Erdoğan: Kimse 'Bu benim yakınımdır' diye bize gelmesin

Partisinin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mart 2019'da yapılması planlanan yerel seçimlerle ilgili teşkilata uyarıda bulundu. Erdoğan, "Kimse, 'Bu benim yakınımdır, bu benim şuyumdur, bu benim buyumdur' diye bize aday teklifiyle gelmesin" dedi. AK Parti'nin kuruluşunda belediyeciliği esas aldığını ifade eden Erdoğan, tüm seçim bölgelerinde aday çıkaracaklarını da duyurdu.

Erdoğan: Kimse 'Bu benim yakınımdır' diye bize gelmesin

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu. TBMM'nin 27'nci. Dönem 2'nci yasama yılının ilk grup toplantısının AK Parti ve Türkiye için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan, TBMM'deki çalışmalarında milletvekillerine başarılar diledi. Sözlerine "Yeni sistemde yürütme ile yasamanın net bir şekilde birbirinden ayrılmasıyla sizler asli görevlerinize çok daha fazla zaman ayırma imkanı bulacaksınız" diyerek başlayan Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle;

"YÜKÜNÜZ AĞIRDIR AMA BİR O KADAR DA ŞEREFLİDİR"

Erdoğan, 16 Nisan Halk Oylaması ile milletin onayını alan yeni yönetim sisteminin 24 Haziran seçimleriyle resmen uygulamaya girdiğini hatırlatarak milletvekillerine, "Sizler, yeni dönemin ilk milletvekilleri olarak bu tarihi değişimin hem mimarı hem şahidi olarak görev yapacaksınız. Yükünüz ağırdır ama bir o kadar da şereflidir. Yeni sistemde yürütme ile yasamanın net bir şekilde birbirinden ayrılmasıyla milletvekilleri olarak sizler asli görevlerinize çok daha fazla zaman ayırma, çok daha verimli çalışma imkanı bulacaksınız." diye seslendi.

AK Parti grubu olarak gündemlerinde binlerce kanuni düzenlemeyi gerektiren konunun bulunduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ancak bütçe görüşmeleri başlamadan önce öncelikli olarak ele almamız gereken işler bulunuyor. Bunları iki başlık altında ifade edebiliriz. Birinci grupta 100 günlük icraat programımızda yer alan hususlardan bir kısmı ile ilgili olarak ihtiyaç duyulan düzenlemeler yer alıyor. Arkadaşlarımızın yaptıkları çalışmaya göre bu kapsamda 414 kanun maddesinin değişmesi veya ihdası gerekiyor. İkinci grupta ise yeni yönetim sistemine geçilmesiyle kanunlarda yapılması gereken güncellemeler bulunuyor. Bu kapsamda da 275 düzenleme gerektiği anlaşılıyor. İşte bu iki kapsamdaki kanun değişiklikleri ve ihdaslarının hayata geçirilmesi aciliyet arz ediyor. AK Parti grubunun öncülük etmesiyle Meclisimizin bu çalışmaları başarıyla neticeye ulaştıracağına inanıyorum. Yeni yönetim sistemine göre hazırladığımız ilk bütçeyi de inşallah iki hafta sonra Meclise gönderiyoruz. Komisyonlarda ve Genel Kurulda yapılacak görüşmelerin ardından Meclisimizin takdiriyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemimizin bu ilk bütçesini 1 Ocak'tan itibaren uygulamaya başlayacağız."

"SIKINTILARIN ÜSTESİNDEN GELECEĞİZ"

Yeni bütçeyle ekonomiyi faiz, kur ve enflasyon şer üçgeninde kurulan tuzaktan kurtararak süratle yeniden hedeflere uygun bir büyüme performansına kavuşturmaya kararlı olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Ülkemizin ekonomik gerçekleriyle ilgisi olmayan, tamamen Türkiye'yi siyasi gayelerle köşeye sıkıştırma amacı taşıyan bu dalgalanma dönemini yavaş yavaş geride bırakıyoruz. İş dünyamızdan, sanayicilerimizden, üreticilerimizden, esnafımızdan, çalışanlarımızdan ricamız, sabırlı olacaksınız. Ama bir gerçeği daha açık ve net söylüyorum, stoklara ve stokçulara da fırsat vermeyeceksiniz. Eğer stokçular tarafımızdan belirlenirse, kimse kusura bakmasın, biz de devletin, yasaların bize yüklediği görev sebebiyle gelir, adımımızı atar, gereğini yaparız." ifadesini kullandı.

Bu faiz, kur, enflasyon saldırısına en iyi cevabın, ekonominin çarkları döndürülmeye devam edilerek, işlere dört elle sarılarak, yeni imkanlar oluşturularak verilebileceğine işaret eden Erdoğan, ihracatta geçmişten bugüne büyük bir rekor kırıldığını hatırlattı.

Erdoğan, yetkiyi doğrudan milletten alan yürütme ve yasama organları olarak ortaya koyacakları kararlılık ile milletin gösterdiği sabır sayesinde bu sıkıntıların üstesinden gelineceğini bildirdi.

"ASIL OLAN TÜRK MİLLETİNİN MENFAATLERİDİR"

Siyaset kurumunun birtakım çatlak seslere rağmen vakur bir duruş sergileyerek, ülkesinin ve milletinin yanında yer alarak sürece olumlu katkı sağladığını belirten Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Anamuhalefet partisinin meseleyi hiç ilgisi olmayan yerlere çekmeye çalışma çabalarını ise milletimizin takdirine havale ediyoruz. Cevap vermeye de gerek bulmuyorum. Çünkü bir ülkede iktidara yürüme derdi olmayan ama muhalefette kalan ve muhalefette kaldığı süreçte de sürekli olarak 'acaba ülkeyi nasıl batırabiliriz' veya 'bu ülkeye nasıl karalar çalarız' gayretiyle kampanyalar yürüten bir anlayıştan hiçbir şey olmaz. İşte onun içindir ki benim milletim de bunlara asla 'iktidar koltuğu için yürü' demiyor."

Erdoğan, 2023'ten başlayarak 2053 hedeflerine ulaşmak için gerektiğinde kan kusup, "kızılcık şerbeti içtik" diyerek ne gerekiyorsa yaptıklarını, yapmaya da devam edeceklerini vurguladı. Erdoğan, "Asıl olan Türkiye'nin ve Türk milletinin menfaatleridir. Gerisi lafügüzaftır." dedi.

Erdoğan, 2019'un Mart ayında yapılacak mahalli idareler seçimlerinin Türkiye'nin gelecek beş yılını arzu edilen hız ve etkinlikte icraatlarla geçirebilmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerinden milletin teveccühüne mazhar olup, başarıyla çıktıklarını anımsatan Erdoğan, mahalli idareler seçimlerinde de hem oy oranı hem belediye başkanlığı sayısı bakımında benzer bir başarıyı hatta daha iyisini elde etmeleri gerektiğini bildirdi.

AK Parti'nin şahsı başta olmak üzere mahalli idarelerdeki başarılarıyla temayüz etmiş bir kadro tarafından kurulduğunu hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bugün de milletimizle aramızdaki bağı güçlü şekilde muhafaza etmemizi büyük ölçüde mahalli idarelerdeki başarılarımıza borçlu olduğumuzu özellikle düşünüyorum. Milletimizin doğrudan hayatına dokunan hizmetlerin ifa edildiği mahalli idarelerde ne kadar güçlü olursak, Cumhurbaşkanlığında ve Meclis'te o derece rahat ve etkin hizmet vereceğimize inanıyorum. Bunun için hep birlikte çok çalışmalıyız. AK Parti kuruluşundan beri her işini, her çalışmasını, her icraatını istişareyle yürütmüş bir partidir. Mahalli idareler seçim hazırlıklarımızı da yine istişareyle yapıyoruz. Cuma günü başlayıp, pazar akşamı sona erecek olan ve bu yıl 27'ncisini yapacağımıza göre, artık geleneksel diyebileceğimiz istişare toplantımızı beş yıl aradan sonra -yani yapmadık diye bir şey yok beş yıldır Afyonkarahisar'da yaptık- tekrar Kızılcahamam'da gerçekleştiriyoruz. Kızılcahamam kampımızda tüm bu konuları enine boyuna konuşacağız. Yani her şeyi burada konuşup bitirmeyelim diyorum, biraz da cumartesi gününe kalsın, çünkü cumartesi günü konuşacağımız çok şey var."

"SEÇİM HAZIRLIKLARINA 24 HAZİRAN'IN HEMEN ARDINDAN BAŞLADIK"

Erdoğan, 24 Haziran seçimlerinden çıkarttıkları dersler ışığında, 2019'un Mart ayındaki mahalli idareler seçimleri için kendilerine en doğru, en sağlıklı yol haritasını hep birlikte belirleyeceklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Esasen Genel Merkezimizde mahalli seçim hazırlıklarına 24 Haziran'ın hemen ardından başladık. Merkez Karar ve Yönetim Kurulumuzun, Merkez Yürütme Kurulumuzun her toplantısında bu konuları ele alıyor, mevcut durumu ve ileriye dönük hazırlıkları gözden geçiriyoruz. Meclisin yeni döneminin açılmasıyla birlikte siz milletvekillerimizle de daha sık istişare imkanı bulacağız. Mahalli seçimlerde en isabetli adayları belirleyerek, en verimli çalışmaları gerçekleştirerek hedeflerimize ulaşmalıyız. Kimse, 'Bu benim yakınımdır, bu benim şuyumdur, bu benim buyumdur' diye bize aday teklifiyle gelmesin. Bunu özellikle burada ifade ediyorum. Ondan sonra ters yüz edilirse de kusura bakmasınlar. Burada ehliyet ve liyakat esastır. Buna göre adımlarımızı atmakta da bizler kararlıyız ve bütün prensiplerin üzerinde bu prensip vardır. Bunun için sizlerden partimize, şehirlerimize ve ülkemize en iyi katkıyı sağlayacak bir yaklaşım içerisinde olmanızı bekliyorum."

Parti teşkilatından kendilerine tevazu ehli insanları aday olarak getirmelerini isteyen Erdoğan, "Öyle halkına tepeden bakacak adamları bize getirmeyin. Gurur, kibir abidesi insanları bize getirmeyin. Hem işini iyi bilecek hem çalışacak hem de bu davayı iyi hazmetmiş olanları bize getirin. Hiç ilgisi alakası olmayan ama seçime gidiyoruz, bu vesileyle onu da buradan aday yapalım, hayır yok öyle bir şey. Emeği olacak." dedi.

"ADAYIN DA BİR KARŞILIĞININ OLMASI LAZIM"

Şehirlere ve ülkeye en iyi hizmetleri getirecek isimlerle seçimlere girdiklerinde bundan milletle birlikte partilerinin de kazançlı çıkacağını belirten Erdoğan, şunları ifade etti:

"Yani adayın da bir karşılığının olması lazım. Sadece partinin karşılığına sığınarak adaylık değil, adayın da bir karşılığı olacak, o da prim yapacak partinin gücünü de arkasına alacak. Başarıları ve hizmetleri ile milletimizin gönlünde yer eden arkadaşlarımızla zaten devam edeceğiz. Bunun yanında, FETÖ ve PKK gibi terör örgütlerine bulaşmamış olması, milletimizin değerleriyle çatışmaması, birikimi ve projeleri ile hizmet etmeye uygunluk arz etmesi şartıyla AK Parti'nin kapıları herkese açık. Hatta bu vasıflara sahip isimleri partimize gelmelerini beklemeden gidip kendimiz arayıp bulacağız. AK Parti olarak tüm seçim çevrelerinde adaylarımızı çıkartacak çalışmalarımızı yürüteceğiz. Partimizin saflarına katılan her adayı, kendimiz ve ülkemiz için bir kazanç olarak görürüz. Sizlerin bu sürece katkı ve destek vermesi çok önemlidir. Ama bu benim akrabamdır, bu benim yakınıdır, bizim STK'dendir. Arkadaşlar yok. İşin ehli mi, değil mi? İşin ehli olur, beraber yıllarca aynı STK'de hizmet vermiş olabilirsiniz o ayrı bir konu ama böyle bir ehliyeti, liyakatı yok, olmaz öyle şey. Tuttuğunu koparacak, ehli tevazu olacak ve 'hakikaten biz arkadaşla burada Allah'ın izniyle seçimi alırız' diyebileceğiz. Böyle yürüyeceğiz. Bugün bu çerçeveden hareket ederek ilçe başkanlarımızla bir araya geliyoruz. Bu sabah başladı ve ilk grubun ilk toplantısı partimiz konferans salonunda bu sabah başladı. Buradan çıktıktan sonra bende ilçe başkanlarımıza hitap edeceğim. İl başkanlarımızla sık sık bir araya geliyorum. En kısa sürede onlarla da istişarelerimiz yapacağız."

