banner117

Dünyanın süper güçleriyle savaşıyoruz

Dünyanın süper güçleriyle savaşıyoruz
TBMM İçişleri Komisyon Başkanı Celalettin Güvenç terör sorununun çok eskiye dayanan bir sorun olduğunu belirterek “Herkes bilmeli ki artık bölgede 3-5 tane teröristle değil dünyanın süper güçleri ile savaşıyoruz. Türkiye güçlü bir ülkedir, bunun da üstesinden gelecektir” dedi.
TBMM İçişleri Komisyon Başkanı ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Celalettin Güvenç Manşet Gazetesi Sorumlu Yazı Müdürü Mücahit Dalkara’ya Türkiye ve Kahramanmaraş gündemi ile ilgili özel açıklamalarda bulundu. TBMM İçişleri Komisyon Başkanı Güvenç, Türkiye’nin artık 3-5 teröristle değil dünyanın süper güçleriyle savaştığını söyledi. Güvenç, Türkiye’nin güçlü ülke olduğunu ve bütün zorlukların önünde dimdik ayakta duracak bir yapıya sahip olduğunu vurguladı.

ANIT KAVŞAĞI AÇILIYOR
Kahramanmaraş ve ülke gündemiyle ilgili Dalkara’nın sorularını cevaplayan Güvenç, tüm Kahramanmaraş halkının merakla beklediği Anıt Kavşağının Ramazan Ayı’ndan önce hizmete açılacağı müjdesini verdi.

HIZLI TRENDE GELİŞME VAR
Kahramanmaraş’ın yıllardır umutla beklediği hızlı tren projesiyle ilgili yeni gelişmeler olduğunu belirten Güvenç, hızlı trenin yanı sıra yeni
yapılacak olan hava alanının da önümüzdeki günlerde netlik kazanacağını söyledi.

TERÖR SORUNU BİTECEK
Terör sorunun çok eski yıllara dayandığını hatırlatan Güvenç, Türkiye’nin artık 3-5 teröristle değil dünyanın süper güçleriyle savaştığını belirterek, devletin terörü bitirme konusunda kararlılığını bir kez daha gündeme getirdi. Güvenç terör sorununun biteceğini belirtti.

İŞÇİLERİMİZ RAHAT OLSUN
Taşeron işçilerinin kadro sorununa da açıklık getiren Güvenç, “İşçilerimizin sorununu çözmek için gece gündüz çalışıyoruz. Çalışanlarımızın içi rahat olsun ve kulaktan duydukları asılsız sözlere de inanmasınlar. Hiç kimsenin mağdur olmayacağı şekilde bir tasarı hazırlanarak bu sorun kısa sürede çözülecektir” dedi.

POZİTİF AYRIMCILIK YAPILDI
Kahramanmaraş’a hem bakanlık hem komisyon başkanlığı görevi verilerek Pozitif ayrımcılık yapıldığını kaydeden Güvenç, Kahramanmaraş önü açık bir şehirdir. Sanayide çalışacak işçi bulunamıyor. Eski Maraş gitti artık dünyanın tüm ülkelerine ihracat yapan güçlü bir sanayisi olan insanların ticarette sanayide iddiaların olduğu bir kent haline geldi. Yeni dönemde de bunları lehimize kullanacağız ve hak ettiğimiz hizmetleri alacağız. Yaptık, yapıyoruz ve yapacağız” ifadesini kullandı.

İşte Kahramanmaraş ve ülke gündemiyle ilgili merak edilen sorular ve Güvenç’in cevapları;
Tüm Kahramanmaraşlının merakla beklediği, yapımı devam eden Anıt Kavşağı ne zaman bitecek, hizmete ne zaman açılacak?
Anıt Kavşağı için Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç ile görüştüm. Anıt Kavşağının Ramazan Bayramına yetiştirileceği söyleniyor.

Kahramanmaraş için Hızlı Tren projesi ile ilgili bir gelişme var mı?
Mevcut proje Nurdağı’ndan Gaziantep’e geçecek ve ikinci etapta Malatya’ya geçecek bir hat olacak. Kamuoyu neden bizimki geç oluyor diye itiraz ediyor ama bizimde orada ki çabamız vekillerle bir arada değerlendirip Ulaştırma Bakanı ile görüşüp Nurdağı, Gaziantep hattı yapılırken Nurdağı Kahramanmaraş hattının da projeye dahil edilip yapılması için uğraşacağız. İnşallah bunu da başarırız.

