banner287

Dondurmanın efendisi kim, kralı kim, beyefendisi kim?

Hadi itiraf ediyorum, bu meseleye ilişkin yazıyı yazabilmek için çok düşündüm. Zaten köşemde de yayınlanınca çok konuşulacağını, çok tartışılacağını da bildiğim için, aslında niyetim bağcıyı dövmekten çok üzüm yemek de olunca, daha düne kadar bu şehirde gündeme gelmeyen, konuşulmayan tartışılmayan ‘dondurmanın kralı’, veya ‘dondurmanın efendisi’ veya ‘dondurmanın beyefendisi’ etiketlenmelerinin sektörde iç kavgaya, sınırı aşan ve insanların sinir katsayılarını artıran tepkilere sebep olacağını da biliyordum.

Dün eline fotoğraf makinası alanın, ya da erken kalkanın kendisini gazeteci, araştırmacı - gazeteci yerine koyduğu şahsım şehrinde, meslek ahlakı kadar seviyenin yerlerde sürünmesi ile dondurma sektörünün de geldiği noktayı bizden farklı görmüyorum.

Dün bir ustanın yanında iki gün çalışan, kendini ertesi günü dondurma ustası yerine koyuyor ve ustasını beğenmiyor.

*

Dün, elime bir fotoğraf geçti. Neredeyse 20 senelik var. Baktım, üzerinde ‘dondurmanın kralı MADO’ yazıyor. ‘tamam…’ dedim, bu fotoğraf karesi dondurmanın kralını tescillemiş seneler önce. Üzerinde tartışma dahi gerektirmeyecek bu gerçek, sektör yönetim kurulu başkanının dahi haberi olmadığı halde, sırf firmaya şirin görünme maksadıyla işgüzarlık üzerine konuşlandırılan ‘dondurmanın kralı’ tartışmasına da son noktayı koymuş oldu.

*

Niyetim bu sektörde marka haline gelmiş firmaları tartışmanın, kin beslenecek kadar çatışmanın içine çekmek değil.

Kimse kimseyi de kandırmasın. Yok; “Ahırdağ’nda beslenen keçilerin sütünden, özel olarak yetiştirdiğimiz salep’ten yapıyoruz!” numaralarını yalanlarını bilenler yese de, bilmeyenler ‘hadi oradan be!’ demekten kendini alamıyorlar.

A firması her gün 150 ton, B firması her gün 130 ton, C veya X, Y firmaları 200 ton dondurma üretecek, bunu da keçi sütü ve saleple piyasaya sunacak.

Süt tozunu niye konuşmuyorsunuz? Muhasebecilerinizden tomar tomar faturaları sokayım mı gözünüzün içine!

Kilosunu gazoz parasına verdiğinizi dondurma için, her gün o kadar sütü, kilosu neredeyse 1.500 liraya fırlayan o kadar salebi kim kaybetti de siz buldunuz?

Ucuz etin, pardon ucuz dondurmanın rayihası, lezzeti mi olurmuş?

*

Piyasada satılan peynirlere bakın, içinde bir gram süt yok. Donmuş yağ. Palmiye yağı… Kaşarlanmış sektörün kaşarları, balları, yoğurtları, fıstık ezmeleri, dondurmaları hile dolu. Geçenlerde şahsım şehrinde daha 3 firma deşifre olmadı mı? Oldu ne oldu, aynı firmalar, aynı markalarla satışlarını sürdürüyor.

Köylerde bile yoğurt satırlarının üzerine, yağlı yoğurt görüntüsü versin diye peçete koyup, yağ yakıyorlar inceden inceden!

Köylü de şehirden önce uyandı.

Denetleyen hani?

*

Neyse, biraz daha yazarsam, maraza çıkacak, eminim buna!

Son günlerde sonu ….DO ile biten o kadar çok marka çoğaldı ki, isimlerini yazmaya kalkışsam yaya kalırım!

Bu şehirde, bu sektörde dondurmanın kralı da, efendisi de, beyefendisi de MADO, yani Kanbur ailesidir!

Tabi ki her sektör gibi dondurma sektörü de kendini geliştiriyor, yeni yeni firmalar pazarda yer edinmeye çalışıyor.

Kervan@alpedo, AKDO, Karpedo ve diğer markalar… Zamanla onlar da ustalaşacak, büyüyecek, markalarını, şehrimizi tanıtacaklar! Kervan@apedo ve AKDO emin adımlarla geliyor, şube sayıları ile sektördeki gelişmeye, büyümeye ve tanıtıma katkı sağlıyorlar.

Ve kervan@alpedo Yönetim Kurulu Başkanı Sami Kervancıoğlu da, “Mehmet Kanbur ağabeyimiz bizim ustamız, büyüğümüz, emektarımız, onun ellerinden öpüyorum!” diyor. Doğru söze hacı emmim ne desin!

Hatırlatayım, MADO’nun açılımı da, ‘Mehmet abi’mizin dediği olur!’

Ve de bu meselede kimse hariçten gazel okumasın!

*

Neyse… Şimdi önümüzde bir dondurma festivali var. Ticaret ve Sanayi Odası ile Büyükşehir belediyesi üstlendi. Ama nerede yapacaklar, belli değil. Çünkü şehirde meydan yok!

Meydan olmayınca, meydanı boş bulanlar da kendilerini dondurmanın efendisi, beyefendisi ve kralı ilan ediyorlar.

Unutmayın, bir masalda 2 kral olmaz!

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet
Ahmet - 3 ay Önce

MADO (Memleketine Faydası Olmayan Dondurma)