2022 yılının son aylarında Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yaptığı açıklama ile infaz kanununda yeni düzenlemeye gidileceğini ifade etmişti. Mevcuttaki infaz kanununda, işlenen birçok suçta 3 yılın altında verilen cezaların infazı olmuyor. Suç işleyen vatandaşlar, denetimli serbestlik veya erteleme yöntemi ile cezaevine girmiyor. İnfaz Kanunu’nda yapılacak yeni düzenleme ile suç işleyen vatandaşlara verilen ceza bir gün olsa bile cezaevine girecek. İlerleyen zamanda yürürlüğe girmesi beklenen yeni İnfaz Kanunu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan gazetemizin Köşe Yazarı Avukat Musab Hasırcı, suç işleme oranlarının düşürülmesi konusunda toplumun eğitilmesi gerektiğini vurguladı. Hasırcı, “Bu konuda bu işin kolayına kaçıyoruz gibime geliyor. Temelde bir sıkıntı var, sorunun en son kısmıyla uğraşıyoruz. Bu sorunu bir zinciri olarak düşünelim, bu zincirin ilk halkasını koparırsak halkayı tamamen ortadan kaldırırız ama zincirin en sonundaki halkadan başlayarak tüm halkaları tek tek çıkarmaya çalışıyoruz” dedi.Av. Musab Hasırcı

KİŞİLER CEZA İLE CAYDIRILMAZ

Avukat Musab Hasırcı açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: “Suçluluk oranın düşürülmesinde, cezalandırılmanın en sonda payı olduğunu düşünüyorum. Kişiler ceza ile caydırılmaz. Bir suç işleyen kişi, hapisten çıktığında aynı suçları işlemeye devam ediyor, ıslah olmuyor. Suçun sebepleri araştırılmalı, bu konuda Türkiye’de yeteri kadar çalışma yapılmıyor. Bu kanun düzenlemeleri yapılırken uzmanlardan da destek alınmıyor. Sosyologların, psikologların, suç psikolojisi üzerine çalışma yürüten uzmanların görüşleri alınmadan infaz düzenlemesi yapılması doğru değil. Bu konuda toplumda bir çalışma da yapılmıyor. Toplumu suça sürükleyen faktörler neler, insanlar neden suç işliyor gibi sorunların ne olduğunu saptamalıyız ve bunları çözmeliyiz. Bunları yaparsak, hapse attığımız kişileri cezaevinde, ona eğitimler vererek, seminerler vererek, bu kişiyi telkin ederek ıslah edebiliriz.dfhgjuhk

VATANDAŞLAR İŞLENEN SUÇUN KARŞILIKSIZ KALDIĞINI DÜŞÜNÜYOR

İşlenen çoğu suçta verilen 3 yılın altındaki cezaların somut bir karşılığı yok. Cezanın ertelenmesi ya da denetimli serbestlik var. Bu durum vatandaşın gözünde, işlenen bir suçun somut bir karşılığın olmaması anlamına geliyor. Devlet, suçluları ıslah etmekten, toplumdaki suç oranını azaltmaktan vazgeçmiş görünüyor, bununla ilgili artık bir çaresizliği var gibime geliyor. Adalet Bakanı bu durumla ilgili ‘toplumda cezasızlık algısı yaratıyor’ dedi. Bu görüşe katılıyorum, durum gerçekten de böyle. Vatandaşlar işlenen suçun karşılıksız kaldığını düşünüyor. Ben, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ile ilgili bunu söylemiştim. Toplumda ve mağdurlarda, suç işleyenlerinin cezasız kaldığı izlenimi yaratıyor. Aynı şekilde infazın denetimli serbestliğe tabii tutulması için de geçerli. Ülkemizde Asliye Ceza Mahkemelerine baktığımızda neredeyse bütün suçlarda verilen cezalar 3 yılın altında. Ceza 3 yılın altında olunca, infaz olmuyor. Tehdit, yaralama, dolandırıcılık suçlarının çoğunun cezası indirim yapılınca 3 yılın altına düşüyor. Hal böyle olunca suçlu hiç cezaevine girmiyor. Aslında bir de şöyle bir durum da ortaya çıkıyor: mağdur olan taraf ‘adam beni vurdu, beni mağdur etti ama cezasız kaldı’ diyor. Bu da bir kaosa neden olabiliyor.hkjhljklş

Yarıyıl Tatili Büyükşehir’le Daha Eğlenceli Yarıyıl Tatili Büyükşehir’le Daha Eğlenceli

DÜZENLEMENİN ETKİSİ OLACAKTIR

Ceza Hukuk’unun amaçları: suçluları ıslah etmek, vatandaşları suçlardan caydırmak ve toplumdaki vicdanı rahatlatmaktır. Bakanın ifade ettiği gerekçeler de toplumun vicdanını rahatlatmaya giriyor. Bir kişi hak ettiği cezayı aldığında toplumun vicdanı rahatlıyor. Hepimizin de bildiği bir şeydir, kararlarda ‘Türk Milleti adına’ ibaresi yer alır. Bu ifade toplumun vicdanını kasteder ve kamu düzenini sağlamayı amaçlar. Şuan ki ceza sisteminde toplumun vicdanı rahatlamadığı için vatandaşlar kendi hakkını kendisi aramak zorunda bırakılabiliyor. Bu düzenlemenin etkisi olacaktır. Bu cezasızlık hali toplumu cesaretlendiriyor, bu düzenleme ile bu cesaret kırılacaktır. Şuan ki uygulanan sistemde bir kişi 6 yıl hapis cezası aldığında, bu kişi bu cezanın yarısını yani 3 yıl yatacak. Ceza 3 yıl olduğu için de kişi denetimli serbestlik ile serbest bırakılıyor, 6 yıl ceza alan bir kişi hiç cezaevine girmedi. Yapılacak yeni düzenleme ile amaç şu: hafif suçlarda, suç işleyenler 1 gün de olsa cezaevine girecek. Suç işleyen kişiye de somut olarak bir ceza verilmesi amaçlanıyor.

İNSANLARIN BİLİNÇLENDİRİLMESİ LAZIM

Kriminoloji, toplumu kişiyi suça sürükleyen sebepleri her alanda geniş kapsamda inceleme yapan bir bilim dalıdır. Toplumumuzda işlenen suçlara baktığımızda istatistiki verilerin ne durumda olduğunu bilmiyorum ama zannımca malvarlığına karşı işlenen suçların çoğunlukta olduğunu düşünüyorum. Bu da insanların ekonomik durumlardan dolayı suça sürüklendiğini gösterir. Cezaevinde olan insanlara baktığınızda çoğunluğunun ekonomik durumu iyi olmayan insanlardır. Yanlış anlaşılmasın ‘ekonomik durumu iyi olmayan insanlar suç işlemez’ demiyorum. Toplumu bilinçlendirmemiz lazım, suç işlenerek hiçbir şeyin elde edilmeyeceğini anlatmamız lazım. Örneğin: dolandırıcılık suçunu işleyen birisi, yakalandı. Bunun tazminat boyutu var, aldığını geri verecek, cezaevine girecek, ceza sicile işlenecek ve toplumdan dışlanacak. Kar edeyim derken zarar edecek. İnsanların bu konuda eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi lazım.”

Haber: Ömer Harmankaya