Acaba ne olabilir, hadi bu meseleyi tartışmaya açalım ve sizin de yorumlarınızı beklerim bu arada.

Aslında bilerek ters istikametten gidenin, çıkmaz sokaklara dalanın, sık-sık güzergâh değiştirenin, kimseye danışmadan, sormadan kendi kafasına göre yol yordam belirleyenin başka ne maksadı olabilir ki?

Bile bile lades denmez!

Bile bile ayağa kurşun sıkılmaz!

Bile bile kimse kendini darağacına çekmez!

Bile bile çıkmaz sokaklara adım atılmaz!

Bile bile, milletin tepkisini üzerinize çekeceğinizi bildiğiniz halde inadına bir işe soyunmaz!

Bile bile yanlış yoldan gidenin, ters yola sapanın bir hesabı olsa da, emeline ulaşamaz!

*

Bilerek, isteyerek, düşünmeden hareket ederek yanlış yoldan gidenin aklında zoru var demektir. Çünkü akıllı işi değil, zaten akıllı adamların da bu şehirde yeri yok! Yok, çünkü herkes kendini akıllı, akıldane yerine koyuyor!

Herkes kendine akıl danışılsın istiyor. Herkes kendini akıl küpü zannediyor! Herkes başkasının aklından şüphe ederken, başkalarının aklına turp sıkarken, kendini yeryüzünün en akıllı adamı ilan ediyor!

Neden? Ters ve yanlış yoldan gittiği için!

Gidene de ne derler, biliyor musunuz; “Allah akıl fikir versin!”

*

Behlül Dane’yi severim ama akıl danelerden nefret ederim! Ucuz ya, akıl satar ona buna! Eh, ihtiyacı olan da almaz değil yani.

İnat adamı sevmem! Dediğim dedik, çaldığım düdük diyen tiplerden hayatım boyu hazzetmedim!

Yapma dersin yapar, konuşma dersin konuşur, sus dersin susmaz, otur dersin oturmaz, yazma dersin yazar, kal dersin kalmaz, dinle dersin dinlemez!

Eh, böyle tiplerden de hayır gelmez!

Ortak akıl diye bir şey var yeryüzünde.

İstişare sünnet ise ben yaptım oldu, ben dedim tamam zihniyeti ile bir yere varılmaz!

“Benim senin aklına ihtiyacım yok!” demek, ortak akla inanan insanları dinlemek, onların fikirlerinden yararlanmak güçsüzlük, zayıflık değildir.

Düpedüz bencilliktir, aymazlıktır, gafilliktir, saçmalıktır, topluma ve toplum değerlerine saygısızlıktır.

*

Akıllı insan başkalarını dinler, onların fikirlerinden istifade ve hürmet eder, saygı duyar; ‘Ben her şeyin en iyisini, herkesten daha iyi bilirim!’ kafasıyla giden insanların başarılı olduğuna dair emareler pek gözükmez, ne iz bırakırlar, ne eser! Ömürleri olsa da, bir yerlere gelmiş olsa da hasbelkader, ömürleri kısa olmuştur, olmaya da mecburdur, mahkumdur.

Bilerek, adını kendi koyduğu kurallar ışığında yanlış yola sapanların akıbetini öğrenmek istiyorsanız, yakın tarihe bir göz atın!

Kimler geldi, kimler geçti bu ülkeden, bu kadim şehirden!

Daha da kimler gelip, kimler geçecek!

Zaman bir değirmen, kimleri öğütmedi ki?

*

Peki, şimdi can alıcı soruya geliyorum, aklı başında bir insan, bile bile lades der, ters yola sapar, yanlış yola adım atar mı?

Atarsa bir amacı, bir maksadı olabilir mi?

Olur, olabilir. Allah bir insanın aklını aldıysa, maksadı, amacı bile düşünmesine fırsat vermez, onu çıkmaz sokaklara saptırır, yanlış yollara sevk eder ve nihayetinde sonunu hazırlar!

Son sözüm, bilerek yanlış yola sapanın aklında zoru var demektir! Benim kıt Türkçe ile yazabildiğim ancak bu kadar, zaten ticaret lisesini de zar zor bitiren adamım, beni daha fazla yormayın, konuşturmayın!

Ne kadarsa, o kadar!