Geçenlerde dediysem, neredeyse bir sene oldu olacak, bağ evinde birliktelikte ki özlemiştik kendisini, hasret ve özlem gidermiş, dostlarla sohbet ederken, maziye bakıvermiş, geçmişe zaman ayırmıştık, takılıvermiştik.

Hatıralar canlanmıştı gözlerimizde. Ki herkesin söyleyecek bir şeyi vardı, geçmişten kalan ve geleceğe ayna tutacak.

Zaman çabuk geçiyor.

Çevresi geniş, sevilen ve sayılan bir siyasetçidir sayın Veysi Kaynak. Belediye Başkanvekilliğinden beri tanırım. AK Parti ile birlikte İl Başkanlığı, milletvekilliği, Adalet Bakan Yardımcılığı, (ki kendisinin Adalet Bakan Yardımcısı olacağını, daha netleşmeden, belli olmadan büromuzda yemek yerken söylemiştim. Falcı, müneccim, kâhin değildim ama malum olmuştu bize. Sonra Ankara’ya gidip, makamında kahvaltı ile birlikte ilk haberi yapan gazeteci olduğumu da onurla belirtmem gerekir), derken siyasetin rengi, güzergahı ve işleyiş modeli değişti, sayın Binali Yıldırım’ın Başbakanlığı döneminde Başbakan Yardımcısı olması, şehrimiz ve ülkemiz siyaseti açısından dönüm noktasıydı, milattı.

*

Başbakan Yardımcısı iken şehrimizde ilkler yaşandı. Siyaseten ve hizmet noktasında. AFAD’tan da sorumluydu. Şehrimize ekonomik, ticari ve sosyal sorumluluk anlamındaki katkısı unutulmadı, unutulmayacaktır.

*

Cumhurbaşkanlığı sistemiyle, Başbakanlığın nihayet bulması ardından siyaseten kenara çekilen, bazılarınca unutuldu denilen, ancak ahde vefa ve gönüllere dokunma noktasında samimiyetinden kuşku duymadığımız Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından bir kere daha ödüllendirildi ve Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Yönetim Kurulu Başkanvekilliğine getirildi.

Bu şehrimiz için, AK Parti iktidarı için bir onurdu, bir şeref madalyası idi. Bu ödül aslında sadece sayın Kaynak’a değil, Kahramanmaraş’a verilmişti, AK Partiye layık görülmüştü.

Zaten sayın Kaynak da bu ödüle birebir sahiplenmedi, Kahramanmaraş  halkına hediye etti.

Ne yaptı derseniz, sadece birini hatırlatayım, Türkiye’nin dördüncü büyük cezaevini Türkoğlu’na getirdi. Bununla birlikte bu ilçenin çehresi ve kaderi değişti, sosyal yaşam ve ekonomik anlamda ilçenin nüfusu da arttı, yaşam kalitesi de…

Dahasını sayacak olursam, yerim kâfi gelmeyecek.

*

O’nun unutulmaz dostları vardır. Çevresi yani.

Öyle ki bu arkadaşları buram buram asalet kokar, buram buram samimiyet kokar, buram buram çıkarsız dostluk kokar.

En önemlisi de buram buram ahde vefa kokar.

Bu listeden kirli koku gelmez!

Zira bu dostluk, bu sevgi, bu samimiyet, bu çıkarsız arkadaşlık ilanihaye sürecek ve sürmesi de gerekiyor.

Ki samimiyet, ahde vefa çerçevelere de sığmıyor, dar geliyor her şey. Zaten günümüzde en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, samimiyet, ahde vefa…

*

Geçenlerde esprili bir yazı yazmış, bir kere daha sesini duyma, hal hatır sorma fırsatı yakalamıştım. Telefonun öbür ucunda gülümsemesi yansıyor, teşekkür ediyor; “Sayın Fiskeci, üstadım…” derken bile yüreğinden konuşuyordu.

Sayın Veysi Kaynak bu şehrin siyasi hafızası.

O’na sağlıklı günler, dostlarıyla birlikte uzun ömürler diliyorum.