banner208

“Aynı sistemi 2023 seçimlerinde yine uygulayacaklar”

2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin konuşan AK Parti TBMM Grup Başkanvekili ve Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olmayacağını düşündüğünü ifade ederek, "Muhtemelen seçimlere 6 ay ya da 3 ay kala kamuoyunun pek tanımadığı bilinmeyen bir profili büyük bir imaj mühendisliği ile kamuoyunun önüne çıkaracaklar. Ekrem İmamoğlu’nda bu projeyi yaptılar ve başarıya ulaştılar. Aynı sistemi muhtemelen 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yine uygulayacaklar” dedi.

“Aynı sistemi 2023 seçimlerinde yine uygulayacaklar”

AK Parti TBMM Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Beyaz TV’de yayınlanan 7. Gün Programına konuk oldu. Canlı yayında Pınar Işık Ardor’un sorularını yanıtlayan Ünal, gündeme ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Kılıçaroğlu’nun tek kazandığı yerin CHP Genel Başkanlığı olduğuna vurgu yapan Ünal, “Bu yüzden Cumhurbaşkanı adayı olacağını zannetmiyorum. Millet İttifakının da seçimlerle ilgili şöyle bir stratejisi olduğunu düşünüyorum; Muhtemelen seçimlere 6 ay ya da 3 ay kala kamuoyunun pek tanımadığı bilinmeyen bir profili büyük bir imaj mühendisliği ile kamuoyunun önüne çıkaracaklar. AK Parti onunla ilgili konuşmaya başladığında herhangi bir bagajı olmayan bu aday kendiliğinden büyümeye başlayacak. Ekrem İmamoğlu’nda bu projeyi yaptılar ve başarıya ulaştılar. Aynı sistemi muhtemelen 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yine uygulayacaklar. Macron aynı şekilde Fransa’da bir anda bir imaj çalışmasıyla seçimleri kazandı aynısı İstanbul’da uygulandı 2023 seçimleri öncesi AK Parti karşıtlığının oluşturduğu dalganın üzerine kamuoyunun pek tanımadığı, üzerine iyi çalışılmış bir profille çıkacaklarını düşünüyorum. Bu konuşulan isimlerin hiçbirisinin aday olamayacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“BENZEMEZLERİ BİR ARADA TUTAN TEMEL MOTİVASYON ERDOĞAN KARŞITLIĞIDIR”

Ünal, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Burada temel motivasyon iktidar olmak değil, seçim kazanmak değil. Burada temel motivasyon Erdoğan karşıtlığı, Erdoğanfobya, Erdoğan’ı devirmek ve Erdoğan düşmanlığı. Bunun içeride ve dışarıda çok geniş bir cephesi var. ABD seçimlerinde Biden Erdoğan karşıtlığı üzerinden siyaset yaptı. Yani Erdoğan karşıtlığı çok kıymetli bir seçim malzemesi, Amerika’da Hollanda’da Almanya’da Fransa’da Erdoğan karşıtlığı üzerinden seçim dili ve retoriği oluşturuluyor. Birbirine benzemez Saadet Partisi’ni HDP’yi CHP’yi İYİ Parti’yi diğer bazı partileri bu kadar birbirine benzemezleri bir arada tutan temel motivasyon Erdoğan karşıtlığıdır. Dolayısıyla Erdoğan karşıtlığı üzerinden böyle bir profil bekliyorum.

