Kahramanmaraş’ın yetiştirdiği en önemli isimlerden biri olan ve 2017 yılında rahatsızlığı nedeniyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Türk edebiyatının Beyaz Kartalı Şair Bahaettin Karakoç için vefatının 3. yıl dönümünde anma programı düzenlendi. Şeyhadil Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen anma programına Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Kahraman, milli eğitim camiası, dostlarının ve sevenleri katıldı. Programda Bahaettin Karakoç adına İmam Hatif öğrencileri tarafından Kur’an-ı Kerim hatmi indirilirken, dualarla anılan Bahaettin Karakoç’u en büyük oğlu Oğuz Karakoç anlattı. Anma programının ardından Oğuz Karakoç, babasının kitabını kendilerini yalnız bırakmayan insanlara hediye etti.

“EN NİHAYETİNDE HEPİMİZİN GELECEĞİ BURASI, BAKİ KALAN BU KUBBEDE HOŞ BİR SEDA”

Program sonrası konuşan Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Kahraman, Üstad Bahaettin Karakoç’un güzel bir iz bırakıp dünya hayatına veda ettiğini ifade ederek, şunları söyledi: “Kahramanmaraş’ımızın yetiştirdiği güzel insanlardan birisi olan Bahaettin Karakoç’un vefatının 3 yıl dönümünde kabri başında dostlarıyla sevenleriyle beraber olduk. Ruhuna hatimler indirdik ve burada hatimlerimizi kabri başında bizzat tevdi etmek üzere hem İl Milli Eğitim Müdürlüğündeki arkadaşlarımızla hem de Bahaettin Karakoç üstadımızı sevenleriyle beraber olduk. En nihayetinde hepimizin geleceği burası, baki kalan bu kubbede hoş bir seda. Ondan dolayıda şu geçici dünya hayatına aldanmadan ilahi imtihana her birimizin hazırlanması öbür dünya için hazırlık yapması ve Peygamberimizin bize olan tavsiyesiyle ‘ölmeden ölünüz.’ Yani Kabirleri ziyaret etmek suretiyle o uhrevi hayatı bizzat hissediniz, mealindeki hadisi şerifini de bir kez daha burada hatırladık hakikaten. Dünya arkada kalıyor ve akabinde insanın yaptığı eserler, güzel izler kalıyor. Bahaettin Karakoç üstadımız da böyle güzel iz bırakmış ve dünya hayatını tamamlayarak uhrevi hayata geçmiş. Ve an itibariyle onu ziyaretimizden haberdar bir şekilde uhrevi hayatına devam etmekte. Bizlerinde Rabbimizin huzuruna varacağımız zaman imanıyla, Kur’anıyla geçmeyi cümlemize nasip eylesin inşallah.”

“VEFALI DOSTLARI BURADA GÖRDÜK, ONLARLA MUTLU OLDUK”

Bahaettin Karakoç’un en büyük oğlu Oğuz Karakoç ise şu ifadelere yer verdi: “Tabii duygusalız ama Türkiye’ye mal olmuş bir şairin evladı olmak bizi biraz rahatlatıyor. Vefalı dostları burada gördük, onlarla mutlu olduk. Var olsunlar ayaklarına sağlık, teşekkür ediyoruz. Ayrıca elimizde yeterli derecede hediye edecek kitabımız vardı. Kitap dostlarına, kitabı seven yazar ve şairlere bu kitapları hediye ettik.”

BAHAETTİN KARAKOÇ KİMDİR?

Şair bir ailenin üç çocuğundan biri olan Bahaettin Karakoç, 1930'da Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde dünyaya geldi.

Şair Abdürrahim Karakoç'un ağabeyi olan Bahaettin Karakoç, ilkokulu sonradan Ekinözü adıyla ilçe olacak Cela Köyü'nde, ortaokulu da Düziçi ilçesi ile Ankara'daki Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nde tamamladı.

Karakoç, kendi deyişiyle, ölünceye kadar yakasını bırakmayacak olan şiirin rüzgarına da öğrencilik yıllarında yakalandı.

Hatırda kalıcı, duygu ve düşünce yüklü, sanat değeri yüksek şiirleriyle üne kavuşan Karakoç'a "Beyaz Kartal", "Türk Şiirinin Dede Korkut'u" ve "Türk Şiirinin Türkmen Dervişi" gibi unvanlar verildi.

Usta şair, eserlerinde asıl adının yanı sıra "Baha Deliorman", "Said Yaylalı", "Ekinözülü Aşık Rahmani" mahlaslarını da kullandı.

Memuriyete 29 Ağustos 1944'te başlayan şair, Kahramanmaraş'taki sağlık kuruluşlarında 32 yıl 8 ay sağlık memuru olarak çalıştıktan sonra kendi isteğiyle 1982'de görevinden emekli oldu.

ŞİİRDE BİÇİMİ BİR ENSTRÜMANA BENZETİRDİ

Karakoç'un kaleme aldığı ilk şiiri "Cela Köyü", henüz 12 yaşındayken 1942'de Yurt gazetesinde yayımlandı.

Türk şiirine ve halk müziğine "Mihriban" gibi birçok önemli eserleri kazandıran şair Abdürrahim Karakoç'un ağabeyi olan Bahaettin Karakoç, şiirde biçimi bir enstrümana benzettiğini her fırsatta dile getirdi.
Karakoç, 1960'lara kadar yazıp çeşitli dergilerde yayınlattığı şiirlerini kitaplarına almadı. Birebir yaşadıklarını yazan, yazarken de yeniden yaşayan Karakoç'un edebiyat dünyasına asıl girişi 1973'te yayınlanan "Seyran" kitabıyla başladı.

