Yeniden Refah Partisi Kahramanmaraş İl Başkanlığı, kentteki yerel yönetim uygulamaları ve ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunmak üzere basın toplantısı düzenledi. Toplantıya İl Başkanı Muhammed Aydoğar, Onikişubat İlçe Başkanı Şahin Us, Dulkadiroğlu İlçe Başkanı Hilmi Doğru, çok sayıda partili ve basın mensubu katılım sağladı. İl Başkanı Muhammed Aydoğar, belediye başkanlarının parti değiştirmesini eleştirerek, 2028 genel ve 2029 yerel seçimlerinde Kahramanmaraş’ta yeniden birinci parti olacaklarını söyledi. Aydoğar, deprem konutlarının maliyetleri ve fonlarda yaşandığını öne sürdüğü yolsuzluk iddialarıyla ilgili de açıklamalarda bulundu.

KAHRAMANMARAŞ HALKI, YENİDEN REFAH PARTİSİ’Nİ BİRİNCİ PARTİ YAPTI

Başkan Aydoğar, konuşmalarında şu sözleri kaydetti; “Mart 2024’te yapılan Mahalli İdareler Seçimleri’nde Yeniden Refah Partisi olarak Kahramanmaraş’ta birinci parti çıktık. Bende Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak seçim sürecini yaşadım. Çarşıda, pazarda, esnafımızdan, emeklimizden oy istediğimizde aslında seçimin yalnızca bir belediye seçimi olmadığını gördük. Vatandaşlarımızın yaşadığı ekonomik sıkıntılar, aile ve sosyal hayattaki sorunlar, akran zorbalığı, çocukların anne ve babalarının sözünü dinlememesi, 6284 sayılı kanunla ilgili toplumun bazı kesimlerinde oluştuğunu düşündüğümüz rahatsızlıklar ve sosyolojik hayattaki problemler seçim sürecinde sıkça karşımıza çıktı. Milli ve manevi değerlere sahip Kahramanmaraş halkı, bütün bu sorunlar çerçevesinde Yeniden Refah Partisi’ni birinci parti yaptı.

I M G 8498

ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMLERDE YİNE BİRİNCİ PARTİ OLACAĞIZ

Ben buradan şunu iddia etmek istiyorum: 2028 yılında yapılması muhtemel genel seçimlerde ve 2029 yılında yapılacak yerel seçimlerde de Kahramanmaraş’ta yine birinci parti olacağız. Burada iddialı bir cümle kuruyorum. Sizler de buna şahitlik edeceksiniz. Kahramanmaraş halkı yine Yeniden Refah Partisi’ni tercih edecek.

VATANDAŞIN GÜVENİNİ BELEDİYE TRANSFERLERİYLE KAZANAMAZSINIZ

31 Mart seçimlerinden sonra iktidar yetkililerinin oturup, “Biz nerede hata yaptık? Vatandaşımızın oyunu neden kaybettik? Vatandaşımızın kalbini nerede kırdık, nerede üzdük?” diye düşünmesi gerekiyordu. Vatandaşın eksiklerini gidermek, sorunlarını çözmek ve kendilerine duyulan güveni yeniden kazanmak için çalışmaları gerekiyordu. Ancak bunun yerine belediyeleri transfer etme yolunu seçtiler. Sandıkta kazanamadıkları seçimi, vatandaşın oyunu ve güvenini belediye başkanlarını transfer ederek kazanmış gibi göstermeye çalıştılar. Yapılan bütün bu belediye transferlerinin ve parti değişikliklerinin nedenini vatandaşımız da biliyor. Kimlerin hangi gerekçelerle parti değiştirdiğini, bu geçişlerin arkasında nelerin bulunduğunu halkımız görüyor. Seçimden önce söz veren, seçim sürecinde dik duran ve vatandaşın karşısına belirli vaatlerle çıkan Yeniden Refah Partisi’ni yine göreceksiniz. Vatandaşımız, kendisini mağdur olarak gördüğü durumlarda mağdurun yanında duran bir siyasi anlayışı tercih etmeye devam edecektir. Biz de halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz. İlk seçimlerde vatandaşımızın yeniden Yeniden Refah Partisi’ni tercih edeceğine, oylarını bu yönde kullanacağına inanıyorum.

“BİZE OY VERMEZSENİZ GAZZE ÇÖKER” SÖZLERİNİ HATIRLATTI

Hiç unutmuyorum. Kahramanmaraş’ta AK Parti’nin birinci sıra milletvekili adayı Sayın Vahit Kirişci, 31 Mart belediye seçimlerinden önce Kayabaşı’nda bir konuşma yapıyordu. O sırada Necati Okay da yanındaydı. Çadırın içerisinde yapılan konuşmada, “Bize oy vermezseniz Gazze çöker. Bize oy vermezseniz kapının önünde Siyonist İsrail, paçalarımızdan tutmak için bekliyor. Güçsüz gösteremeyiz, güçsüz olamayız. Bize oy verin” şeklinde ifadeler kullanılmıştı. Ben de o dönemde Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak orada bu sözlere karşılık vermiştim. Şimdi buradan tekrar sesleniyorum. Seçimden önce Dulkadiroğlu’nda ilçe belediyesi için oy istenirken de benzer ifadeler kullanılıyordu. Bize oy verilmezse İsrail’in saldıracağı, Gazze’nin zarar göreceği yönünde bir söylem ortaya konuluyordu. Bugün ise Dulkadiroğlu Belediyesi AK Parti’ye geçti. O zaman hadi İsrail’i Gazze’nin üzerinden çeksinler! Biz belediyeyi kazandığımız dönemde de İsrail’in Gazze’ye saldırıları devam ediyordu. Bu mesele, seçim meydanlarında konuşmakla, ata binmekle, gösteri yapmakla çözülecek bir mesele değildir. Ata, ata binmeyi bilen insanlar biner; küheylan atlara binmek de ayrı bir maharet ister. Öyle durduk yerde ata binerek şov yapmakla bu işler olmaz.

