Kış aylarının gelmesi ve havaların soğuması insanların psikolojik değişimine neden oluyor. Günlerin kısalması, güneş ışınların azalması ve fiziksel aktivitelerin de azalması psikolojik rahatsızlıklarının da önünü açabiliyor. Kış aylarında insanların evlere kapanmasının ve daha çok kapalı alanlarda bulunması da kış depresyonunu tetikleyen faktörler arasında gösteriliyor. Konu ilgili değerlendirmelerde bulunan Psikolog Sibel Kılıç, kış depresyonu hakkında gazetemize açıklamalarda bulundu.

Sibel Kılıç-1

EN BÜYÜK ETKEN D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ

Kış aylarında D vitamini eksiliğinin psikolojik sorunların en büyük etkeni olduğunu belirten Psikolog Sibel Kılıç, “Kış aylarında aktivitelerin azalması, evlere kapanma, gün ışığından az yararlanmak ve günlerin kısalması daha depresif hissetmemize neden oluyor. Bizler gün ışığında daha fazla seratonin salgılamaya başlıyoruz. Kapalı havalarda, kapalı mekânlarda, karanlık yerlerde melatonin salınımı artmış oluyor. Kış aylarında melatonin hormonun salgılanması fazla olduğu için uykuya geçişimiz kolaylaşıyor. Bizler kendimiz gün içerisinde daha yorgun ve daha uykulu hissediyoruz. Bunun için de kış aylarında güneş ışınını alabildiğimiz kadar almalıyız. Perdelerimiz sürekli açık olmalı, ev içerisinde loş bir ortama müsaade etmemeliyiz. Gün içerisinde melatonin salgısı ne kadar çok olursa biz o kadar duygu durumu olarak o kadar çökkün olmuş oluruz. Bundan dolayı da seratonin salınımını arttırmamız gerekiyor. Seratonin salınımı artırmak için de daha çok fiziksel aktiviteler yapmalıyız, yaz aylarına göre daha çok sosyalleşmeliyiz, daha fazla iletişim kurmalıyız, daha fazla dışarıda vakit geçirmeliyiz. Gün ışığından yeteri kadar faydalanamadığımız için D vitamini eksikliği yaşıyoruz. D vitamini eksikliği yaşamakta birçok psikolojik rahatsızlığın başlıca nedenlerinden birisidir.

Kahramanmaraşlı dağcılar, doğa yürüyüşü sırasında mağara keşfetti Kahramanmaraşlı dağcılar, doğa yürüyüşü sırasında mağara keşfetti

rtuyuyhuy

MEVSİM GEÇİŞLERİNDE DAHA MUTSUZ VE AGRESİF HİSSEDEBİLİRİZ

Her insan kış mevsiminde bu durumdan çok etkilenir ve depresyona girer diyemeyiz. Kişinin daha önce depresyon öyküsü varsa daha fazla risk grubunda yer alır. Bu kişilerin özellikle mevsim geçişlerinde kendilerine daha çok dikkat etmesi gerek. Bu kişiler; düzenli ve sağlıklı beslenmeli, mevsimin meyve ve sebzelerini tüketmeli, uyku düzeni oluşturulmalı, fiziksel aktiviteler yapmalı. Halsizlik, isteksizlik, konsantrasyon bozukluğu, öfke, kol ve bacaklarda ağırlık şeklinde hissedilebilir. Uyku bozukluğu ve aşırı uyuma biçiminde görülür. İştah değişikliği de artış yönündedir. Karbonhidratlara düşkünlük artar, kilo alımı belirgindir. Mevsim geçişlerinde daha mutsuz ve agresif hissedebiliriz. Hormonlarımız ışığa bağlı olarak değişiyor, değişen hormonlar da psikolojimizde farklı etkiler bırakıyor. Yaz aylarında daha az olumsuz psikolojik etkilerle karşılaşırken, kış aylarında havanın erken kararmasıyla daha fazla olumsuz psikolojik etkilerle karşılaşıyoruz. Yapılan araştırmalar incelendiğinde depresyon hastalarının kış aylarında hastane yatışlarının fazla olduğunu görüyoruz. Kış ve soğuk depresyon ve tükenmişlik sendromuna da neden olabiliyor” şeklinde konuştu.erteryfjhjk

Haber: Ömer Harmankaya