Akşam gazetesiyle Türk Kadınlar Birliği'nin 1962'de düzenlediği Türkiye çapındaki bir edebiyat yarışmasında "İsa ile İshak" adlı hikayesiyle ikincilik ödülü alan yazar, 1983'te Kayseri Sanatçılar Derneğince yılın şairi seçildi.

"Bir Çift Beyaz Kartal" adlı kitabıyla 1986'da şiir dalında Türkiye Yazarlar Birliği ödülünü alan Karakoç, 1986'da çıkarmaya başladığı ancak 37 sayının ardından ekonomik sebeplerden dolayı kapatmak zorunda kaldığı "Dolunay Sanat ve Edebiyat Dergisi"ni çıkarmanın yanı sıra ülkenin dört bir yanından şairlerin katılımıyla 16 yıl aralıksız yapılan "Geleneksel Dolunay Şiir Şöleni"ni düzenledi.

Kurduğu "Dolunay Yayınları" ile yazarlığa ve şiire meraklı gençleri, edebiyat dünyasına kazandırmayı amaçlayan usta şair, Kültür ve Turizm Bakanlığınca, 1989'da Struga Uluslararası Şiir Akşamları Festivali'ne gönderildi ve festivalde tebliğ sundu.

Karakoç, Diyanet Vakfınca 1991'de düzenlenen "münacat" yarışmasında "Beyaz Dilekçe" isimli şiiriyle birincilik ödülü, 1993'te "Türkçenin Uluslararası 2. Şiir Şöleni" için gittiği Kazakistan'ın Almatı şehrinde "Büyük Abay Ödülü", 1997’de Malatya Büyükşehir Belediyesinin açtığı "Malatya" konulu şiir yarışmasında birincilik ödülü aldı.

Tarsus Belediyesince 2004'te düzenlenen "Karacaoğlan Şelale Şiir Akşamları" etkinliklerinde her yıl bir şaire verilen "Karacaoğlan Onur Ödülü" ile İstanbul Küçükçekmece Belediyesince 2011'de takdim edilen "Onur Ödülü"nün sahibi olan şair, 2012'de ise İstanbul Sultanbeyli Belediyesince verilen "Türk Şiirine Hizmet Ödülü"ne layık görüldü.

MESLEĞİNİ SORANLARA "ŞAİRİM" DİYE CEVAP VERİRDİ"

Türk edebiyatında "Dede Korkut" ve "Beyaz Kartal" olarak anılan Şair Bahaettin Karakoç'a Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesince (KSÜ), 2014'te "fahri doktora" unvanı verildi.

Bir kaza sonucu 2015'te beyin kanaması geçiren Karakoç, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesinde ameliyat edildi.

Şair Karakoç'un adına, Türk edebiyatına katkılarından dolayı, Kahramanmaraş Milli Eğitim Müdürlüğünün teklifi ve Kahramanmaraş Valiliği'nin oluruyla, 2015'te Bahaettin Karakoç İlkokulu yaptırıldı.

Türkiye Yazarlar Birliği tarafından "2015 yılı Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları Ödülleri"nde "Üstün Hizmet" ödülüne layık görülen Karakoç'un şiir, hikaye ve yazıları Hisar, Varlık Yıllığı, Türk Edebiyatı, Dolunay, Doğuş Edebiyat, Milli Kültür, Kültür ile Sanat gibi çok sayıda sanat ve edebiyat dergisinde yayımlandı.

Halk şiirine daha yakın olan şiir anlayışını son dönemlerinde modern tarzla birleştirip kendine özgü yeni bir çizgi ortaya koymayı başaran usta şair, mesleğini soranlara "şairim" diye cevap verirdi. Karakoç'un birçok şiiri, farklı formlarda bestelendi.

Karakoç, rahatsızlığı nedeniyle kaldırıldığı Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölümünde yapılan müdahaleye rağmen 17 Ekim 2018'de hayatını kaybetti.


ESERLERİ

Şair Bahaettin Karakoç, "Mevsimler ve Ötesi", "Seyran", "Zaman Bir Beyaz Türküdür", "Sevgi Turnaları", "Ay Şafağı Çok Çiçek", "Kar Sesi", "İlkyazda", "Bir Çift Beyaz Kartal", "Menzil", "Uzaklara Türkü", "Güneşe Uçmak İstiyorum", "Şiir Burcunda Çocuk", "Beyaz Dilekçe", "Güneşten Öte", "Dolunay Şiir Güldestesi", "Leyl-ü Nehar Aşk", "Aşk Mektupları", "Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman", "Ay Işığında Serenatlar", "Sürgün Vezirin Aşk Neşideleri", "Ben Senin Yusuf’un Olmuşum", "Gündemde Yine Aşk Var", "Seyran", "Sabah Esintileri" ve "Kar Sesi" adlı eserlere imza attı.

"Beyaz Dilekçe", "Bir Çift Beyaz Kartal", "Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman", "Kar Sesi" ve "Seyran"la başlayan Bahaettin Karakoç'un Bütün Eserleri serisi, Nar Yayınları tarafından okurla buluşturuluyor.

(Haber: Samet İspir)

Editör: Mahmut Beyaz