40 YILDIR HEM ANTRENÖR, HEM BAŞKAN

Hayatını spora adayan 70 yaşındaki Salih Fidan, Kahramanmaraş Amatör Küme takımlarından Arsan Sümerspor’un 40 yıldır hem Kulüp Başkanlığını, hem de Antrenörlüğünü yaparak kent futbolunun hafızası olmaya devam ediyor.

40 YILDIR HEM ANTRENÖR, HEM BAŞKAN

Küçük yaşlarda lokanta da çalışıp boş vaktini de futbol sahalarında geçiren Fidan, ilerlemiş yaşına rağmen futbola olan aşkından ve tutkusundan bir nebze eksilmeden Kahramanmaraş futboluna hizmet ediyor. Vatani görevini yaptıktan sonra kente gelen ve 1977 yılında Arsan Sümerspor’u kurarak o günden bu güne tam 40 yıldır Kulübün hem Antrenörlüğünü, hem de Başkanlığını yapan Fidan, yağmur-çamur demeden Türk futboluna yeni yetenekler kazandırıyor. 40 yıllık dönemde birçok futbolcunun yetişmesinde emeği olan Fidan, hala sahalardan vazgeçemiyor. Spora olan sevdasından dolayı ailesine bile hafta da iki gün vakit harcayabildiğini söyleyen Fidan, “Çocuklarım ve çevremde ki herkes, benim bu yaşıma kadar sporun içinde olduğumdan dolayı çok memnunlar. Ömrüm el verdiği sürece de bu sevdadan vazgeçmeyeceğim” dedi.

SPOR HAYATINA DAİR…
Spor hayatına nasıl başladığını ve oyunculuk yıllarında ki tecrübelerini gazetemizle paylaşan Salih Fidan şunları söyledi: “Ben doğuma büyüme kendimi sporun içinde buldum. Çocukluğumdan beri bu işin içindeyim. Önceden, çok eski yıllarda amatör küme dediğimiz mahalle aralarında maç yapardık. Her mahallenin takımı olurdu ve kendi aramızda turnuva olarak maç yapardık. Bir iki kişi belirlerdik ve onları yönetici yapardık. Daha sonra hakem belirleyip maçları yönetmesini isterdik. O zamanlar çok erkenden başlamış olduk spor hayatımıza. Tabi o zamanlar daha askere bile gitmemiştim dediğim gibi çocuktuk daha o zamanlar. Benim esas mesleğim lokantacılıktı. Ben lokanta da çalışırdım o dönemler de ama Pazar güne gider 2. Amatör kümede maç yapardım. Sporla ilgili boş vaktim olmazdı. O zamanlar da Zaferspor vardı, Ahirdağı Spor olarak, takımda da Yaşar abimiz vardı rahmetlik. O, zamanında bana seni takıma alalım dedi bende tamam dedim ve Ahirdağı Spora geçtim. Takımın ismi Ahirdağı spordu daha sonra Zafer Spor oldu ondan sonra da YSİ oldu en sonda Maraşspor oldu. Öylelikle de bu takımda bir anımız oldu oynadık. Daha sonra askere gittim geldim. Askerden geldikten sonra Sümer Bank fabrikasına girdim. Sümer Banka girdiğimizde de biz bir takım yaptık. Esasında müdür bana dedi burada takım yok bir spor açalım dedi. Bizde 1977 yılında Sümer Spor takımını resmileştirdik ve liglere katıldık. Ben o zamanlar da hem oyuncuydum hem takımı çalıştırıyordum. Dolayısıyla Maraşspor’dan ayrılıp Sümerspor’a gelmiş oldum. Yani askerden önce Maraşspordaydım askerden geldikten sonra ise Sümerspor’da takıma gelmiş oldum. Ve biz orada ki atölyenin önüne bir saha yaptık. Kendi sahamızı yaparak antrenmanlarımızı falan hep orada yaptık. Öyle bir Sümerspor oldu ki memleketin birçok kulüplerin fabrikası gibi bir fabrika yaptık. Her takımdan sporcu da aldık. Yani Kahramanmaraş’ta birçok kulüpte şuan benim sporcularım var. Bunlar bal liginde de olsun amatör ligde de olsun birçok oyuncum var. Dolayısıyla biz Sümerspor’u bu hale getirmiş olduk. O zamanlar da öyle bir şey vardı, mesleğimizde aşçı olduğu için, biz orada ki o çocuklara yemek verebilirdik her an. Her antrenman sonrasında elimizden geleni yapıyorduk. Biz o sporculardan nitelikli olanları seçiyorduk. Tabi şimdi o sporculardan ne kadar şöhretli sporcularımız çıktı, Mehmet Önür gibi, Mehmet Everest gibi, Tevfik Büyükavşar gibi birçok futbolcularımız çıktı bu takımdan. Daha yüzlerce adını unuttuğum arkadaşlarımız çıktı Sümerspor’dan. Şuan beni görenler hala tanır. Beni ne zaman görseler her zaman önünü iliklerler. Ben disiplinden hiç taviz vermeyen bir insanım, saygı da aynı şekilde benim için çok önemlidir. Şu zamana kadar karşımda ki sporcuların hiç birini ne sigara içerken ne de alkol içerken gördüm. Yani hiç birini madde kullanırken ya da spor dışında kullanılmayacak şeyleri kullanırken görmedim. Benim bütün oyuncularım sevgi ve saygılı bir kişilerdir. Çok oyuncumuz vardı şuan hepsi çok farklı yerlerde. Dolayısıyla sporla dolu hayatımız şuan da devam ediyor.”


