KSÜ Tıp Fakültesi Konferans salonunda Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi organizesinde gerçekleştirilen etkinliğe; KSÜ Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Ahmet Yener, Yeni Doğan Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Sadık Yurttutan, ünite hemşireleri, sağlık personelleri ile prematüre aileleri katıldı. Programda konuşan KSÜ Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can, çok mutlu bir anı yaşadıklarını belirterek, yeni doğan yoğun bakım ünitesinde özveriyle çalışmalarını sürdüren sağlık çalışanlarını tebrik etti.

REKTÖR CAN: SİZLERİN MUTLULUĞU BİZLERİN MUTLULUĞUDUR
Rektör Can, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Çok mutlu bir anı yaşıyoruz. Bir insanı dirilten, bütün insanlığı diriltmiştir gibidir sözü gerçekten bugün için çok anlamlı. Bu bebeklerimizin hayata tutunması için ilk etapta yeni doğan ünitesindeki hekimlerimizin, hemşerilerimizin ve diğer personellerimizin işbirliğiyle olduğunu düşünüyorum. Bebeklerimizin hayata tutunması ve yaşayabilmesi için hastanemizdeki tüm bölümlerin tüm kliniklerin fayda sağladığını da görmüş olduk. Bu mutluluğumuzun daim olmasını temenni ediyorum. Böyle güzellikleri üniversitemiz çatısı altında olması beni mutlu ediyor. Sizlerin mutluluğu bizlerin mutluluğudur. Hekimlerimizin başarısı, hepimizin başarısıdır. İnşallah daha nice 17 Kasım Prematüre günlerinde beraber oluruz.          

YURTTUTAN: EKİP HALİNDE EMEK VERİYORUZ
KSÜ Yeni Doğan Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Sadık Yurttutan, şunları kaydetti: “37’nci haftasını doldurmadan doğan bebeklere biz prematüre bebek diyoruz. Prematüre bir perspektif. Biz bunu ağır, orta ve hafif prematüre diye sınıflandırıyoruz. 34-37 hafta arası hafif prematüre, 28-34 hafta arasına orta prematüre, 28 hafta altında doğan bebekleri ise ağır prematüredir. Prematüre ne kadar küçük doğarsa sorunsuz hayatta kalma şansı da azalıyor. Bu tüm dünyada bu şekilde. Dolayısıyla bu bebeklerin bakım sürecini gerek hayatta tutma gerekse de kaliteli hayatta tutma olgusu bizim ana hedefimiz. Bunun için burada ekip halinde emek veriyoruz. Bu emeği vermek ciddi bir donanım gerektiriyor. Ciddi bir ekip çalışması gerektiriyor. Ayrıca diğer bölümlerinde desteği gerekiyor. Prematüre bebeklerin izlenimlerinde en sorun yaşadığımız unsurlardan biri göz damarlarının gelişimi. Bunun yakın takibi ve gerekirse tedavisi gerekiyor. Bunun içinde göz bölümünden destek alıyoruz.

“KAHRAMANMARAŞ’IN ÖNEMLİ BİR İHTİYACINI KARŞILIYORUZ”
Kliniğimiz donanım açısından 2013’ten sonra önemli yetkinlikler kazandı. Yatak sayısı 40 adete yükseltildi. Donanımın ekiplerce iyi yürütülmesi gerekiyor. Biz 5 asistan, 1 öğretim üyesi, 3 sorumlu hemşire ve 35 hemşire ile dev bir ekibiz. Yıllık yaklaşık 600 bebek bu klinikte tedavi görüyor. Bu da aylık 50 yatış-çıkışa tekâmül ediyor. Kahramanmaraş’ta yılda ortalama 20 ila 23 bin bebek doğuyor. Bunların yüzde 5-10 oranında yattığını düşünürseniz Kahramanmaraş’ın önemli bir ihtiyacını karşılıyoruz. Buda ekibe önemli bir sorumluluk getiriyor.

“BÖLGE HALKINA HİZMET EDİYORUZ”
Üniversite uhdesinde olan bir kliniğiz. Dolayısıyla üniversitemizin imkânları kliniğimizin hizmetinde. Özellikle kliniğimize destek olan göz bölümü başta olmak üzere çocuk cerrahisi, gerektiği durumlarda beyin cerrahisi ve anestezi gibi kliniklerinde bu sürece destekleri yadsınamaz. Donanım unsurlarımız gerçekten üst kalitede. Kahramanmaraş’ta diğer yeni doğan kliniklerinde olmayan bir takım tedavi süreçlerini burada yürütüyoruz. Örneği rop eğer komplike olmuşsa ve bebekte bir problem gelişmişse lazer tedavisini bu şehirde yapan tek merkeziz. Bunun yanında nitrik oksit dediğimiz özellikle akciğer tansiyonu olan bebeklerde çok özel bir tedavi. Bunu sağlayan şehirdeki tek kliniğiniz. Biz bölge halkına da hizmet ediyoruz. Ayrıca kliniğimiz akademik çalışmalarda da çok etkin. Son 2 yıl içerisinde uluslararası alanda ciddi bilimsel yayınlara imza attık. Bunun yanında yeni doğan yoğun bakımının olmazsa olmazı hemşirelik hizmetleri. Bebeklerin tedavi sürecini yürüten hemşirelerimiz bizler için çok önemli. Onların da eğitim sürecine katkı sağlayabilmek adına biz bakanlıktaki uzun bir süreci aşarak yeni doğan hemşireliği sertifikasyon verme yetkisi bakanlık tarafından bize verildi.”

PINAR: BÜTÜN EKİBE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ
Prematüre annesi Zehra Pınar ise, “Bebeğim 27 haftalıkken dünyaya geldi. 118 gün yoğun bakımda tedavi gördü. 40 haftalık doğum sürecinin 27 haftada olması bizim için sürprizdi. Prematürelikle tanışmış olduk. Prematürelik sistemsel gelişimini henüz tamamlayamamış bebeklerin genel ifadesidir.  Bebeğimi yeni doğan ünitesine emanet ederken hiç gözüm arkada kalmadı. Bütün ekibe çok teşekkür ediyoruz.”

Konuşmalarının ardından müzik dinletisi ve akabinde ekibin ödüllendirildiği program, çekilen toplu hatıra fotoğrafının ardından son buldu.

Haber: Emre Akkış