Güvenç: Sorumluluk makamında olanlar gerekli önlemleri almalı

Rusya’nın Ukrayna işgali ve iklim krizi sebebiyle sarsılan tedarik zincirleri dünyanın çeşitli bölgelerinde kıtlık ve açlığı tetiklerken, Türkiye’de gıda krizi yaşanır mı?’ sorusunu yanıtlayan KSÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Güvenç, “Türkiye’de üretimi yapılan 150 bitkisel üründen 10-15 tanesinde yeterlilik sorunu yaşanmaktadır. Sorumluluk makamında olanların gerekli önlemleri alması ile bir kriz çıkmadan sürecin atlatılması mümkündür” dedi.

Güvenç: Sorumluluk makamında olanlar gerekli önlemleri almalı

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, büyük miktarlarda tahıl ve diğer temel malların depolarda kalmasıyla yaklaşan küresel gıda krizini tetikledi ve hızlandırdı. Avrupa'nın en büyük tahıl ihracatçısı olan Ukrayna savaş şartları sebebiyle tahıl sağlayamazken zaten küresel olarak zorlanan ekonomiler daha zorlu şartlar yaşamaya başladı. Buna eklenen iklim kriziyle birlikte ülkeler ekonomileri ve gıda tedariki için çareler aramaya başladı. Bu çerçevede ülkeler için tehdit oluşturan gıda krizinin Türkiye’de yaşanmaması adına ne yapılması gerektiğiyle ilgili bilgiler veren KSÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Güvenç, “Çok sayıda bitki türünde ihtiyaç, üretim ve yeterlilik aynı değildir. Tür bazında değerlendirme yapmak en doğrusudur. Bu noktada Türkiye’de üretilen ürünlerden yeterlilik seviyesi oldukça yüksek olanlarda sorun beklenilmese de düşük olan ve fiyatları farklı nedenlerle yükselenler ile ilgili önlem alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

TAHIL ÜRETİMİ BESLENME BAKIMINDA STRATEJİK ÖNEME SAHİPTİR

Güvenç, konuyla ilgili konuşmasında şunları söyledi: “Ülkemizde kültürü yapılan 150 kadar bitki türünden elde edilen üretim bitkisel üretimimizi oluşturmaktadır. Yani tarla bitkileri grubunda 55-60; meyve-sebze grubunda ise 75-80 kadar türün üretimi söz konusudur. Tahıl üretimi (yeterlilik yüzde 90 civarında) beslenme bakımında stratejik öneme sahiptir.

TARLA ÜRÜNLERİNDE DURUM NEDİR?

Toplam tahıl ürünlerinde 2019-2020 piyasa döneminde yurt içi üretimin yurt içi talebi karşılama derecesi (yeterlilik derecesi) yüzde 87,8 olarak gerçekleşti. Toplam tahıl üretiminde en büyük paya sahip olan buğdayın yeterlilik derecesi yüzde 89,5, yem sanayinin en önemli girdilerini oluşturan arpanın yeterlilik derecesi yüzde 94,8, mısırın yeterlilik derecesi yüzde 75,5, soyanın yeterlilik derecesi ise yüzde 4,7 olarak gerçekleşti.

Şekilde açıkça görüldüğü gibi yağlı bitkilerde ve bazı tahıl ürünlerinde sorun var.

Seçilmiş tarla ürünlerinde yeterlilik dereceleri, 2019-2020



Meyveler ürünlerinde durum nedir?
Meyveler ve içecek bitkilerinde 2019-2020 piyasa döneminde en yüksek yeterlilik derecesi yüzde 617,9 ile incirde gerçekleşti. Turunçgiller grubunda yer alan meyvelerin tamamında kendine yeterliliğin olduğu görüldü. Toplam çay arzının büyük bir kısmı kendi üretimimizden karşılanmakta olup, çayın yeterlilik derecesi yüzde 95,5 oldu.
Bu grupta çay, ceviz, badem, muz gibi ürünlerde yeterlilik düşüktür.
Seçilmiş meyve ürünlerinde yeterlilik dereceleri, 2019-2020



Sebze ürünlerinde durum nedir?
Bu grupta sorun yoktur. Bazı yıllarda sağan ve sarımsakta sorun rastlanmaktadır.

Toplam sebze ürünlerinde, 2019-2020 piyasa döneminde yurt içi üretimin, yurt içi talebi karşılama derecesi yüzde 107,2 oldu. Sebzelerde en yüksek yeterlilik derecesi havuçta yüzde 117,7 olurken, kuru soğanda yüzde 113,1, sakız kabakta ise yüzde 111,6 olarak gerçekleşti.

Seçilmiş sebze ürünlerinde yeterlilik dereceleri, 2019-2020

 

150 BİTKİSEL ÜRÜNDEN 10-15 TANESİNDE YETERLİLİK SORUNU YAŞANMAKTADIR.

Türkiye’de üretimi yapılan 150 bitkisel üründen 10-15 tanesinde yeterlilik sorunu yaşanmaktadır. Temel tarımsal ürünlerin iç piyasada ucuz ve düzenli olarak bulunması gerekir. Gıda güvenliği ulusal güvenliktir. Belki de bu nedenle Osmanlı Devleti’nden beri temel gıda olarak başta ekmeğin ham maddesi olan buğday ve et gibi bazı ürünler ile sebzeler piyasada düzenli olarak ucuz bir şekilde bulundurulmaya çalışılmaktadır. Bu durum fiyatalar da inişler çıkışlar olsa da büyük ölçüde başarılmaktadır. Sorumluluk makamında olanların gerekli önlemleri alması ile bir kriz çıkmadan sürecin atlatılması mümkündür.”

Haber: Abdulsamet İspir

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER