Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok kaybın verildiği Ebrar Sitesi'nde ölenlerin yakınları her ay adalet için yaptıkları toplantının ikincisini gerçekleştirdi. Yakınlarının hayatını kaybettiği enkaz alanında yapılan toplantıda aileler adına söz alan Muhammed Gültekin Taner, Ebrar Sitesi'ndeki birçok bina ile ilgili bilirkişi raporunun hazırlandığını ancak bu raporları kabul etmediklerini söyledi.

'1400 İNSANIMIZ GÖZ GÖRE GÖRE ÖLDÜ'
Beton ve demir örneklerinin alınmadan bilirkişi raporlarının düzenlendiğini belirten Taner, şunları söyledi:
"Buna ek olarak 2020 yılında başta Ebrar sitesi olmak üzere Kahramanmaraş'ta AFAD tarafından düzenlenen İRAP'a göre bu bölgedeki asıl sorunun zemin sıvılaşması olduğu ve herhangi bir yerleşime uygun olmadığı açıkça belirtilmiştir. Bu bölgenin kentsel dönüşüme gitmesi gerektiği de belirtilmiştir. Bize bu konuda herhangi bir bilgi ve yaptırım yapılmamıştır. 1400 insanımız burada göz gör göre ölüme terk edilmiştir. Buna ek olarak bizim burada sadece müteahhitlerle bir sorunumuz yok. Bize bunları söylemeyen, görevini liyakatle yerine getirmeyen kamu kurum ve kuruluşlardaki kişilerle de sorunumuz vardır. Asıl istediğimiz şey, ailelerimiz için kaybettiklerimiz için adalettir."
Depremde 22 yaşındaki kardeşini kaybettiğini belirten Gülhan Sarp, "Bir şehir olarak bizler morglara sığmayıp spor salonlarına, yollara, refüjlere serilmiş insanların yakınlarıyız. Asla ve asla kardeşlerime, annelerime, babalarıma, evlatlarımıza mezar olan Ebrar Sitesi'nin enkazına yapılacak olan müzeyi kabul etmiyorum. Adaletin yerini bulması için bizler her ay burada toplanacağız" dedi.
'HAKKIMIZI SONUNA KADAR ARAYACAĞIZ'
Fidan Aksu ise ailesinden 6 kişiyi kaybettiğini belirterek, "Benim yavrularımın kimi 5 yaşında, kimi 19 yaşında, kimi 40 yaşamamış. Burada hepsini kurban verdim. Kendi şimdi çelik binada zevkini sürüyor, benim evimin karşısında oturuyor. Benim çocuklarımın müteahhidi, mimarı, mühendisi kim varsa bunun sebebi, kim ise bunu bize sağlam diye veren bir damla kanını helal etmem yavrularımın. Hakkımızı sonuna kadar arayacağız" diye konuştu.

'İMZA ATANLAR, VİCDANINIZ RAHAT MI?'
Ebrar Sitesi'nde 2 kızını, 3 torununu ve 3 de yeğenini kaybeden Sema Kutlu da daha önce tarla olan bir yerin imara açılmasına tepki göstererek, "Buralar patlıcan tarlasıydı, marul tarlasıydı. Buralara 5 katlıdan başka izin verilmiyordu. Neden 11 katlı bu binalara izin verildi, neden bu imzalar atıldı? İmza atanlara şunu diyorum, vicdanınız rahat mı, rahat uyuyabiliyor musunuz, akşamları yastığa başınızı koyduğunuzda rahat mısınız?" dedi.
'BURAYA İMAR İZNİ VERENLERDEN HESAP SORULMASINI İSTİYORUM'
Enkazda 9 saat kaldıktan sonra kurtarılan Fatma Nur Özbağış da Ebrar Sitesi'nde anne ve babasını kaybettiğini belirtti. Yaşadığı binanın, depremin 10'uncu saniyesinde yıkıldığını ifade eden Özbağış, şunları söyledi.

"İkinci kattan tek sağ çıkan benim, 9 saat boyunca anne ve baba diye yalvardım. Hiç kimse sesimizi duymadı, sesimizi duymamaya devam ediyorlar. Sesimizi duyun, anne ve babamı kaybettiğim, tanıdığım insanları kaybettiğim yere müze yapmanızı istemiyorum.  Adalet sağlayın. Burası imara açılmamalıydı. İmara açılmayacaktı, imara açılamaz dediniz, neden imara açtınız, neden 11-12 katlı binalar yaptınız, üstüne neden teras katlar çıktınız? İlk 10 saniyede yıkıldı benim binam. 2012 yılında belediyenin vermiş olduğu imceleme var. O incelemede 'Ebrar Sitesi Berk Apartmanı N Blok incelenmiştir, onaylanmıştır, yaşamaya uygundur' diye imza attınız ama ilk 10 saniye yıkıldı. İlk 10 saniyede yıkılan annemle babamı kaybettim ben, 9 saat sonra çıktım enkazdan hiç kimse yardım etmedi. Yardım etmediğinize hiçbir şey demiyorum çünkü yıkım çok büyüktü ama buraya imar izni verenlerden hesap sorulmasını istiyorum."

"DHA"

Editör: Demirören Haber Ajansı