Yeniden Refah Partisi İl Divan Toplantısı yapıldı

Partisinin Nisan ayı Kahramanmaraş İl Divanı’nda konuşan Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Mehmet Dere: “ Bugün insanlarımız ekonomik yönden zulüm görüyor. Bu zulme artık dur demeliyiz” dedi.

Yeniden Refah Partisi İl Divan Toplantısı yapıldı

Yeniden Refah Partisi Kahramanmaraş İl Divan toplantısı, Kültürpark Konferans Salonu’nda yapıldı. Divana, Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Mehmet Dere, Yeniden Refah Partisi İl Sorumlusu Abdulsamet Orman, Yeniden Refah Partisi İl Hatibi Ahmet Durdu, Yeniden Refah Partisi ilçe başkanları ve parti teşkilatları katıldı. Divanda konuşma yapan İl Başkanı Dere, Türkiye’de insanların ekonomik yönden zulme uğradığını söyledi. Türkiye’nin tefecilere teslim edildiğini belirten Başkan Dere, artık zulme dur denmesi gerektiğini ifade etti.

“İNSANLARIMIZA YAŞANABİLİR BİR ZEMİNİN KALMADIĞINI GÖRÜYORUM”

Dere, şunları kaydetti: “İnsanlarımızın geleceği üzerine, memleketimize yapılan zulümleri nasıl durdururuz diye düşünüyoruz. İnsanlarımıza insanca yaşanabilir ortamı nasıl sağlarız, nasıl olurda açıkta olan, gariban olan bu insanlara devamlı sadaka alır halden uzaklaştırır, onları nasıl ev ve araba alır hale getiririz diye düşünüyoruz. Marketlere gittiğim zaman bütün insanları gözlemlemeye çalışırım. Geçmişte 3 kilo salatalık alan adamların, bugün yarım kilo salatalık aldığını görüyorum. Bir tane marulun 15 TL olduğu bir yerde, bir insan bir tane marul alabilmek için fiyat araştırdıklarını görüyorum. Maydanozun 5 TL olduğu bir markette insanlarımıza yaşanabilir bir zeminin kalmadığını görüyorum. Zulmün devam ettiğini görüyorum.

TÜRKİYE İDARE EDİLMİYOR

Faiz zihniyetiyle şu 3 aylık dönemde 78 milyar TL kur korumalı mevduata para gitti. İnsanımız birtakım gıda maddelerini alabilmek için çırpınıyor. Hesap üstüne hesap yapıyor. Erbakan Hoca’nın ne kadar haklı olduğunu dönüp dönüp görüyoruz. O zamanlar “Çocuk bunlar, bunlarda koltuk sevdası var” diyordu. Şu anda Türkiye idare edilmiyor. Tefecilere teslim edilmiş durumdadır. Zamların ardı arkası durmuyor. İdarenin kesinlikle müdahalesi söz konusu olmuyor. Haim Nahum Planı’nın kesintisiz ve eksiksiz gerçekleştiğini görüyoruz. Bu zulme dur demek diğer insanların da görevidir ama başta bizim görevimizdir. Bu davayı özümüzle sahipleneceğiz ki; bu davayı ülkemizde bayraklaştıracağız. Bizim bir tek vazifemiz var. O da uyuyan insanları uyandırmaktır. Tef çalmaktır. Gürültü yapmak, “Bu zulümden kalkın kardeşim” demektir. Bunun için ne yapıp edip harekete başlayacağız.”

TEK İSTİSNA NECMETTİN ERBAKAN

Yeniden Refah Partisi Kahramanmaraş İl Sorumlusu Abdulsamet Orman ise teşkilatına seçimlere hazır olmaları gerektiğini vurguladı. Merhum Necmettin Erbakan’ın hiçbir güç odağından icazet almadan siyaset yaptığını söyleyen Orman sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Önümüzde bir seçim var. İktidar partisi seçim için hazırlıklarını yapıyor. Seçim için hazır olmalıyız. Teşkilatlanma çalışmalarını bitirmeliyiz. Malumunuz Türkiye Cumhuriyeti kuruldu kurulalı bugüne kadar hiçbir cumhurbaşkanı ve başbakan Siyonistlerin kurduğu derneklere, localara ve kulüplere üye olmadan göreve gelmemiştir. Hatta bazı önemli bakanlıklara atanan kişiler dahi o derneklere katılmadan ve oradan icazet alınmadan göreve gelmemiştir. Bir istisna vardır. Türkiye Cumhuriyeti’nde başbakanlık yapan sadece bir istisna var. O da Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızdır. Bu Siyonistlerin derneklerine, localarına katılmadan, onlardan icazet almadan bir yerlere gelmiştir. Bu nedenle Yeniden Refah Partisi olarak Erbakan Hocamızın yolunda olduğumuz için ve Milli Görüşçü olduğumuz için bizimde o yolda olmamız gerekiyor.