“SÜMERSPOR OLARAK TÜRKİYE 2’İNCİLİĞİMİZ VAR”
Sümerspor olarak birçok dalda faaliyet gösterdiklerini belirten Fidan konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Mesela bizim Sümerspor’un 9 branşta takımı var. 9 branşta da faaliyet gösteren bir takımız. Ben Sümerspor’un hem Kulüp Başkanlığını hem de Antrenörlüğünü yapıyorum 40 yıldır. Tabi o geçmiş yıllarda Sümer Bank kapanınca, Arıkan ailesi bize kucak açtı. Alişan bey vasıtasıyla biz bu kulübün adına Arsan kelimesini yerleştirerek, Arsan Sümerspor yaptık ve bu takımımızın o zamanlar da Sümerspor olarak Türkiye ikinciliği oldu. Şuan bizim gençler de Türkiye ikinciliğimiz var Sümerspor olarak. O gündür bu gündür devam ediyoruz. Bunun dışında Türkiye altıncılığımız ve dördüncülüğümüz var. Ben gençleri seven sayan bir insanım. Ben dediğim gibi o gençlerimizin her zaman önünü açarım. Genç bir ekiple mücadele ederiz. Burada ki başarılarımızın çoğu gençlerle gelen bir başarıdır ve hala da gençlerle devam ediyoruz bu başarılara. Yine geçenler de U 11 minikler de Kahramanmaraş şampiyonu olduk. Sporla çok doluyuz. Bunların birçok şeyini hatta hepsini Arsan karşılıyor. Bizim federasyona paramız yatar onu karşılar, gruplara gideriz masrafımızı verirler, yani bütün masraflarımızı karşılarlar. Bize bu imkânları sunan kişi de Alişan Arıkan’dır. Bugün Kahramanmaraş’ta 500’ü aşkın fabrikaların içerisinde, bir tek Arsan’ın takımı var. Spora kucak açmış, spora hizmet etmiş ve burada da en güzel şartlar da en güzel malzemelerle bizimle çok iyi ilgileniyorlar. Biz ne kadar teşekkür etsek azdır.”


