaltırak, laboratuvar çalışmaları, uydu görüntüleri ve arazi incelemeleriyle fayın doğasını anlamaya yönelik kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.

“143 Kilometrelik Yüzey Kırığı Haritalandı”

Yaltırak, İTÜ akademisyenleriyle birlikte Elbistan depreminin oluşturduğu 143 kilometrelik yüzey kırığının yüksek çözünürlüklü İHA görüntüleriyle haritalandığını söyledi. MATAM grubu olarak Harita Genel Müdürlüğü’ne yansıyan tüm verilerin 30 santimetre çözünürlükte detaylı biçimde analiz edilerek sahadaki ekiplere aktarıldığını belirtti.

Toplumsal Sorumluluk ve Bilimsel Yaklaşım Ele Alındı

Toplantı kapsamında düzenlenen oturumlarda İTÜ, toplumsal sorumluluk ve etki odaklı vizyonunu paylaştı. Disiplinlerarası yaklaşım ve yenilikçi yöntemlerle şekillenen bilimsel bakış açısı geniş bir perspektifte ele alındı.

Akademisyenler ve Öğrenciler Katıldı

Programa çok sayıda araştırmacı, akademisyen ve öğrenci katılım sağladı.

Kaynak: AA