Kahramanmaraş’ta geçmişi asırlar öncesine uzanan semercilik, bir zamanlar şehrin önemli zanaatları arasında yer alırken bugün ayakta kalma mücadelesi veriyor. At, katır ve eşeklerin yük ve ulaşım amacıyla yaygın olarak kullanıldığı dönemlerde yoğun talep gören semerler, motorlu araçların günlük yaşamın vazgeçilmez parçası haline gelmesiyle eski önemini kaybetti.

USTALARIN ELİNDE ŞEKİLLENİYORDU

Büyük bir emek ve ustalık gerektiren semer yapımında hayvanın sırtına uygun ölçüler alınarak ahşap iskelet hazırlanıyor. Keçe, deri, çul ve benzeri malzemelerin kullanıldığı üretim sürecinde her parça titizlikle işleniyor. Hayvanın yük taşırken zarar görmemesi ve ağırlığın dengeli biçimde dağıtılması için semerin yapısı büyük önem taşıyor. Bu nedenle mesleğin inceliklerini öğrenmek uzun yıllara dayanan deneyim gerektiriyor.

2-986

MOTORLU ARAÇLAR SEMERİN YERİNİ ALDI

Geçmişte özellikle kırsal bölgelerde tarım, taşımacılık ve günlük ulaşımda yük hayvanlarından yoğun biçimde yararlanılması, semerciliği canlı tutuyordu. Köylerden kent merkezlerine ürün taşınmasından tarladaki çalışmalara kadar pek çok alanda kullanılan hayvanların temel ekipmanlarından biri semerdi. Traktör, kamyonet ve diğer motorlu taşıtların yaygınlaşmasıyla bu ihtiyaç giderek azaldı. Ulaşım imkanlarının gelişmesi ve tarımda makine kullanımının artması, zanaatın müşteri kitlesini önemli ölçüde daralttı.

ÇIRAK YETİŞMEMESİ MESLEĞİN GELECEĞİNİ TEHDİT EDİYOR

Semerciliğin karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlardan biri de yeni ustaların yetişmemesi. Uzun süre çıraklık gerektiren ve yoğun el emeğine dayanan meslek, genç kuşaklardan eskisi kadar ilgi görmüyor. Geçmişte ustadan çırağa aktarılan bilgi ve teknikler, mesleği sürdürenlerin azalmasıyla kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.

ASIRLIK ZANAAT KÜLTÜREL MİRAS OLARAK YAŞIYOR

Günümüzde kullanım alanı oldukça daralsa da semercilik, Kahramanmaraş’ın geleneksel üretim kültürünün izlerini taşıyan zanaatlardan biri olmayı sürdürüyor. Bir dönem geçim kaynağı olan bu meslek, bugün birkaç ustanın emeğiyle varlığını korumaya çalışıyor. Teknolojik gelişmeler karşısında ekonomik değerini büyük ölçüde yitiren semercilik, yaşatılması gereken kültürel miraslar arasında yer alıyor.

Muhabir: Devlet FINDIK