"MİLLETİMİZİN GÖNLÜNE GİRMEDEN OYUNA TALİP OLAMAYIZ"

Erdoğan, seçim takvimindeki süreleri beklemeden aday tespiti ve kampanya hazırlıklarını erkenden tamamlamayı planladıklarını aktaran, şunları kaydetti:

"Ana kademesiyle kadın ve gençlik kollarıyla mahalle ve köy temsilcileriyle AK Parti teşkilatları yılın 365 günü zaten sahadalar. Aynı zamanda yine bugün kadın kollarımızla da bir toplantım var. Onlarla da görüşeceğim. Artık durmak yok yola devam. Seçim sürecinde mümkünse 81 milyon vatandaşımızın her birine teker teker yeniden ulaşacak, her hanenin kapısını tekrar tıklatacak bir çalışma temposuna ulaşmayı hedefliyoruz. Milletimizin gönlüne girmeden oyuna talip olamayız. Önce milletimizin gönlüne gireceğiz, ondan sonra da oyunu isteyeceğiz. AK Parti'yi diğerlerinden ayıran en önemli özellikle vatandaşlarımızla yüz yüze iletişim ve etkileşim içinde siyaset yapıyor olmasıdır."

“AK PARTİ’Yİ DİĞERLERİNDEN AYIRAN ÖZELLİK”

Erdoğan, AK Parti'yi diğerlerinden ayıran en önemli özelliğin, vatandaşlarla yüz yüze iletişim ve etkileşim içinde siyaset yapması olduğunu belirtti.

Siyaseti, parti binalarında oturup ahkam kesmekten veya dar bir ekiple yapılan küçük toplantılarda esip gürlemekten ibaret sananlardan olmadıklarını kaydeden Erdoğan, "Biz milletimizin bağrından çıkan bir partiyiz. Milletimizin kalbindeki bize dönük muhabbeti, sevgiyi, saygıyı, umudu muhafaza edebildiğimiz sürece Allah'ın izniyle kimse sırtımızı yere getiremez. Diğer partilerin düştüğü hataya düşüp milletimizle bağımızı kopardığımızda ise akıbetimiz onlardan farklı olmayacaktır." diye konuştu.

Ülkenin kaderiyle AK Parti'nin kaderinin adeta bütünleştiğini söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "AK Parti'nin gerilemesi, Allah göstermesin yıkılması demek Türkiye için de bir büyük felaket anlamına gelecektir. Dolayısıyla yalnızca kendimiz değil ülkemiz ve milletimiz için güçlü olmak, güçlü kalmak mecburiyetindeyiz. Teşkilatlarımızın ve milletvekillerimizin 2019 Martına, işte bu anlayışla hazırlanmalarını istiyorum."

Büyük devlet olmanın, içeride ve dışarıda pek çok meseleyi aynı anda ve başarıyla yönetmek anlamına geldiğini dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin bir yandan içeride "dengeleme, disiplin ve değişim" üzerine kurulu Yeni Ekonomi Programı'nı uygularken, diğer yandan da bölgesel ve küresel meselelerdeki ağırlığını artırmayı sürdürdüğüne dikkati çekti.

FIRSATÇILARI ŞİKAYET EDİN!

Erdoğan, konuşmasının sonunda, vatandaşlardan, stokçular ve fahiş fiyatlar konusunda duyarlı olmalarını isteyerek, "Buradan milletime sesleniyorum. Sevgili milletim, marketlerde, şurada, burada sizler işi en yakından teftiş eden insanlarsınız. Gerçekten alışılmadık, görülmedik şekilde eğer ürünlerde fiyat farkları varsa bunları hemen belediye zabıtalarına iletin. Belediye başkanlarına da sesleniyorum, lütfen zabıtalarınızı da bu konuda hassasiyet içinde olmaya teşvik edin ve nerede bu tür fiyatlarda ciddi manalarda oynamalar varsa, hatta hatta stoklar varsa, bunların stoklarını basmak ve onlara da gereğini yapmak bizim de devlet olarak, milletimizin buradaki haklarını koruma bakımından görevimizdir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner100

banner98