Milli Yol Hareketi Sözcüsü Çayır, “Yanlış olan ezberleri bozmak için yola çıkıyoruz”

Milli Yol Hareketi Sözcüsü Remzi Çayır, “Biz Muhsin Yazıcıoğlu’nun hapis arkadaşlarıyız, onun yol arkadaşlarıyız. Biz başaracağız. 6 ay ila 12 ay arasında bu hareket Türkiye’nin gündemine girecek. Adaletsizliğin, üretimsizliğin getirdiği bir ezber var. Biz bu ezberi bozacağız. Bu ezberi bozmak için yola çıkıyoruz” dedi.

Milli Yol Hareketi Sözcüsü Çayır, “Yanlış olan ezberleri bozmak için yola çıkıyoruz”

Büyük Birlik Partisi’nden (BBP) istifa ederek, Milli Yol Hareketi isimli bir platform kuran Muhsin Yazıcıoğlu’na yakın isimler, Türkiye’yi gezerek istişarelerde bulunuyor. Eski BBP Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır öncülüğündeki Milli Yol Hareketi’nin bir sonraki durağı Kahramanmaraş oldu. Dulkadiroğlu İlçesi Karaziyaret Mahallesi içerisindeki bir düğün salonunda gerçekleştirilen Milli Yol Hareketi Kahramanmaraş İl İstişare Toplantısına; BBP Eski Genel Başkan Yardımcısı Haşim Yanar, BBP eski İl Başkanı Ali Kıvrak, STK temsilcileri ve çevre illerden harekete mensup olan kişiler katıldı. Saygı duruşu, akabinde İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan ve Kur’an tilavetinin okunmasıyla devam eden programda katılımcılar birer selamlama konuşması yaptı. Kürsüye son olarak Milli Yol Hareketi Sözcüsü Remzi Çayır geldi.

“GİDECEĞİMİZ HER YERDE HAKİKATİ DİLLENDİRECEĞİZ”
Oluşan hareket ve hedeflerle ilgili konuşan Çayır, şu ifadelere yer verdi: “Zor zamanlardan geldik, zor zamanlara gidiyoruz. Biz normal insanlar değiliz. Çünkü bu dünyada ve siyasette normal insanlara yer yok. Normal insanlar işin ticaretine bakıyorlar. Normal insanlar işin kar zararına bakıyorlar. Normal insanlar başa gelince cebini büyütmeye bakıyorlar. Bizim gibi insanlar çile çekmiş, bu ülkenin zindanlarını da görmüşüz, bu ülkenin güneşini de görmüşüz. Dolayısıyla önünüzde iki yol vardı. Ya bu kadar gördüğümüz kötülükler karşısında, berbat yönetim karşısında sırtımızı dönecektik yâda böyle geldi, böyle gitmeyecek biz varız, kim var dediklerinde Muhsin Yazıcıoğlu’nun arkadaşları var diyecektik. Biz yola çıktık. Hesabımız yok. Hesap kitap yapmadık. Gideceğimiz memleketlerde, insanlara, şehirlere hakikati dillendireceğiz. Çünkü akıllılar hakikat sözcülüğü yapmıyorlar, bizim gibi delilerin işidir hakikat sözcülüğü yapmak.

“DAYANAĞIMIZ MİLLET VE ALLAH’TIR”
Arkadaşlarımızla birlikte oturduk ve düşündük. Her sabah evden çıkarken kendi kendime soruyorum; Remzi Çayır sen Ne yapıyorsun? Yaşın 60 olmuş. 13 yılını içeride geçirmişsin. Sebep ne? Diyorum. Ama herkesin sustuğu yerde biz susmayacağız. Herkesin yanlışı görüp, sırtını çevirdiği yerde biz sırtımızı çevirmeyeceğiz. Yanlışı düzeltmek için yola çıkacağız. Diyorlar ki, “Neyiniz var? Arkanız var mı? Paranız var mı? İngiltere’den, Almanya’dan adamlarınız var mı?’ İngiltere’den, Amerika’dan adamlarımız yok. Ama bizim Kahramanmaraş’tan yiğit Sütçü İmamlarımız var. Erzurum’dan Nene Hatunlarımız var. Yiğit sözünün eri Muhsin Yazıcıoğlu’nun arkadaşları var. Dayanağımız millet ve Allah’tır. Bunun için yola çıkarken sabahları kalkıyorum ve işin zorluğunu biliyorum. İş zor.

“BİZ ALLAH’TAN BAŞKA KİMSEDEN KORKUSU OLMAYAN İNSANLARIZ”
‘Nasıl yapacaksınız?’ diye soruyorlar? Sadece hakikati söyleyeceğiz. Sadece doğruyu söyleyeceğiz. Yanlış kimden gelirse gelsin yanlışı söyleyeceğiz. Hiçbir korkumuz yok. Kimden korkacağız. Biz Allah’tan başka kimseden korkusu olmayan insanlarız. Biz onların 2 aylık seyislik yaptığı hapishanelerde yıllarca işkence görerek, buralara geldik. Bunun için kimseye eyvallahımız yok. Sadece Allah’a ve millete borcumuz var. O borcu eda etmek için yollardayız.

“SİYASİ PARTİLER DEMOKRASİNİN HİÇ UĞRAMADIĞI KURUMLARIN BAŞINDA GELİYOR”
Siyasi partiler birer ticarethanedir, makam kapma aracıdır. Siyasi partiler Türkiye’de böyle. Siyasi partilerin genel başkanları da birer modern ağalardır. Yanında kâhyalar var. Neden? Çünkü siyasi partiler demokrasinin hiç uğramadığı kurumların başında geliyor. Demokrasinin vazgeçilmez kurumları olan siyasi partiler ne yazık ki demokrasinin uğramadığı hanelerin başında. Milleti düşünen, fakiri düşünen yok. Ne var? Birkaç dönem güzel şeyler yapıyorlar sonrası yok. Nedir bu saltanat? Gelişmiş toplumlarda durum ne? Gelişmiş toplumlarda 4+4’ü yâda 5+5’i yapanlar evine gidiyor. Bu ülkede saltanat var bir de Ortadoğu ülkelerinde saltanat var. Peki, ne yapacağız? Süreli siyasete geçeceğiz. Türkiye kimsenin çevrenizi, çocuğunuzu zengin ettiğiniz bir makam olamaz. Süreli siyaset gereklidir.

“TÜRKİYE’DEKİ SİYASETİN TEMELİ İKTİDAR OLANININ SİZİ UNUTMASIDIR”
Atatürk cumhuriyeti kurarken ne demiş? Adaleti tesis edeceğiz, hayat pahalılığı sona erecek. Kalkınma sağlanacak. Liyakat kurumu getirilecektir. Yıl kaç? 1923. Kim demiş? Mustafa Kemal Atatürk. Şimdi yıl 2021. 100 yıl geçmiş hala adaleti, kalkınmayı sağlayacağız diyorlar. Bu ülkede 1923’ten 2021’e kadar hiçbir şeyi değiştirmediniz mi? değişmemiş. Peki, gelişmiş toplumlarda ne olmuş? 1944’te Almanya yerle bir olmuş. 1944’te yerle bir olmuş Japonya. O zaman 1950’lerde ki siyasetçiler hayat pahalılığından söz etmişler. Hayat pahalılığını sona erdireceğiz demişler. Kalkınmayı sağlayacağız demişler. Şimdi hiçbir Japon siyasetçisi Japonlara dönüp hayat pahalılığını sona erdireceğiz demiyor. Neden? Çünkü çözmüşler. Türkiye’deki siyasetin temeli iktidar olanının sizi unutmasıdır. Nasıl bir dönem daha iktidar olurum diye telaşa düşüyor.”

Haber: Emre Akkış

Abdulsamet İspir

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER