Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projelerinden biri olan “İçimizden Biri” programı kapsamında Kahramanmaraş’ta düzenlenen Kariyer Günleri’nin bu haftaki konuğu, gazeteci Mehmet Fiskeci oldu. Dulkadiroğlu ilçesindeki TOKİ Duran Karabuğaş Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen programda Fiskeci, öğrencilerle bir araya gelerek meslek hayatına dair önemli anılarını paylaştı. Okul Müdürü Mehmet Eroğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada Fiskeci, ilkokuldan başlayarak gazeteciliğe uzanan hayat serüvenini detaylarıyla anlattı. Maraş’ta başlayan eğitim hayatının ardından genç yaşta gazeteciliğe adım attığını belirten Fiskeci, askerlik sonrası farklı şehirlerde görev yapmasına rağmen mesleğinden hiç kopmadığını ifade etti.

Ğğğğğ-3

ADIYAMAN’DA HAKYOL GAZETECİ VE SÜMERBANK’A GİRİŞ

Gazeteci Mehmet Fiskeci babasının mesleği gereği Adıyaman Sümerbank’a giriş hikayesini anlattı. Fiskeci konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Sıratut Mahallesinde, merhum terzi Mahmut Allahverdi’nin sahibi olduğu HAKYOL gazetesinde yazmaya başladım. Bu arada, futbola olan yakınlığım sebebiyle Ardıyaman futbol sahasında bireysel çalışırken, yanıma kelli felli birisi yaklaştı. Adımı, ne iş yaptığımı sorunca korktum. Herhalde dedim, yazılarımdan dolayı beni içeri atacaklar, bu adam mutlaka emniyetten biri’ diye düşündüm. Titreyerek adımı ve nereli olduğumu söyledim. Bana; Ayak bileklerine hakimsin, futbolu biliyorsun, bizim takımda oynamak ister misin?’ dediğinde rahatlamış, o şaşkınlıkla ‘tabi ki, oynarım’ demiştim. Kabul ettim ve beni Adıyaman Sümerspor’a dahil ettiler, antrenman bitince de daktiloyu 10 parmak yazmam sebebiyle Ticaret Servisi’ne emanet ettiler. Masa başında, memur gibiydim. Ama işçi kadrosunda.

Ii

MARAŞ 1. NOTERLİĞİ, GAZETECİLİK VE SÜMERBANK
Askerlik dönüşü 1,5 yıl Maraş 1. Noterliği’nde (sahibi merhum İhsan Hüdayioğlu idi) kâtip olarak da görev yaptım. Çalıştığım kurumların yanında gazetecilik mesleğinden hiç kopmadım. Sümerbank’ta işçi olarak başladığım görevimde önce memur, ardından muhasebe şefi ve nihayetinde muhasebe müdürü olarak memuriyetimi sürdürdüm. Adıyaman – Kahramanmaraş – Van (Müessese Müdürü İsmet Dağlı’yı pinponda yendiğim için bana lojman verilmemişti, ben de o sinirle tayinimi istemiştim) – İstanbul – Nevşehir ve Erzincan’dan sonra tekrar memleketime döndüm ve 1995 yılında emekli oldum.

Whatsapp Image 2026 04 01 At 15.45.08

ERZİNCAN’DA RECEP YAZICIOĞLU EFSANESİ
1993 yılı Erzincan depreminin hemen ardından Erzincan’a tayinim çıktı. Lojmanda geçen 3 yıl ve yaşadığım deprem sürecinde, efsane vali Recep Yazıcıoğlu ile tanışma ve uzun uzun sohbet etme imkânı buldum. O dürüstlük abidesi valinin, dönemin parti il başkanına “Başkan, Başkan, Erzincan’ı yönetmeyi bize bırak, sen git siyasetini dışarıda yap” dediği anıyı hiç unutmadım ve öğrencilerle de paylaştım. Merhum vali korumasız gezer, pazar alışverişini eşiyle yapar, bisikleti tercih eder ve bizim müessesedeki lokalimize de bisikletle gelirdi. Hoş sohbet biriydi ama dik konuşurdu. Siyasilere dokunan tavrıyla tanınırdı. Gözünü budaktan, sözünü dudaktan esirgemezdi. Eyvallahsız bir adamdı. Nur içinde yatsın.

EMEKLİLİK SONRASI AKTİF OLARAK GAZETECİLİK
1995’te emekli olduktan sonra kendimi tamamen yazılı basına verdim. Uzun süre TRT muhabirliği yaptım. Hısımım Fatih Nalbantbaşı (depremde hayatını kaybetmişti) ile birlikte Cemiyetin Sesi Gazetesi’ni çıkardık. Ardından Cesur Sürücü Kursu bünyesinde kendi gazetem olan Cesur Haber’i basın camiasıyla buluşturdum. Bu gazete 19 hafta yayınlandı.
Daha sonra bugün hâlâ yayın hayatını sürdüren ve kentin en çok okunan gazetelerinden biri olan MANŞET’i çıkardım. 80 hafta haftalık, ardından günlük olarak yayımladığım gazeteyi DEKA’ya devrederek kendi gazetem KİMLİK’i basın hayatına kazandırdım.

DEPREM SONRASI BİTEN YAZILI BASIN VE İNTERNET GAZETECİLİĞİ
6 Şubat depreminde birçok kişi gibi ben de büyük yıkım yaşadım. Hatıra eserlerimi ve anılarımı kaybettim. Deprem sonrası grafikerlerin şehri terk etmesi, gazete basacak matbaa kalmaması ve ekonomik zorluklar nedeniyle birçok meslektaşım gibi ben de internet gazeteciliğine yöneldim. Halen yaşamımdan kesitleri ve Maraş’ta yaşanan ilginç olayları 3 cilt halinde yazmayı sürdürüyorum. Bizleri kabul eden okul yönetimine ve sabırla dinleyen sevgili öğrencilere teşekkür ediyorum.”

İSTİKRAR VE AZMİN ÖNEMİ VURGULANDI

Program kapsamında öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Fiskeci, gençlere meslek hayatında sabır, istikrar ve azmin önemini vurguladı. Etkinliğe katılan öğrenciler ve öğretmenler, programdan duydukları memnuniyeti dile getirirken, günün sonunda hatıra fotoğrafı çekimi gerçekleştirildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