I M G 8529

PARTİ DEĞİŞTİRMEK SAVAŞLARI DURDURMAZ

Bizim belediye başkanımız da bölgedeki savaşlardan ve Orta Doğu’nun bir savaş çemberi içerisinde bulunmasından dolayı AK Parti’ye geçtiğini ifade ediyor. Sizler de bu açıklamaları görüyorsunuz. Soruyorum: Dulkadiroğlu Belediyesi, Kolordu Tugay Komutanlığı mıydı da benim haberim yoktu? Vatandaşımızın da mı haberi yoktu? Elbette bunlar benim eleştirel ifadelerimdir. Ancak ortada bir gerçek var: Bir belediye başkanının parti değiştirmesiyle savaşların sona ereceği yönündeki yaklaşımın ne kadar gerçekçi olduğunu vatandaşımızın değerlendirmesine bırakıyorum.

FONLARDAKİ YOLSUZLUK İDDİALARI VE DEPREM KONUTLARI

Türkiye’nin gündemini asıl sarsan konulardan biri de fonlarda yaşandığı öne sürülen yolsuzluklar ve fon vurgunu iddialarıdır. İnsanlar asgari ücretle evlerini geçindirmeye çalışırken, milyonlarca vatandaşımız geçim sıkıntısı yaşarken milyarlarca liranın nasıl kaybolduğunu, nasıl birileri tarafından vurgun yapıldığını konuşuyoruz. Bu konuyla ilgili Genel Başkan Yardımcımız Sayın Suat Kılıç da değerlendirmelerde bulundu. Ben de bu meselenin özellikle deprem yaşamış bir şehir olan Kahramanmaraş halkının dikkatini çekeceğini düşünüyorum. İstanbul’da dönüşüme ihtiyaç duyulan yaklaşık 600 bin konut bulunduğu ifade ediliyor. Devletin desteğini içeren “Yarısı Bizden” kampanyası kapsamında değerlendirdiğimizde, söz konusu kaynakların büyüklüğü daha iyi anlaşılacaktır. Sadece İstanbul’daki bu konutların dönüşümünden bahsediyorum. Eğer devlet, ihtiyaç duyulan konutların maliyetinin yarısını karşıladığı bir sistemle bu çalışmaları yürütürse, fonlarda yaşandığı iddia edilen yolsuzluklarla gündeme gelen paralarla yüz binlerce konutun dönüşümünün gerçekleştirilebileceğini düşünüyorum. Devletin bütün maliyeti üstlenmesi durumunda ise bu kaynaklarla yüz binlerce konut yapılabilecek bir büyüklükten bahsediyoruz. İstanbul’daki dönüşüm ihtiyacının 330 bin konutluk bölümünün karşılanabileceğini, destek modeliyle 600 bin konutun tamamına ulaşılabileceğini ifade ediyorum. Burada meblağın büyüklüğüne dikkat çekmek istiyorum. Çok büyük bir kaynaktan söz ediyoruz. Böyle bir kaynağın nerelerde kullanıldığı, nasıl değerlendirildiği ve kamu kaynaklarının ne şekilde yönetildiği son derece önemlidir.

KAHRAMANMARAŞ’TAKİ KONUT MALİYETLERİ AÇIKLANMALI

Deprem konutları ve köy evleri yapılırken ortaya çıkan maliyetleri konuşmak zorundayız. Bu konuda kendimde de bir sorumluluk hissediyorum. Buradan Kahramanmaraş AK Parti İl Başkanı’na ve ilgili yetkililere seslenmek istiyorum. Kıymetli AK Parti İl Başkanımız, acaba bu konuya hiç dikkat ettiniz mi? Ankara’da 5,5-6 milyon lira seviyelerinde ihale edilen köy evlerinin Kahramanmaraş’ta yaklaşık 2 milyon lira bedelle alt yüklenicilere yaptırıldığı yönünde bir tablo bulunuyor. Burada ciddi bir fiyat farkından bahsediyoruz. İhale bedelleriyle alt yüklenicilere yapılan işler arasındaki farkların nedenlerini sorgulamamız gerekiyor. Arada iki katına, üç katına ulaşan fiyat farkları varsa bunların nasıl oluştuğu açıklanmalıdır. Şehrimizde bu konuların konuşulduğunu, hatta Kıbrıs Meydanı’ndaki boyacı esnafının bile bu fiyat farklarından haberdar olduğunu söylüyorum. Vatandaşımız bu meseleleri konuşuyor, sorular soruyor ve cevap bekliyor.”

Muhabir: Devlet Fındık