“ANTRENÖRLERE ÖNERİM VAR; KENDİ TABANINIZDAN OYUNCU YETİŞTİRİN”
Başka takımdan transfer yapmaya çok sıcak bakmadığını ve yetenekli oyuncu bulmak için alt yapının daha önemli olduğuna vurgu yapan Fidan, “Biz takım olarak, ya da ben Antrenör olarak transferlere çok sıcak bakmam. Biz oyuncu olarak tabandan yetiştirmeyi seçeriz. Benim en sevdiğim şey, miniklere ve gençlere hizmet etmektir. Her sene maçların ikinci yarılarında takım gençlerle donatılır bizde. Büyüklerle başlarız gençlerle devam ederiz. Biz gençlere gereken önemi fazlasıyla veririz. Biz 6-7 branşta memleketimizi temsil etmişsizidir ve ediyoruz. Kaliteli sporcularımız var. Bugün mesela birçok takımın ismi var ama tabanı zayıf. Büyük takımlarda ki başarısızlıklar da buradan geliyor zaten. Bizim takımda dediğim gibi, alt yapı çok önemlidir. Benim arabam var, okullara giderim, öğrencilere bakarım hangisi iyi oyuncu ise seçerim ve onu takımıma kazandırırım. Dolayısıyla ben transfere çok sıcak bakmıyorum. Benim en çok sıcak baktığım şey; alt yapıdan yetişen gençlerdir. Biz burada sporcu yetiştiririz, başarı sağlayan sporcularımızı başka büyük takımlarda yeri gelir alır. Biz zaten bu şekilde çok oyuncu yetiştirdik. Ben mesela Sakaryaspor takımına 6 tane sporcu verdim ve karşılığında hiçbir şey almadım. Bu sene biz yine Kahramanmaraşspor’a iki tane oyuncu verdik. Yani memlekete hizmet etmek için hiçbir karşılık beklemeden biz kulüp olarak başka takımlara oyuncular gönderiyoruz. Yani bizim burada hiçbir çıkarımız söz konusu olamaz. Bizim tek istediğimiz oyuncuların iyi yerlere gelmesidir” ifadelerini kullandı.

SPORDAN DOLAYI AİLEME VAKİT AYIRAMIYORUM”
Sürekli sporla ve oyuncularla ilgilendiği için hafta da en fazla iki gün ailesine vakit ayırabildiğini ifade eden Fidan, “Ben çok kalabalık bir aile olduğum için spordan dolayı eve çok vakit ayıramıyorum. Yani sürekli sporla iç içeyim, evle ve ailemle bu yüzden ilgilenmeye fırsatım çok olmuyor. Damatlarım olsun, çocuklarım olsun, bir sporcu babaları olduklarını çok iyi biliyorlar. Bunlar beni çok hoş karşılıyorlar. Ben sadece hafta da iki gün boş günüm oluyor onun da, o vakti de evde geçiriyorum, onun dışında hiç boş vaktim olmuyor. Tabi yaşımın da biraz geçmesiyle birlikte bende biraz zorlanıyorum ama inşallah devam ediyorum hala ve devam da edeceğim” dedi.

BU İŞ GÖNÜL MESELESİ”
Sporu sevdikten sonra paranın bir önemi olmadığına değinen Fidan, “Ben yaşımdan dolayı biraz zorlanıyorum. Takımda ve kulüpte yardımcı oluyorum ama yaşım gereği dediğim gibi zorlandığım noktalar da var. Ben zorlandığım için gerekli kişilere de sürekli söylüyorum; arkadaşlar gelin size takım verelim, çalıştırın falan diyoruz ama takıma çok yanaşmıyorlar. Neden? Çünkü herkeste bir ücret beklentisi var. Bende onlara ücret almadığımı söylüyorum. Bu işi bende ücretsiz yapıyorum, bedava çalışıyorum, sizde gelin bu şekilde çalışın diyorum ama çok önemseyen yok. Bu konuda ücretin bir önemi yok yeter ki sporu sevin yeter” ifadelerini kullanarak: “Son sözüm olarak; Eğer kaliteli bir oyuncu istiyorsanız o oyuncuyu başka yerde aramayın, kendi tabanınızdan, kendi alt yapınızdan yetiştirin” dedi.

Haber: Hakan Aydın

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hakan Aydoğan
Hakan Aydoğan - 2 yıl Önce

Ülke sporu sen ve senin gibi antrenörlerin omuzlarında yükselecektir sayın hocam. MaşAllah der ellerinden öperim

SIRADAKİ HABER

banner145

banner144