YENİDEN REFAH PARTİSİ’Nİ KISA ZAMANDA İKTİDARA GETİRMEMİZ GEREKİYOR

Bu bahsettiğimiz derneklerde ve localarda devlet kurup, devlet yıkıyorlar. Hükümet indirip, hükümet kuruyorlar. Parti kapatıp, parti kuruyorlar. Ekonomiyi burada dizayn ediyorlar. Dünya’da olup biten her şeyi buralarda yapıyorlar. Bu şekilde tüm Dünyayı ve Türkiye’yi yönetiyorlar. Bu ülkelerin içerisinde bu sıkıntılardan en çok payını alanda Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bu nedenle biz Milli Görüşçüyüz. Bu nedenle Milli Görüş kuruldu. Erbakan Hocamız başka bir partide başbakan olabilirdi. Bakan veya vekil olabilirdi. Bu partiler bahsettiğim kulüplerden icazet aldıkları için Erbakan Hoca onlarla yürümedi. Bir fikir oluşturdu ve bu fikre Milli Görüş dedi. Bu nedenle bizimde aynı yolda yürüyebilmemiz için mücadeleyi hep beraber vermemiz gerekiyor. Piyasada birçok parti var. Daha önce bakanlık yapmış, başbakanlık yapmış olup yeni parti kuran insanlar var. Bunlar ülkeyi gerçekten idare edebilirler mi? Maalesef idare edemezler. Bir doktorun bir hastaya teşhis koyabilmesi için insan anatomisini bilmesi gerekiyor. Devleti yönetirim diyen bir insanında mutlaka Dünya’nın yapısını bilmesi gerekiyor. Dünya’nın yapısını bilebilmesi için dernekleri, locaları ve kulüpleri iyi bilmesi gerekiyor. Bu nedenle bu Siyonist yapıyı yıkmak için, ülkemize gerçekten sahip çıkabilmek için, insanımıza, milletimize sahip çıkabilmek için Yeniden Refah Partisi’ni harekete geçirip kısa zamanda iktidara getirmemiz gerekiyor. Genel Başkanımızı da Cumhurbaşkanı yapmamız gerekiyor. Aksi takdirde Türkiye’nin durumu ortadadır.”

DURMAYA VE BAHANE UYDURMAYA VAKTİMİZ YOK

Yeniden Refah Partisi Kahramanmaraş İl Hatibi Ahmet Durdu ise Türkiye’yi şimdiki durumundan kurtarmak için durmaya ve bahane uydurmaya vakitlerinin olmadığını dile getirdi. Durdu: “Bilge bir kişiye sormuşlar; “bu kötü gidişin değişmesini daha ne kadar bekleyeceğiz?” Bilge kişi cevap vermiş; “Eğer beklerseniz hiç gelmeyecek.” Bizim beklemeye vaktimiz yok. Bizim evimizde oturup televizyon seyretmeye vaktimiz yok. Rahmetli Erbakan Hocamız derdi ki; “Eğer bir hastaneye yetişmek için arabanız 200’le gitmesi gerekiyorken, 150 ile gidersen vebal altındasın” derdi. O ömrü boyunca hiç durmadı. Biz onun dizi dibinde yetiştiğimiz halde nasıl durabiliriz? Durmak mümine yakışmaz. Bize yakışmaz. Bizim işimiz değil. Selahattin Eyyubi Kudüs’ü alıncaya kadar siyah sarığını çıkarmadı. Fatih ne diyordu; “Ya ben İstanbul’u alırım ya da İstanbul beni!” diyordu. İşte dava adamlığı budur. Bizim önderlerimiz budur. Bizim durmaya ve bahane uydurmaya vaktimiz yok. Bize gayret göstermek, çabalamak düşmektedir” ifadelerini kullandı.

Haber: Burak Alkaya

Burak Alkaya

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER