Kahramanmaraş’ta yıllar önce buğday ve mısırın işlenmesinde önemli rol oynayan su değirmenleri, teknolojinin gelişmesiyle eski yaygınlığını kaybetti. Akarsuların hareket enerjisinden yararlanılarak çalıştırılan bu tesisler, özellikle kırsal kesimde halkın temel gıda ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlıyordu. Türkoğlu ilçesindeki Beyoğlu Su Değirmeni ile Onikişubat’ın Sarıgüzel Mahallesi’nde bulunan tarihi işletme, yaklaşık bir asırlık geçmişleriyle dikkat çekiyor. Beyoğlu’ndaki yapı restorasyonla turizme kazandırılırken Sarıgüzel’deki tesis, yakın döneme kadar sürdürülen geleneksel tahıl öğütme faaliyetleriyle öne çıkıyor.

TÜRKOĞLU’NDAKİ TARİHİ DEĞİRMEN TURİZME KAZANDIRILDI

Türkoğlu ilçesine bağlı Beyoğlu Mahallesi’nde yer alan yaklaşık 100 yıllık tesis, şehrin günümüze ulaşan kültürel değerleri arasında bulunuyor. Yandan çarklı mekanizmasıyla tanınan Beyoğlu Su Değirmeni, 2013 yılında gerçekleştirilen restorasyon ve çevre düzenlemesinin ardından ziyaretçilere açıldı. Doğayla iç içe konumu ve özgün mimarisiyle ilgi gören mekan, geçmişte kullanılan tahıl işleme yöntemlerini tanıma fırsatı sunuyor. Çevresinde oluşturulan mesire alanı sayesinde vatandaşlar dinlenme imkanı bulurken bölgenin turizm potansiyeline de katkı sağlanıyor.

SARIGÜZEL’DE ÜÇ KUŞAKLIK MESLEK YAŞATILDI

Onikişubat ilçesinin Sarıgüzel Mahallesi’ndeki Karbükü mevkiinde bulunan tarihi işletme, eski üretim tekniklerinin yakın zamana kadar sürdürüldüğü örneklerden biri olarak biliniyor. Halil Ağa’nın Değirmeni adıyla da tanınan yapı, 1923 yılında kuruldu. Aynı ailenin üç kuşağı tarafından işletilen tesiste, su gücüyle çalışan taşlar aracılığıyla buğday ve mısır öğütülüyordu. Aralık 2024’te yayımlanan haberlere göre İsmet Navruz, ailesinden devraldığı mesleği sürdürerek bölge halkına hala hizmet veriyor. Bu durum, modern fabrikaların yaygınlaşmasına rağmen geleneksel değirmenciliğin bazı yerleşimlerde varlığını koruduğunu gösteriyor.

20260213134108626 Beyoglu Su Degirmeni (1)

TAHILLAR DOĞAL ENERJİYLE İŞLENİYORDU

Su değirmenlerinin çalışma sistemi, akarsuyun hareketinden elde edilen gücün mekanik enerjiye dönüştürülmesine dayanıyor. Özel kanallardan yönlendirilen akış, çarkları harekete geçirerek öğütme taşlarının dönmesini sağlıyor. Böylece elektrik veya motor kullanılmadan tahıllardan un elde edilebiliyor. Eskiden çiftçiler, hasat döneminin ardından ürünlerini bu noktalara getirerek ailelerinin günlük ve kışlık ihtiyaçlarını karşılıyordu. Zamanla yüksek kapasiteli makinelerin yaygınlaşması, küçük ölçekli işletmelerin ekonomik önemini azalttı.

ASIRLIK YAPILAR KÜLTÜREL MİRASINI KORUYOR

Kahramanmaraş’ın tarımsal geçmişinde önemli bir yere sahip olan bu mekânlar, yalnızca un üretiminin yapıldığı alanlar değil, aynı zamanda kırsal hayatın buluşma noktalarıydı. Ürünlerini öğütmek için gelen vatandaşlar, burada bir araya gelerek günlük yaşamın bir bölümünü paylaşıyordu. Beyoğlu’nda restore edilerek turizme kazandırılan değirmen ile Sarıgüzel’de yakın döneme kadar çalıştığı kaydedilen tesis, geleneksel üretim anlayışının günümüze ulaşan örnekleri arasında yer alıyor. Tarihi dokularıyla dikkat çeken her iki yapı da Kahramanmaraş’ın kültürel birikiminin gelecek kuşaklara aktarılması açısından değer taşıyor.

Muhabir: Nejla Kurt