Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'in, Türkiye’nin kredi notunu düşürmesinin yankıları sürüyor. Bu maksatlı değerlendirmeyi bağımsız ekonomistler; 15 Temmuzdan sonra global güçlerin yeni bir saldırısı olarak görüyorlar.
2010 ve 2015 Türkiye’sine baktığımızda yaklaşık olarak yüzde 5'in üzerinde bir büyüme performansı var. OECD ülkeleri olan arasında Türkiye büyüme performansı bakımından en ön sıralarda yer alıyor. Peki, neler oluyor? Moody's, 18 Temmuz'da yaptığı açıklamada, darbe girişimi sonrasında başlatılan değerlendirmenin 90 gün içinde sonuçlanacağını duyurmuştu. Ekim ayı içinde açıklanacak değerlendirme neden erkene alındı? Bunu sorgulamak gerekiyor… Darbe ile Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak isteyip başarılı olamayan yenidünya baronlarının hedefi: Türkiye’nin kredi notuyla oynayarak, ekonomik hedeflerini erteletmek…
Biri içerden biri dışarıdan Moody's yorumu… Yazar Güngör Uras; "Moddy’s’in not kırması ile Türk ekonomisi krize girmez. Çökmez. Döviz muslukları sonuna kadar kapanmaz. Döviz ihtiyacımızı kısa vade ve biraz daha yüksek faiz ile karşılarız" görüşünü savunuyor.
Nomura Stratejisti Timothy Ash, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede: ‘Moody's'in kararı bana göre hiç de adil değil. Türkiye’nin makro verilerde ya da ödemelerde bozulma içermeyen son derece uzun bir sicili var. Moody’s’in kararı sübjektif. Türkiye'nin uzun bir borçlarını ödeme geçmişi var ve kredi notu yatırım yapılabilir seviyeye yükseltildiğinden beri ana makro oranlarında önemli bir kötüleşme yok’. İfadelerini kullanıyor.
Artık eski Türkiye yok... Küresel baronların ayak oyunlarıyla kriz beklemek hayal… Yolumuza devam edelim... Hedefimiz; üretim artışı ile üretim ve ihracata dayalı büyüme… Sıfırcı öğretmenlerin notları sadece kağıt üstünde kalır…