Spor çok yönlü bir etkinliktir. Spor, ülkelerin tanıtımı, sporcuların hiç tanımadığı insanlarla kaynaşması yarışması, kültürlerini paylaşması, kural ve kaidelere uyması, centilmenliğin, saygının temel esaslarını taşıyarak ahlaki değerleri en iyi şekilde temsil eder. Sporu sadece fiziksel değişim olarak görmeyelim. Evrensel ve bedensel ahlakın bütünleşmesinde, erdemli insanların yetişmesinde, toplumun ahlaki değerlerini korumada, sağlıklı bir ailenin toplumun oluşması ve gelişmesinde çok önemli büyük payı vardır.

***

Yaşadığımız modern çağda, şu sıkıntılı dönemde, Türk insanı gençliği, bayrağına vatanına toprağına milletine sahip çıkarak, insanlığımızı en iyi şekilde koruyarak bizlere emanet edilen bu vatanın her karış toprağına sahip çıkıp kıymetini bilelim. İsrail’e değinmeden geçmeyeceğim. Yahudilerin insanlığı bitmiş. Peygamberlere bile zulüm yapmış, acıma hissi olmayan, siyonist zavallı bir millet. Bunlardan gazoz kapağı bile olmaz, sonları yakındır inşallah.

***

Yaşadığımız şu modern çağda sosyal medyada yaşanan ahlak dışı olaylar insanlığı şoke etmiştir.  Ahlaki değerlerimize sahip çıkalım. İnşallah bu sosyal medya kapanır. Biz asil, vicdanlı, mazlumun yanında olan, yardım sever bir milletiz. Sporun özel bir eğitim aracı olduğunun altını çizelim. Bunun için bizi, toplumu temsil edenlere, yönetici ve idarecilere çok büyük görev düşüyor. Geleceğin gençlerini, geleceğin güvencesi çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirmemiz için gerekli eğitim ve sosyal alanları çoğaltarak gençliği kötü alışkanlıklara bağımlı değil, bayrağına, vatanına, milletine, toprağına bağımlı bir nesil yetiştirmeliyiz.

***

Yılların spor adamı bir hocası olarak bu eğitim öğretimle bir karış öteye gidemeyiz. Yeteneğe göre spor, sanat, kültürel dersler seçmeli olmalı. Ders sayıları azaltılarak daha başarılı gençleri topluma hazırlamalıyız. Örneğin, öğretmenlik yaptığım dönemle şimdiki dönemin hiç bir farkı yok. Beden eğitimi dersinde 40 kişi sıraya geçer, çoğu çocukta kıyafet olmaz, rahat hazır ol, topu al kaybol. Maalesef hala böyle. Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir ders yok, branşa göre koç sistemi var. Başarıyı yeteneğe göre çalışarak elde ederiz. 1978 yılında dünya şampiyonası kampına resim ve müzik hocam not vermediği için iki hafta geç gittim. Ben güreşte şampiyon olmuşum, benim müzikle, resimle ne işim var. Hala her çocuk her derse giriyor, bunları bilen duyan yok mu? Eğer bunları aşarsak eğitim öğretimle sporda teknolojide çağ atlarız. Türkiye’mizin gençliği inanın rakip tanımaz. Spor ve eğitim alanlarını çoğaltarak gençliğe dokunalım. Spor bunamayı azaltır az yemek yaşamayı uzatır. Sağlıkla hoşça kalın.