Yüksek tepelerde evler ateş pahası, ya kiralar…

Konut fiyatlarının hızlı yükselişinin sebebi talep patlaması değil. Enflasyon kaç? İnanırsan yüzde 19’da, inanmazsan keyfine kalmış. Sana, size, hepinize  zorla inandıracak halim de yok, zamanım da… Ama bir gerçek var ki sektörü can evinden vurmaya devam ediyor, inşaat maliyeti temmuz ayı itibarıyla yıllık yüzde 45 yükseldi.

Özellikle çimento.  Yüzde 200’e yakın zam yedi… Haliyle bu durum fiyatlara da yansıyınca neredeyse maaş ile ev almak imkânsız hale geldi.

Demir farklı mı sanki. İşçilik hakeza. Arsa bedeli desen yüzde 50’lerin üzerine çoktan fırladı. Arsa kadar fırlama bir maliyet unsuru görmedim valla!

Tamam, inşaatın iyi gitmesi yanında onlarca sektöre gelir kapısını açıyor. Amenna. Türkiye’nin büyüme hızına ivme katıyor. Bunlar da hep güzel… Uzmanlara, inşaatla uğraşan müteahhitlere sorarsan, yine de bir şeyler yanlış gidiyor.

Zira faizlerin artması ile hikâye çift yönlü değişti. Hem sermayenin getirisi arttı hem de kredi faizleri yükseldi. İnşaata yatırım yapacağına faize koysa daha mı fazla kazanır acaba?

Denemek lazım da bende yok. Olsa da dükkân senin! Bir de faiz, caiz mi diye sordum, dinden imandan para kazananlardan ses seda çıkmadı.

Zira maliyetlerin coşmasıyla hele müteahhit arsayı pahalıya alıp projeye girdiyse, yarattığı sıkıntı büyük. Konutun en önemli müşteri kitlesi zar zor ayakta duruyor. Harcanabilir geliri artmayan hatta azalan geniş toplum kesimlerinin konuta talebi kısıldı.

Bankalar krediye doyduğu için muslukları kesti. İştahları kalmadı. Haliyle bu durum hem nakde dönüşü hem de satışları yavaşlattı.

Bankalar müteahhitlerden daha zengin şu sıralar. Zaten konut satışlarına bakarsanız, satıcısının çoğu banka. 

Aklım almıyor. Dünya kadar konut yapıldı, şehirde neredeyse konut yapacak arsa kalmadı, kuzey çevre yolu bile konutlarla dolup taştı, buna rağmen konut fiyatları ateş pahası, kiralar da hakeza.

Bırak yeni bir konutu, kümes yapsan kirasına güç yetmiyor. Konut patlaması var diyorsun da, bu kadar insan nereden gelip yerleşiyor şehre. Dışarıdan değil, sadece ilçelerinden göç alan şahsım memleketi dolup taşarken, ilçeler boşalıyor.

Oysa konuta olan yüksek talebin ve fiyatların artışlarının başlıca sebebi ihtiyaç değil, Türk Lirası’na olan güven kaybı nedeniyle sektörün yatırım kalemine dönüşmesiydi.

Suni olarak yönlendirilen alternatif piyasaların kötü getirileri nedeniyle finansal birikimlerini konuta yönlendiren geniş bir kesim harekete geçti.

İnşaat işinin göbeği şahsım memleketinde kayıtlı müteahhit sayısı tam olarak bilinmiyor. Müteahhitler Birliği Başkanını canlı yayına davet ettim, bu meseleleri konuşalım diye, korkusundan olsa gerek imtina etti, vazgeçti. Gelseydi sorunlarını dinleyecek, sizlerle paylaşacaktım. 

Canı sıkılan, emekli olup da yapacak bir işi, vakit geçirecek yeri yurdu olmayanların müteahhit olduğu, hatta bakkalların bile bu işi yaptığı şehrimde imarsızlık, plansızlık da diz boyu iken, kaçak-köçek, iflas bayrağını çekip firar eden müteahhitlerin yarattığı mağdurlar ne olacak?

Bu kadar müteahhit, akla zarar. Birinin yanında bir ay çalışan, kendini müteahhit diye ortaya atıyor, milletin yuvasını yapayım derken, önce kendi yuvasını inşa ediyor. Tarlada yetişse, verimli olmaz böylesine. Alıcısı olsa dünyaya ihraç ederiz, paraya para demeyiz.

Bunun yanında güvenilir, konutlarıyla, vergileriyle kendini ispatlamış, dürüst, konut edinmek isteyenlerin güvenini kazanmış müteahhit yok mu, tabi ki var, biz onları zaten tenzih ettik, ayrı tuttuk.

Benim lafım çapulculara, vur-kaç’cılara, fırsat düşkünlerine!

İnşaat çok daha az sermaye gerektiren, çabuk sonuç verebilen, normal şartlarda bir yatırımın 15 yılda getirdiği geri dönüşü, 3-4 yıla indiren bir plasman.

Bir masa, iki sandalye, tamam. Bakkal dükkânı açmaktan kolay. Denetleyen  yok, vergisi yok. Bir de emlakçı tayfası türedi ki son günlerde, aman Allah’ım. Mantar gibiler. Bir meslekte, işte dikiz tutturamayanlar emlakçı olup çıktı. Emlakçılar Odasına kayıtlı mı, sanmam. Kaçak köçek.

Yandaşlar için sorunu bir yolla hallediyorlar… Büyükleriyle TOKİ’yi ortak yapıyorlar. Ya kalanlar? Fiyatların da yükselmesiyle adeta debeleniyorlar.

Baksanıza, mektup yazıp intihar edenler mi ararsın, FETÖ hainine kul köle olanlar mı ararsın, çok sayıda insanların umutlarını, geleceklerini karartanlar mı… Hırhız bunlar, hırhız!

Şu anda elinde en çok konutu olanlar, bankalar. Batık kredilerini hesaplamaya çalışıyorlar. Müteahhitlerin içine düştüğü inşaat çukurundan halen çıkamıyorlar.

Eskiden sokaktan geçene kredi vermeye çalışan bankalar, şimdi kılı kırk yarıyorlar.

YORUM EKLE

meritroyalbet superbetin holiganbet maltcasino asyabahis grandbetting