KAHRAMANMARAŞ

“Fiyat artışlarında mevsimsellik ve üretici maliyetleri önemli faktördür”

Gıda güvenliği ve güvencesi üzerindeki konularla ilgili yazdığı yazılarla gündem oluşturan, Sebzecilik ve Bağcılık Kitaplarının yazarı Akademisyen yazar Prof. Dr. İsmail Güvenç ile gıdalarda fiyatı artışlarını konuştuk.

Eğitimciliği, mütevazi kişiliği, yazar kimliğiyle takdir toplayan ve bugüne kadar yaptığı birbirinden farklı çalışmalarla dikkat çeken Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Güvenç, yine önemli bir konuya değinerek, gıda fiyatlarındaki artış hakkında bilgi verdi.

İşte Prof. Dr. İsmail Güvenç’in gıda fiyatlarındaki artış ile ilgili paylaştığı düşünceleri şu şekilde;

Meyve-sebzede perakende fiyat artışları konusundaki düşünceleriniz nedir?
Son günlerde başta meyve-sebzeler olmak üzere tarımsal ürün fiyatlarının yüksek olması tartışılmaktadır. Geçen yıllarda soğan ve patates, daha önceki yıl sarımsak fiyatlarının yüksek olması kadar yüksek sesle tartışılmıştı. Bu tartışmalarda konunun tarafları olayın bir tarafından baktıklarından kendilerini haklı görmekteler. Bu aylar yazlık ve kışlık ürünlerin geçiş dönemidir. Artışların bir kısmı mevsimseldir.

Başka faktörler nelerdir?
Birinci faktör az önce açıkladığım gibi mevsimselliktir: Meyve ve sebze fiyatları üzerine korona virüsünün çok etkili olması beklenilmemelidir. Meyve ve sebzede turfanda veya sera ürünleri nedeniyle mevsimsel fiyat dalgalanmaları ortaya çıkabilir. Bundan sonraki aylarda bahar ve yaz mevsimi ile başta meyve ve sebzelerin bollaşması ve fiyatların ucuzlaması beklenilmelidir. İkinci faktör maliyetlerdir: Fiyat artışlarında maliyetler önemli faktördür. Yem, gübre, enerji vd. girdi maliyetleri perakende fiyatların artmasına neden olmaktadır. Üçüncü faktör spekülatiftir: Bazı kişiler gerek ekonomik gerek siyasi amaçlı davranışlara yönelebilir. Bu amaçla depolama, az üretme vd. uygulamalara yönelebilir.

Bilimsel bir çalışma için 2003-2018 döneminde soğan fiyatlarındaki nominal ve reel fiyat değişimini inceledik. Elde ettiğimiz sonuçlara grafikte soğanın nominal fiyatının (kesik çizgiler) arttığı reel fiyatının ise azaldığı şeklindedir. Birisi yukarı doğru diğeri aşağı doğru bir eğilim göstermektedir. Yani görünüşte fiyatlar artmakla birlikte gerçekte ise azalmaktadır. Konunun daha iyi anlaşılması için 100 TL ile 2003’de 285 kg soğan alırken 2018’de 105 kg soğan alınabileceğini söylemek yeterli olacaktır. Başka bir ifade ile reel fiyata göre 100 kg soğan 2003’de 35 TL iken 2018’de 94 TL’dir.

Olaya tüketiciler açısından bakıldığında Devlet uzun vadede tüketiciyi belli ölçüde korumaya çalışmaktadır. Bu verilere göre özellikle tüketiciler asıl gelirlerinin reel artıp artmadığını sorgulamalılar Üreticiler açısında da nominal artışın reel artışla örtüşmemesi maliyet ve gelir açısından sorundur. Üretici gelirleri de nominal yani güncel fiyatlar ile artmakta ama gerçek değildir.

Devlet tüketicileri koruyor mu?
Bu noktada ben Osmanlıdan beri gıda güvencesi sağlamak noktasında Devletin gayret ettiğini düşünmekteyim. Dönemsel anlamda çalkantılar olabilir. Yaza doğru özellikle sebze ve meyvede bunu aşacağımız düşünüyorum.

Bazı ürünlerdeki artış konusunda ne dersiniz?
Ülkemizde kültürü yapılan 150 kadar bitki türünden elde edilen üretim bitkisel üretimimizi oluşturmaktadır. Yani tarla bitkileri grubunda 55-60; meyve-sebze grubunda ise 75-80 kadar türün üretimi söz konusudur. Tahıl üretimi (yeterlilik % 92.4) beslenme bakımında stratejik öneme sahiptir. Bu çok sayıda bitki türünde ihtiyaç, üretim ve yeterlilik aynı değildir. Tür bazında değerlendirme yapmak en doğrusudur. Bu noktada Türkiye’de üretilen ürünlerden yeterlilik seviyesi oldukça yüksek olanlarda sorun beklenilmemelidir. Düşük olan ve fiyatları farklı nedenlerle yükselenler ile ilgili önlem alınmalıdır.

Ürün arzı fiyatları nasıl etkiler?
Üniversite eğitimimin ilk yıllarında, “Genel Ekonomi” ve “Tarım Ekonomisi” derslerini aldım. Bu dersler en sevdiğim dersler arasındaydı. Derse gelen profesör hocamız derste tarımsal ürün fiyatları ile talep arasındaki ilişkiyi uzun uzun anlattıktan sonra “Talep kanunu” olarak şu kuralı aktardı: “Bir malın fiyatı düştükçe o mala olan talep artar, fiyat yükseldikçe o mala olan talep azalır.” Anlayacağız fiyatlar üretim ve tüketim miktarınca belirlenmektedir. Temel tarımsal ürünlerin iç piyasada ucuz ve düzenli olarak bulunması gerekir.

Gıda güvenliğine çok sık dikkat çekiyorsunuz! Bu konuyu biraz açar mısınız ve ne önerirsiniz?
Gıda güvenliği ulusal güvenliktir. Belki de bu nedenle Osmanlı Devleti’nden beri temel gıda olarak başta ekmeğin ham maddesi olan buğday ve et gibi bazı ürünler ile sebzeler piyasada düzenli olarak imkânlar ölçüsünde ucuz bir şekilde bulundurulmaya çalışılmaktadır. Bu durum fiyatalar da inişler çıkışlar olsa da büyük ölçüde başarılmaktadır. Kısa vadede devlet ve zengin vatandaşlarımıza dezavantajlı grupları desteklemelerini; orta ve uzun vadede ise milli bir tarım anlayışını, gıdada kendine yeterli bir ülke olmayı sürdürmek için yeni kararlar almalarını öneririm.

Haber: Emre Akkış