Dijital teknolojilerin günlük yaşamın merkezine yerleşmesiyle birlikte siber tehditler de her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Kahramanmaraş Birlik Platformu Yöneticisi Alper Eskikılıç, özellikle çocuklar ve gençlerin dijital ortamda karşı karşıya kaldığı risklere karşı ailelerin dikkatli olması gerektiğini hatırlattı. Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini belirten Eskikılıç, suç dünyasının da dijitalleştiğini ve geleneksel yöntemlerin yerini siber suçların aldığını söyledi. Dijital ortamdaki tehlikelere dikkat çeken Eskikılıç, bilinçli teknoloji kullanımının artık temel bir güvenlik meselesi olduğunu vurguladı.

TEHLİKE ARTIK SOKAKTA DEĞİL, EKRANIN İÇİNDE

Bir dönem ailelerin çocuklarını sokaktaki olumsuz çevrelerden korumaya çalıştığını hatırlatan Eskikılıç, günümüzde risklerin farklı bir boyuta taşındığını ifade etti. “Bir zamanlar ailelerin en büyük korkusu çocuklarının kötü bir çevreye karışmasıydı. Bugün ise çocuklarımız odalarında otururken, ailelerinin birkaç metre yanında telefonuyla vakit geçirirken bile risk altında olabiliyor. Çünkü suç dünyası değişti” dedi.

DİJİTAL SUÇLAR SESSİZCE İLERLİYOR

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dolandırıcılık yöntemlerinin de değiştiğini belirten Eskikılıç, dijital suçların çoğu zaman fark edilmeden gerçekleştiğine dikkat çekti. “Eskiden bir dolandırıcı insanlara ulaşmak için kapı kapı gezerdi. Şimdi ise tek bir mesajla binlerce kişiye aynı anda ulaşabiliyor. Dijital suçlar çoğu zaman sessiz ilerliyor. Cam kırılmıyor, kapı zorlanmıyor, alarm çalmıyor. İnsan bazen dolandırıldığını günler sonra anlıyor” ifadelerini kullandı.

SOSYAL MEDYADA PAYLAŞILAN HER BİLGİ RİSK OLUŞTURABİLİR

Sosyal medya kullanımının artmasıyla insanların özel yaşamlarını daha görünür hale getirdiğini kaydeden Eskikılıç, bilinçsiz paylaşımların kötü niyetli kişiler tarafından kullanılabileceğini söyledi. “Nerede olduğumuzu, ne yediğimizi, hangi okulda okuduğumuzu, çocuklarımızın yüzünü, yaşadığımız mahalleyi hatta günlük rutinlerimizi bile paylaşır hale geldik” diyen Eskikılıç, kişisel bilgilerin korunmasının önemine vurgu yaptı.

YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ DOLANDIRICILIKLAR YAYGINLAŞIYOR

Günümüzde sahte hesaplar, oltalama saldırıları ve yatırım vaadiyle yapılan dolandırıcılıkların arttığını belirten Eskikılıç, yapay zekâ teknolojilerinin de suç örgütleri tarafından kullanılabildiğini söyledi. “Mobil oyunlar üzerinden çocuklara ulaşılması, yapay zekâ ile oluşturulan sahte ses ve görüntüler artık sıradan olaylar haline gelmeye başladı. İnsanlar bazen bir bankadan arandığını sanıyor, bazen tanıdığı birinin hesabından gelen mesaja güveniyor. Oysa suç dünyası teknolojiye çok hızlı adapte oluyor” dedi.

ÇOCUKLAR DİJİTAL DÜNYANIN RİSKLERİNİ FARK EDEMEYEBİLİYOR

Çocukların dijital ortamı doğal bir yaşam alanı olarak gördüğünü ifade eden Eskikılıç, bu nedenle daha savunmasız olduklarını söyledi. “Bir oyunda tanıştığı kişinin kim olduğunu sorgulamıyor, bir bağlantıya tıklarken sonuçlarını düşünmüyor, sosyal medyada yaptığı paylaşımın yıllarca kalabileceğini hesap etmiyor. Aileler ise çoğu zaman çocuk odasında sessizce telefonla vakit geçirildiğinde güvende olduğunu düşünüyor. Halbuki bazen en büyük yalnızlık ve en büyük tehlike tam da ekranın arkasında başlıyor” diye konuştu.

DİJİTAL GÜVENLİK KURALLARI ÇOCUKLARA ERKEN YAŞTA ÖĞRETİLMELİ

Teknolojiden tamamen uzak durmanın mümkün olmadığını belirten Eskikılıç, önemli olanın doğru kullanım kültürü oluşturmak olduğunu söyledi. “Nasıl ki çocuklara küçük yaşta trafik kuralları öğretiliyorsa, artık dijital güvenlik kuralları da aynı şekilde öğretilmek zorunda” diyen Eskikılıç, ailelerin çocuklarıyla açık iletişim kurmasının önemine dikkat çekti.

BASİT ÖNLEMLER BÜYÜK RİSKLERİ AZALTABİLİR

Ailelerin sosyal medya gizlilik ayarlarını kontrol etmesi, güçlü şifreler kullanması ve iki aşamalı doğrulama sistemlerini aktif hale getirmesi gerektiğini belirten Eskikılıç, çocukların kullandığı uygulamaların da yakından takip edilmesini önerdi. “Bazı platformlar dışarıdan masum görünse bile ciddi riskler taşıyabiliyor” dedi.

DİJİTAL BAĞIMLILIK TOPLUMSAL BİR SORUNA DÖNÜŞÜYOR

Gençlerin uzun saatlerini ekran başında geçirdiğini ifade eden Eskikılıç, bunun psikolojik ve sosyal etkilerine dikkat çekti. “Sürekli içerik tüketmek, sürekli bildirim almak ve sanal onay aramak zamanla psikolojik yorgunluk oluşturuyor. Düşünmeden tüketiyor, araştırmadan inanıyor, doğrulamadan paylaşıyor. Bu durum sadece bireysel değil, giderek toplumsal bir güvenlik sorununa da dönüşüyor” değerlendirmesinde bulundu.

BİLGİ KİRLİLİĞİ VE MANİPÜLASYON TEHLİKESİ

Dijital ortamda yayılan yanlış bilgilerin toplum üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini söyleyen Eskikılıç, kontrolsüz bilgi akışının önemli bir sorun haline geldiğini belirtti. “Bir yalan haber dakikalar içinde binlerce kişiye ulaşabiliyor. İnsanlar bazen gerçeği değil, görmek istediklerini paylaşmaya başlıyor. Bu da dijital dünyanın en büyük problemlerinden birini ortaya çıkarıyor: Kontrolsüz bilgi gücü” ifadelerini kullandı.

EVİMİZİN KAPISINI KİLİTLEMEK ARTIK YETERLİ DEĞİL

Güvenlik anlayışının değiştiğini vurgulayan Eskikılıç, siber güvenliğin toplumun geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi. “Güvenlik kavramı artık yalnızca sokaklarla sınırlı değil. Siber güvenlik, dijital farkındalık ve bilinçli teknoloji kullanımı toplumun geleceğini doğrudan etkiliyor. Polis teşkilatları da artık sadece fiziki suçlarla değil, dijital suçlarla da yoğun mücadele yürütüyor. Çünkü suçun şekli değişse de mağduriyet hep aynı. Evimizin kapısını kilitlemek artık tek başına yeterli değil. Çünkü bazen en büyük tehlike, cebimizde taşıdığımız ekranın içinde saklanıyor” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi