Kahramanmaraş Tarihi Kapalı Çarşı içerisinde bulunan Bakırcılar Çarşısı, kentin köklü el sanatlarından bakırcılığın yaşatıldığı önemli merkezler arasında yer alıyor. Ustaların elinde şekillenen don kazanları da geçmişten günümüze ulaşan geleneksel ev gereçleri arasında bulunuyor. Bakır levhaların özenle işlenmesiyle hazırlanan don kazanları, geniş hacimleri, sağlam yapıları ve uzun ömürlü kullanımlarıyla dikkat çekiyor.

ÇAMAŞIRLAR KAYNATILARAK TEMİZLENİYORDU

Genellikle 55 ila 80 santimetre çapında hazırlanan don kazanları, çamaşır makinelerinin bulunmadığı dönemlerde evlerin temel ihtiyaçları arasında bulunuyordu. İçerisine doldurulan su ateş üzerinde ısıtılıyor, giysiler sabunla kaynatıldıktan sonra durulanıyordu. Özellikle iç çamaşırlarının temizliğinde yaygın biçimde kullanılması nedeniyle bu ev gerecine halk arasında “don kazanı” adı verildi. Geniş gövdesi fazla miktarda su ve giysi alırken iki yanına yerleştirilen kulplar taşımayı kolaylaştırıyordu.

BAKIR LEVHALAR ÇEKİÇLE BİÇİMLENDİRİLİYOR

Üretim süreci, bakır levhanın belirlenen ölçülere göre kesilmesiyle başlıyor. Ustalar, malzemeyi çekiç darbeleriyle döverek gövdeyi meydana getiriyor. Taban ile yan bölümlerin birleştirilmesinin ardından yüzey düzeltiliyor ve taşıma kulpları takılıyor. Yoğun emek isteyen çalışmalar sonucunda uzun yıllar kullanılabilecek sağlam ürünler ortaya çıkıyor. Bakırın ısıyı hızlı ve dengeli biçimde iletmesi, içerisindeki suyun kısa sürede ısınmasını sağlıyor. Belirli aralıklarla bakımı yapılan kazanlar, dayanıklılıklarını uzun süre koruyor.

GÜNÜMÜZDE FARKLI AMAÇLARLA KULLANILIYOR

Çamaşır makinelerinin yaygınlaşmasıyla don kazanlarına duyulan ihtiyaç büyük ölçüde azaldı. Buna rağmen söz konusu kazan, kırsal mahallelerde su ısıtmak ve kalabalık yemek hazırlıklarında değerlendirilmek amacıyla kullanılmaya devam ediyor. Bazı vatandaşlar ise bu parçaları geçmişin hatırasını taşıyan kültürel bir değer olarak muhafaza ediyor. Kahramanmaraş’ta bakır kaplar, ölçülerine ve kullanım alanlarına göre kuşkana, kelle kazanı, don kazanı ve masere kazanı şeklinde adlandırılıyor. Bunların arasında bulunan don kazanı, işlevinin yanı sıra yapımında sergilenen ustalıkla kentin zanaat kültürünü yansıtıyor.

Muhabir: Devlet FINDIK