Tarihi Kentler Birliği (TKB) Olağan Toplantısı, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Meclis salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya, Tarihi Kentler Birliği Başkanı ve aynı zamanda Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, TKB ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Sezer Cihan ve Faruk Göksu katıldı. Toplantıdaki gündem maddeleri, Birlik Meclisinin 23 Eylül 2021 tarihli toplantısına ait tutanakların okunması, Encümen Üyelerinin gizli oylama usulü ile seçimi, plan ve bütçe komisyonu kurulması ve komisyona üye seçimi, Birliğe üye olmak isteyen Belediyeler ile ayrılmak isteyen Belediyelerin taleplerinin görüşülmesi ve buna bağlı olarak Birlik Tüzüğüne bağlı listenin onaylanması, Birliğin 2021 mali yılı bütçe kesin hesabına ait plan ve bütçe komisyon raporunun görüşülmesi, Birliğin 2021 faaliyet raporunun görüşülmesi şeklinde sıralandı.

Toplantıda konuşma yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, eski şehirleri yaşatmanın önemini vurguladı. Eski bir şehirin ihya olması için sadece dışını restore etmenin yetmediğini söylerken, yapıların ve binaların bugüne uyarlanarak yaşam ünitelerine dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Saf turizm odaklı dönüşümlerin şehri yaşayan müzeye dönüştüreceğini vurguladı. Toplantının devamında Güngör, Kahramanmaraş’ın önemli değerleri olan, Germanica Mozaikleri, Maraş Kalesi, Eski Tarihi Konakları tanıtarak buralar hakkında misafirlere bilgiler verdi.

Onikişubat Belediyesi, yollarda standardı yükseltiyor Onikişubat Belediyesi, yollarda standardı yükseltiyor

SADECE BİNALARIN YAPIM MALZEMELERİNİ YENİLEYEREK ESKİ ŞEHRİ İHYA ETMİŞ OLUR MUYUZ?

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, “Bir şehre dışarıdan geldiğimizde evlerin içini göremeyiz. Binaların dışı size şehir hakkında bilgi veriyor. Kullanılan malzeme ve malzemeye verilen şekil, şehirde yaşayan insanların bilgi ve görgüleri hakkında size ön bilgiler verdiğini biliyoruz. Estetik, ekonomi ve ergonominin birlikte gözetilerek inşa edildiği binalar her daim ufkumuzu açmaktadır. Kadim şehirlerimizde mimari ve estetik uygulamalar atalarımızla bağımızı tekrardan kurmamızı sağlıyor. Onlar bedenini teslim etmişlerdir ama bıraktıkları ruh bize emanet olarak hala eski şehirler içinde yaşamaktadır. Eski şehirler, eski üretim ve iş yapma biçimlerinin yaşayan müzesi olarak da okunabilir. Kendi memleketim olarak eski Maraş sokaklarını gezdiğimde cumba ve eliböğründe de eski ahşap ustalarımızı da korkulukları da kaynak olmadan çalışan demir ustalarımızı kapı ve girişlerinde bina inşa edenin zevkini okumak bana ayrı bir zevk vermektedir. Bu eliböğründe aynı zamanda bizim bir yemeğimize de konu oldu. Eski şehrimiz nasıl ihya olunur? Sadece binaların yapım malzemelerini yenileyerek eski şehri ihya etmiş olur muyuz? Eski şehirlerimizde sadece binaları tek tek restore ederek bunu başaramayız. Eski şehirlerimizi, şehirlerimizin ruhunu, bugünkü ihtiyaçları gözeten yaşam üniteleri olarak yeniden organize ederek yaşatabiliriz. Eski şehirlerimize hayat vermenin yollarından birisi, turizm odaklı dönüşüme girmektir. Ancak saf turizm odaklı dönüşümler şehrimizi yaşayan müzelere dönüştürmekte, müze şehirler ise zamanla ruhunu kaybetmektedir. Bu nedenle turizm esası olan ama kadim şehirlerimiz esnaf, sanatkar, aydın ve gençlerin yaşam alanı olarak düşünebileceğimiz ihya etmemiz gerektiğini düşünüyorum.”

ESKİ ŞEHİRLERİN RUHUNU NASIL YAŞATIRIZ?

Güngör, “Kendimize şu soruyu sormak lazım. Eski şehirlerin ruhunu nasıl yaşatırız? Çöküntü alanı haline gelen bu bölgelerimizi hayatımızın bir parçası haline nasıl getirebiliriz?  Eski binaların sadece malzemeleri eskimez, bina sahiplerinin ilişkileri de eskidiği için binalar terkedilir ve içinde yaşamayan evler zamanla çöker. Buradan da eski eserlerde öncelikle mülkiyet sorunun çözülmesi, bir model oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Tıpkı tarım arazilerinde olduğu gibi miras sorununu çözeceğimiz modeller geliştirdiğimizde. Mülkiyet sorunu çözülen yapıların restorasyonu konusunda ülkemizde güzel çalışmalar yapılmaktadır. Artık Türkiye’nin dört bir yanında sadece kamuya ait eski eserler değil sivil mimarlık eserleri de çok güzel restorasyon örnekleriyle yeniden hayat bulmaktadır. Bu yenileme modeli şehirlerimizin kaybolan ustalarını yeniden ortaya çıkaracağını da düşünüyorum. Bu nedenle usta yetiştirilmesini desteklememiz gerektiğini de ifade ediyorum. Ayrıca eski eser restorasyonlarında sokak ve mahalle planlaması sorununu da çözmemizin bu sürece çok büyük katkısı olacağını düşünüyorum. Özellikle organik malzemeyle inşa edilen bu sağlıklı evlerde yaşamak isteyenlerin önlerini açmalı ve yönlendirme yapmalıyız. Özelikle pandemi sonrası müstakil hayatı tercih etmek isteyenlere bahçelerinde kendi üretimlerini yapabilecekleri organik malzemeyle inşa edilmiş, ısı yalıtımı ve diğer unsurlar ile birlikte bu evleri alternatif olarak sunmamız gerektiğini düşünüyorum. Tarihi Kentler Birliği Başkanı olarak ülkemizde eski şeylerin restorasyonlarında çok yol alınması ve güzel örnekler ortaya çıkası beni memnun ediyor. Burada her bir şehrimizde çok önemli örnekler hizmetler var devam ediyor. İnşallah bu birlikteliğimiz karşılıklı tecrübemizle devam edecektir. Daha yapacak çok şeyimiz olduğunu ifade ediyorum. Şu gördüğünüz alanın yüzde 40’ının bir dönüşüme ihtiyacı var. Fakat bu konuda güzel örnekler var Büyükşehir Belediyemizin başlattığı bugünde önemli bir kısmını görmüş olacağız. İlçe belediyelerimizin de yaptığı güzel örnekler var inşallah her geçen gün bunlar artarak devam ediyor.”

GELECEĞİN TARİHİ ŞEHİRLERİ

“Biz, evlatlarımıza torunlarıma nasıl bir şehir bırakmamız gerektiği konusunda da bir kongre, sempozyum düşünüyoruz. Geleceğin tarihi şehirleri ecdadımızın bırakmış olduğu biz torunlara veya gelecek nesillere nasıl bir tarihi şehir, onlar ne ile övünecek böyle farkındalık yaratan bir kongre. Hakikaten görmek çok önemli. Ben de Belediyeler Birliği Genel Sekreterliği’nde tarihi kentlerin birkaç programına katıldım, çok yararlı oldu. Bu sadece başka ülke örnekleri yanında inanın oraya gelince daha çok farkında oldum, birbirimizle buluşma ihtiyacımız var. Bu toplantı da çok anlamlı. Orda biniyoruz, iniyoruz, birbirimizi görüyoruz, nasılsın, hoş beş bunlar çok anlamlı. Bir de dünya etme bulma dünyası, her zaman Belediyeler Birliğinden daha fazla destek isterlerdi ben de ya yetmez mi derdim. Allah getirdi bizi Tarihi Kentler Birliği Başkanı yaptı, şimdi bunun ne kadar kıymetli olduğunu gördük. Büyük konuşmamak lazımmış. Ama bunlar güzel birliktelik. Bugün ülkemizin her bir köşesinde burada yerel yöneticilerimiz var. Tarihi Kentler Birliği çatısının çok kıymetli olduğunu ifade ettik. Bugün hepimiz şehirlerimizin tarihi dokusu, kimliğini korumak yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışıyoruz gayret ediyoruz. Her bir belediye başkanımıza yürekten teşekkür ediyorum.”

GERMANİCA VE MARAŞ KALESİ’NİN ETRAFI DÖNÜŞECEK

“Bizim Germanica, milattan önce yüzüncü yıllara dayanan bir mozaik alanımız var. Burası 146 hektarlık bir alan burada mozaikler çıktı. Buranın mülkiyet hakları sınırlandırıldı. Bu mozaikleri biliyorsunuz bu bölgedeki birçok şehrimiz de var, çok kıymetli. Aynı zamanda kaleyi merkeze aldığımızda, kapalı çarşı bu alanda da büyük dönüşüm alanı yer alıyor. Şimdi biz bu alanda bütüncül bir çalışma yapıyoruz, Fakat bunları etaplandırarak dönüşüm yapmaya çalışıyoruz. Tarihi kapalı çarşımızın cephesi bize uygun değildi ve bu şehrin en merkezi alanında yer alıyordu. Hemen geldiğimizde bunun projesini hazırladık kuruldan onaylattık ve cephe iyileştirmesini yaptık ve bitirdik hamdolsun. Çok nezih ve estetik bir görünüm kazandırdık. Kentsel dönüşüm alanımızda var burayı da inşallah çok kısa sürede dönüşümünü gerçekleştirmiş olacağız. Kale etrafında bir dönüşüm projesi planladık etap etap bunları gerçekleştiriyoruz. Çünkü kale bizim için son derece anlamlı projesini son aşamaya getirdik. Birinci etabı inşallah yakında başlatıyoruz. Germanica’yla ilgili de inşallah bir başlangıç yapmış olacağız” ifadelerini kullandı.

ÖMER HARMANKAYA