TAŞERONLARA UMUT IŞIĞI!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sarıeroğlu’nun taşeron düzenlemesine ilişkin olarak "Yeni yıla girmeden beklentilere cevap vermiş olacağız" açıklaması, Kahramanmaraş Kamu Şirket Çalışanları Yardımlaşma Derneği’nin de (MARKAŞİD) yüzünü güldürdü.

TAŞERONLARA UMUT IŞIĞI!

Uzun bir süredir çözülmeyi bekleyen Taşeron işçi konusunda mutlu sona yaklaşıldı. Geçtiğimiz günlerde Eskişehir’de bir programa katılmak için giden ve bir gazetecinin ''Taşeron çalışanlarla ile ilgili yeni çalışmalarınız var mı?'' sorusu üzerine ciddi çalışma içerisinde olduklarını ve yeni yıla kadar beklentilere cevap vereceklerini söyleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sarıeroğlu’nun bu açıklaması, Türkiye genelindeki bir milyonu aşkın taşeron işçinin umutlarını yeşertti.

Son 3-4 gün içerisinde yaşanan tüm bu gelişmelerden sonra konuyu sıcağı sıcağına Manşet Gazetesi’ne değerlendiren MARKAŞİD Başkanı Bayram Akdere, yıllardan bu yana mücadele ettikleri konuda Çalışma Bakanının böyle bir açıklama yapmış olmasını olumlu karşıladıklarını belirtti. “Taşeron işçilerle ilgili çalışma çoktan biterdi ama ülkenin 15 Temmuz sürecini yaşaması ve akabinde FETÖ’cülerin temizlenme süreci, taşeron konusunun süresini uzattı” ifadelerine yer veren Akdere, temennilerinin yıl sonuna kadar adım atılması olduğunu söyledi.

MEMUR İLE TAŞERON İŞÇİ ARASINDA ÜCRET TALİHSİZLİĞİ”
Akdere, sözlerinin devamında şu ifadelere yer verdi: “Taşeron işçilerle alakalı dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu zamanında da aynı çalışmalar vardı, şimdi de aynı çalışmalar var. Ülkemizde 1936 yılından bu yana taşeron özelleştirilmesi devam ediyor. Ancak 2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde hükümet kadrolu işçilerden verim alamadığından dolayı taşeronlaşma hizmet alımına gitti. Hizmet alımına gittikten sonra tüm Türkiye’de bütün kurumlarda hizmet alanı genişledi. Tabii taşeron işçilerin sayısı günden güne yükselince ve memur ile taşeron işçi aynı işi yapmaya başlayınca burada bir ücret talihsizliği oldu. Yani kadrolu bir memur 3,5 bin TL alırken hizmet alımındaki arkadaşımız ise asgari ücret alıyor. Bunun nedeni ise o zamanlar sendikacı arkadaşlarımızın işçilerimize sahip çıkamamasından kaynaklanıyordu. O zamanlar dönemin Başbakanı şimdiki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile yine dönemin Çalışma Bakanı Faruk Çelik, yasayı değiştirerek, sendikaların önünü açtı ve cumhurbaşkanımız o zamanki İşçi Çalıştayında hizmet alımındaki tüm taşeron arkadaşlarımızın sosyal haklarının verileceğini söylemişti. Bu da nihayetinde çok şükür oldu. Türkiye’de bugün bir milyonu aşkın taşeron işçimiz var. Sendikalarımız da bu süre zarfı içerisinde üye yapmaya çalıştı.”

SÜREKLİ MÜCADELE İÇERİSİNDEYDİK”
Taşeron işçiler olarak yıllardan bu yana mücadele içerisinde olduklarını ifade eden Akdere, Bakanın bu açıklamasını faydalı gördüklerinin altını çizdi. Akdere, “Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu. Başbakanımız ise Ahmet Davutoğlu oldu. Tabii bu taşeron konusu büyük bir çalışma. Başbakan Davutoğlu o dönemler bir çalışma yaptı ancak yapılan bu çalışmada taşeronların hepsine kadro verilmesi mümkün gözükmedi. Zaten az öncede dediğim gibi bu sorun bir gün de çözülecek bir iş değil. Şimdi yeni bir Çalışma Bakanımız var. Şu anki bakanımız işçinin içerisinden gelen bir bakanımız. Kendisi bakan olmadan önce Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanıydı. Kendisi konuya oldukça hâkim durumda. Tabii geçen günlerde taşeron düzenlemesine ilişkin olarak "Yeni yıla girmeden beklentilere cevap vermiş olacağız" şeklinde bir açıklaması vardı. Bunun üzerine biz taşeron işçiler olarak gerçekten çok ümitlendik. Bakanımızın bu açıklamasını faydalı buluyoruz. Zaten sürekli bir mücadele ediyorduk. Her ayın belli aylarında Ankara’ya gidip, toplantılara katılıyorduk. Bu açıklama bize ayrı bir hava kattı. İnşallah yıl sonuna kadar bir çalışmanın olacağına bizde ümitliyiz” ifadelerini kullandı.

İŞ GARANTİSİ İSTİYORUZ”
İş garantisi isteklerini yineleyen Akdere, son olarak sözlerine şunları ekledi: “Nasıl derseniz de biz devlete arada ki şirketi kaldırın dedik. Şirketin bir maliyeti var. Aracı şirket her bir personelin üzerinden yaklaşık 200 TL hizmet bedeli alıyor. Biz de bu 200 TL’yi bize verin dedik. Daha sonra yine kurum olarak iş garantisini verin, aradan şirketi kaldırın dedik. O gün dönemin Çalışma Bakanı Süleyman Soylu teklifimizi çok iyi almıştı ve akabinde bize teşekkür etmişti. Ancak buradaki asıl sıkıntı sendikalardan kaynaklandı. Hükümet ile sendikalar kendi arasında anlaşamadı. Ama şu anki süreçte Çalışma Bakanımız Sarıeroğlu’nun bu sorunu çözeceğine inanıyoruz.”

Haber: Emre Akkış

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER