Gümrüksüz konuşan, desteksiz atan, o kadar çok insanımız var ki, bunların siyasiler, bürokratlar ve sivil toplun kuruluş kanaat önderleri kadar içlerinde gazetecilerin de olduğunu rahatlıkla söyleyebilir, yazabilirim.

Ölçü yok!

Bilgi edinip, araştırıp, sorup soruşturup patavatsızca konuşanlar mı ararsınız?

Sırf yazmak, sırf konuşmuş olmak için kendinden geçip pot kıranları mı ararsınız!

Lafın nereye gideceğini düşünmeden, bilmeden, karşısındakini küçümseyerek ifade ile sanki kırk yıllık ahbabı, kırk senelik dostu imişcesine samimiyetsiz şekilde samimi(!) cümlelerle muhatabını aşağıladığını sananları mı ararsınız!

Çok bunlardan. Sürüsüne bereket!

*

Ben her ne kadar siyasileri, sivil toplum kanaat önderlerini, bürokratlarını sıralamış olsam da, siz bunlara belediye başkanlarını da rahatlıkla, gönül huzuru ile ekleyebilirsiniz!

Var mı, sahiden aramızda dolaşıyorlar mı, karşımıza çıkarlar mı, gazetelerde boy ve arz-ı endam gösterirler mi diye uzun boylu araştırmanıza, beklemenize gerek yok, her an her dakika karşınıza çıkabilirler.

Olmadık, umulmadık zamanda…

*

Bunların ağzının ölçüsü yok!

Atalarımız ‘iki düşün bir söyle!’ demiş olsa da, kalabalık içinde özellikle, sırf konuşmuş olmak için, sırf iki kelam etmiş olmak adına patavatsızlığa soyunanları gördükçe, duydukça, okudukça sinir katsayılarımı artsa da, kendimi zor tutuyorum.

Ağzımı bozmamak için!

*

Tabi nişan almadan ateş etmeye kalkışınca, karavana yaşıyor, ıskalıyor, hedefi tutturamadığı gibi, ona buna rezil olmaktan da yakasını kurtaramıyor.

Biraz itidal, biraz sakin, biraz tehennili ol diyorsun da, lafın kalıyor, o bildiğini okuyor, okuyunca da karşısındakini ne hallere düşürdüğünün farkına varamadığı gibi, söylediği langir lingir sözlerden dolayı göğsünü kabarta kabarta geziyor toplum içinde.

Başını gözünü çevirip ‘bu kadar da olmaz ki’ diyorsun!

Lahavle çekiyorsun…

Sabır, sabır diyorsun.

*

Dişlerini gıcırtadıp tansiyonun, şekerin yükselse de içinden ‘Tövbe!’ çekip Allah’a havale ediyorsun ama bunlar Allah’ı da kandırıyorlar birader.

Sabır dedik de, sabır taşı da çatlıyor azizim bunların elinden!

Baksana, adam sabah akşam önce ateş ediyor, sonra nişan alıyor!

Iskaladığını, karavana attığını bilseler bile alkış çalıyorlar adama.

Lahavle!