HDP’Lİ BAKAN TARTIŞMASI

Millet İttifakı eğer iktidar olurlarsa HDP’li bir bakan olacağı söylemine ilişkin konuşan Mahir Ünal, şu ifadelere yer verdi: “HDP şu an Meclis’te olan bir parti. Bize diyorlarki sizde geçmişte HDP ile görüştünüz burada çok önemli bir farkı göz ardı ediyorlar. Bizim HDP ile görüşmemizin amacı demokratik siyaseti güçlendirmekti. HDP ile demokratik siyaseti güçlendirmek, demokratik siyasetle terör, şiddet, silah bir arada olmaz zeminini pekiştirmek ve bu anlamda da HDP’ye de terörle, PKK ile arana mesafe koy. Senin Milletvekili adaylarını Kandil belirliyor, belediye başkanı adaylarını Kandil belirliyor. Bunlar gizli saklı şeyler değil ortaya dökülmüş şeyleri konuşuyoruz diye konuştu. Biz HDP’yi demokratik siyaset zeminine taşımak ve HDP’nin PKK ve Kandil’in gölgesinden kurtulmasını istedik. Peki, bugün HDP ile birlikte olanlar HDP’ye terörle arana mesafe koy diyorlar mı, PKK ile arana mesafe koy diyorlar mı? Tam tersine HDP ile olan ilişkilerinden dolayı katil polis diye bağırıyorlar ama katil PKK diyemiyorlar. YPG’li arkadaşlar PYD’li arkadaşlar, hendek kazan arkadaşlar diye konuşmak durumunda kalıyorlar. Buradaki temel siyasi sorunu görmek lazım. Siyasal olarak burada hem bir ahlak sorunu var hem de burada Türkiye’nin ulusal güvenliğini, göz ardı etme sorunu var. Eğer HDP’nin Milletvekillerini ve belediye başkanlarını Kandil belirliyorsa ve bununla ilgili de bunu araştırmak için de savcının harekete geçmesi herhangi bir şekilde harekete geçmesi sıkıntı teşkil etmiyor. Çünkü geçmişte Avrupa’da da, İspanya’da da savcı bir siyasi partinin terörle ilişkisinin olup olmadığını incelemek için çünkü bu kadar iddia varsa buna bir savcının duyarsız kalması söz konusu değil, bir savcının harekete geçmesi gayet normal, siyasetçinin de bunu konuşması gayet normal.

“2023 SEÇİMLERİ İÇİN HDP’NİN KENDİLERİ İÇİN ÇOK KRİTİK OLDUĞUNU GÖRÜYORLAR”

Eğer bu kadar ilişki ortaya dökülmüşse, siz ‘Biz sırtımızı PYD’ye YPG’ye dayıyoruz’ demişseniz siz ‘Apo’nun heykelini dikeceğiz’ diyorsanız, siz ‘PYD, HDP bir Öcalan projesidir’ diyorsanız daha burada konuşacak ne var? Bu soruyu sormak lazım. Zaten Meclis’te de HDP’de açık bir şekilde CHP ve İYİ Parti’ye ‘o sıralarda bizim sayemizde oturuyorsunuz’ diyor. İYİ Parti de CHP de bir şeyi çok net görüyorlar 2023 seçimleri için HDP’nin kendileri için çok kritik olduğunu görüyorlar bu gayet normal. Siyaset olarak böyle bir refleks göstermeleri normal ama burada ahlaki olmayan şey şu; dönüp HDP’ye ‘Terörle arana mesafe koy’ dememeleri. Bu olmadığı sürece mutfakta konuşulanlar sızıyor. 2018’de ortak anayasa çalışması yaptılar bunu gördük, şimdi bakanlık ve benzeri ifadeler de anlaşıyor ki mutfakta konuşuluyor ve kamuoyuna sızıyor. Ahlaki olmayan şey şu; zaman zaman HDP’de buna isyan ediyor hem İYİ Parti hem de CHP, HDP ile olan ilişkisini kamuoyunun önünde şeffaf bir şekilde ifade etmek yerine zaman zaman mutfağından sızan ve resmi olmayan ağızlardan söylenen bu tür ifadelerle karşılaşıyoruz.”

Haber: Abdulsamet İspir

Güncelleme Tarihi: 30 Mayıs 2021, 22:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner214

grandbet ekbonus.com Bonus Veren Siteler linkegit.com

bahis siteleri grandbetting cratosslot betkanyon albibet aresbet galabet maltcasino vdcasino baymavi supertotobet retrobet betasus betexper btcbahis betvole ngsbahis betmatik