Yerli Savunma Sanayi’nde Kahramanmaraş nasıl bir rol alacak?
Yerli Sanayi’ne 6 milyar dolarlık yatırım yapılacak denildi. Bu konu ile ilgili olarakta gayret etmemiz ve çaba göstermemiz gerekiyor. İnşallah oradan pay almayı sağlarız.

Havaalanı projesi ile ilgili bir gelişme var mı?
Havaalanı konusunda önümüzde ki günlerle bir araya gelerek kamuoyunu tatmin edici bir açıklama yapacağız.

Terör olayları tüm Türkiye’nin canını yakıyor. Kahramanmaraş Temmuz ayından beri 16 tane şehit verdi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Terör sorunu çok eskiye dayanan bir sorundur. AK Parti döneminde ortaya çıkan bir sorun değil. Sorun 30-32 yıllık silahlı dönemi olan ondan öncede siyasi kültürel ve sorun olarak gündemde yerini koruyan bir konudur. Bizim yaptığımız reformlarla bölgede yapılan yatırımlarla aslında terörün elinde ki sebeplerin çoğunu almış bulunuyoruz. Argümanları yok etmiş bulunuyoruz. Maalesef gelinen noktada PKK terör örgütü Suriye’de ki olayları da kullanarak bir saldırı başlattı. Gelinen noktada terör örgütü uluslararası güçlerin bir oyuncağı halinde taşeronu halindedir. Meselenin uzamasının bir nedeni budur. 23 Temmuz 2015’ten beri başlattıkları yeni dönemde halkımız bunlara destek vermedi. Net bir şekilde artık ülkede silahlı çatışma istemediğini bölge halkı gösterdi. Bu neden bir kazançtır ama kayıplarımız var şehitlerimiz var, yüreklerimiz yanıyor. Devlet kararlı bir şekilde terörün ve şiddetin üzerine gidecektir. Bizde siviller olarak, hükümet olarak, bölge olarak toplumu kucaklamaya, bölgenin yaralarını sarmaya devam edeceğiz. İnanıyorum inşallah kısa sürede bunun üzerine geliriz. Ama herkes bilmeli ki artık bölgede 3-5 tane teröristle değil dünyanın süper güçleri ile savaşıyoruz. İşin zorluğu oradadır ama Türkiye büyük bir bölgedir. Bunun da üstesinden gelecektir.

DEVLETİMİZ KARARLI
Belçika'da meydana gelen terör olaylarından sonra bizim duruşumuzun ne kadar doğru olduğu dünya önünde bir kez daha ortaya çıktı. Biz diyoruz ki teröre karşı duralım terörün dini, milliyeti, bir görüşü olmaz. Terör bir insanlık suçudur. Evine giden yoldan geçen hastaneye giden kadın kız yaşlı insanlara yapılan saldırıların kabul edilebilir yeri yoktur. Avrupa'da Amerika'da bu konuda tutarlı olsun diyorduk. Acılarımızı anlamalarını istiyorduk. Belçika'da ki saldırılar öyle zannediyorum ki bu konuda bir milat olacaktır. Hepimiz hep beraber bu şiddet, nefret kültürüne karşı koymamız gerekir. Terör şiddet dünyaya da yakışmıyor bizim ülkemize de yakışmıyor. Ülkenin güneydoğusunada yakışmıyor. El birliği ile birbirimize karşı olan bağlarımızı sevgiyi şevkati ilgili merhameti arttırmamız lazım. Terörü şiddeti bitirmemiz lazım. Bu konuda devlet kararlı, halkımızda kararlı. İnşallah terör üzerimize bir gölge olmaktan en kısa zamanda gidecektir.

Geçtiğimiz günlerde Başbakan Ahmet Davutoğlu taşeron işçileri için bir müjde verdi. Fakat kamuoyunda taşeronların sorunlarıyla ilgili net bir şey sunulmadığı söyleniyor. Bu konuda ne söylersiniz?
Taşeron işçi konusu öteden beri çok zor bir konudur. 700-800 bin insanı, çalışanı, emekçiyi ilgilendiren bir konu ve çözülmesi gereken bir sorundur. Bundan dolayı da uzun bir süredir hükümetimiz bu konuyu çözmeye çalışıyor ve seçim vaadi olarakta beyan edildi. Gelinen noktada ise Başbakan Davutoğlu’na çalışma bakanımız hazırladığı taslağı sundu ve başbakanımızda bunu müjde olarak açıkladı. Açıklama ile birlikte tartışmalarda başladı. Öyle zannediyorum ki bu tartışmalardan da istifade edilerek meclise tasarı gönderilecek şu anda da meclise gelen bir tasarı yok ama partimizin ve maliye bakanımızın açıkladığı bir metin var onun üzerinden tartışmalar yoğunlaşıyor. Umarım en geniş kesimleri tatmin edecek bir çözüm bulunur. Ümit ederim ki çözüm üretilir ama onun için biraz daha beklemek ve meclise tasarının çıkması gerekiyor. Mutlaka o tartışmalardan da bakanımız istifade edecektir. Bakanımız tartışmalarda sendikalardan da istifade edecektir. Biraz daha beklemek gerekiyor.
ORTA YOL BULUNACAK
Çalışanlarımız rahat olsun. Konu müzakara edilerek tasarı ve teklif edilip daha sonra meclise gelecek. Maliye Bakanlığı'nın açıklamaları ve Başbakanımızın açıklamalarıda ortadadır. Biraz daha çalışarak orta yol bulunacaktır. Şu an için 3'er yıllık özel sözleşmeli personel öngörülüyor. 1 Kasım 2015'ten önce başlamış olanlar deniliyor ve kriterinde getirilme zorunluluğu vardır. Tasarı önümüzde ki günlerde kısa sürede netleşecektir. Konuyla ilgili problemler Maliye Bakanımızın açıklamaları doğrultusunda tartışılacak.
 
AK Parti’ye her yıl rekor oy veren Kahramanmaraş hizmet açısından önümüzde ki 4 yılda neler görecek?
Kahramanmaraş AK Parti dönemlerinde çok büyük hizmetler aldı. Sağlık, eğitim, ulaştırma alanlarında ama bir Göksun yolunu bitirememiş olmamız hep öne konulan bir türlü bitirilemeyen bir proje olarak gösteriliyor. Oysaki Göksun yoluna çok ciddi paralar harcandı ve çok fazla emek verildi. 3 kilometreye yakın ve daha fazla tünel bitirildi. Önümüzde ki dönemde Göksun yolunu inşallah bitiririz. Andırın yolunda ki rehabilitasyonları bitiririz. Yeni bir çevre yolunun hazırlıkları var o belirli bir aşamaya getirilirse çok önemli bir projedir. En büyük çevre yolu şu anda şehrin içerisinde kalmış durumda. Sağlık alanında da ulaşım, eğitim alanında da hiç hız kesmeden Kahramanmaraş yeni hizmetler görecektir.
POZİTİF AYRIMCILIK YAPILDI
Kahramanmaraş’a bu dönemde siyaseten de hem bakanlık hem komisyon başkanlığı görevi verildi. Pozitif ayrımcılık yapıldı. Kahramanmaraş önü açık bir şehirdir. Sanayide çalışacak işçi bulunamıyor. Eski Maraş gitti artık dünyanın tüm ülkelerine ihracat yapan güçlü bir sanayisi olan insanların ticarette sanayide iddiaların olduğu bir kent haline geldi. Allah’a şükür Kahramanmaraş’ta huzur var. Huzurun ve güzelliklerin olduğu bir kent. Yeni dönemde de bunları lehimize kullanacağız ve hak ettiğimiz hizmetleri alacağız. Bundan hiç endişe etmenin anlamı yok. Yaptık, yapıyoruz ve yapacağız.
 
Suriyeli Mültecilere Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilecek mi?
Suriyeli mültecilerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığa geçeceği konusunda herhangi bir düzenleme yok. Kamuoyunda buna yönelik algı oluşturuluyor ama öyle bir şey yok.
 
Başkanlık Sistemi ve yeni anayasa hazırlıkları ile ilgili neler söylersiniz?
Yeni anayasa ile ilgili CHP maalesef hiçbir pozitif hizmete katkı sağlamıyor. Bir şekilde türlü bahaneler üreterek kaçıyor. Bir yandan diyor ki sadece yeni anayasa yetmez darbe döneminde çıkarılan kanunları da değiştirelim diyor. Diğer yandan gel bunu çalışalım dediğimizde diyor ki başkanlık varsa girmem kanunları önce çalışıp temizleyelim ve benzeri gibi sözler söyleyip masadan kalkıyor. Bu durum CHP’nin müzmin hastalığıdır. Ama biz o konuda da kararlıyız. Madem milletin yeni bir anayasaya ihtiyacı var. Biz kendi anayasa taslağımızı hazırlayıp meclise sunacağız. Eğer mecliste bize 14 tane destek oy gelirse referanduma gitme şansı doğuyor. Öyle zannediyorum ki biz bir iki ay içerisinde yeni anayasa taslağımızı başkanlığı da içeren çünkü biz başkanlığa inanıyoruz. Bu ülkenin istikrara ihtiyacı var 3’lü yönetime ihtiyacı var. Cesur karar alabilen yönetimlere ihtiyacı var. Bu sorunlarında başkanlıkla birlikte çok daha sağlıklı olacağı açıktır. Bunun için anayasacı olmaya çok ileri görüşlü olmaya ve ileri görüşlü olmaya halka dayanan güçlü bir lider daha çabuk daha güzel ve rahat kararlar alır. Türkiye geriye gitmez. Türkiye’de diktatör olmaz. Türkiye’de faşizm olmaz. Bunlar muhalefetin paranoyalarıdır. Bir CHP bir muhalefet bir solcu ne kadar kuvvetler ayrılığına inanıyorsa bizde o kadar inanıyoruz. Fikir, inanç, düşünce hürriyetine ne kadar inanıyorlarsa bizde o kadar inanıyoruz. Yargı bağımsızlığına ne kadar inanıyorlarsa bizde o kadar inanıyoruz. Bizim söylediğimiz herkesin kendi görevini yapması kuvvetler ayrılığının kuvvetler çatışması olarak yorumlanmaması gerekir. Sonuçta hepsi bu millete bu devlete hizmet için hazır. Kimsede birbirine karışmasın başkanın liderliğinde güçlü bir yürütme, yargı ve yasama olsun. Fakat milletin kafasını karıştırmaya çalışıyorlar. Zaman değişimden yanadır değişmeyen tek şey değişimdir. Ne yaparlarsa yapsınlar bu millet artık kendilerinin 40-50 yıl önceki gibi yönlendirebileceği yönetebileceği bir toplum değildir. Kahramanmaraş’ta ki benim kardeşimde dünyada neler olup bittiğini takip ediyor. Demokrasinin ne olduğu, başkanlığın ne olduğunu biliyor. Dolayısıyla artık onlarında işleri zordur. Eskisi gibi insanları kontrol edemiyor. Biz inşallah kendi anayasamızı meclise sevk edeceğiz. Bizim milletten endişemiz yok. Milletten endişesi olan onlardır.

Başkanlık sistemi ile yürütülen ülkelerin kendilerine yönelik başkanlık sistemi var. Türkiye’nin de kendine özel başkanlık sistemi mi olacak, yoksa diğer ülkelerin başkanlık sistemi ile aynımı olacak?
Cumhurbaşkanımız diyor ki bütün sistemleri görelim. Kendimize has şartları da göz önüne alarak kendimiz özgür bir anayasa yapalım. Türk tipi dediği budur. Bir İtalyan ceza kanunu apar topar hiçbir değişiklik yapmadan hatta yanlış tercümeleriyle beraber getirip bu ülkeye uygulamak doğru değil, ama o günün şartlarında öyleydi. Yeterli tercüme yapacak insan yoktu. Yeterli hukuk gücü yoktu. İsviçre medeni kanunu yanlış tercümelerle aldı ama şu anda sancılarını çekiyor. Oysa yapmamız gereken yetişmiş insan gücü ile onu tercüme etmektir. O zaman yetişmiş insan gücümüz yoktu ama şimdi var. Amerikan başkanlık sistemine de bakacaksın şu anda yürütülen ülkelerin başkanlık sistemine de bakacaksın aksayan yönlerine bakacaksın, çift meclis mi yoksa tek meclis mi olacak onlara da bakacaksın. Keşke muhalefet inat etmese manipülasyon yapmasa gelip bunları oturup konuşabilsek ve katkı sağlasa ama bunların niyeti üzüm yemek değil. Bunların amacı AK Parti’nin bu ülkenin hizmetleri layığı ile yapmasını önlemek. Hiçbir müspet pozitif harekette bende katkı sağlayayım demiyor. Durum terörde, şiddette de böyledir. Ankara’nın göbeğinde bombalar patlıyor. Bu AK Parti’nin Tayyip Erdoğan’ın meselesi değil bu milletin meselesidir. İnsanlarımız ölüyor ülkemizin geleceğini tehdit ediyor. Bizim problemimiz budur ama biz bunlara rağmen millete dayanarak, millete güvenerek, milletle hareket ederek, ülkenin ihtiyacı ne ise bunlar ne derse desin ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda çalışmaya ne gerekiyorsa onu yapmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar çok şey yaptık. Bundan sonrada aynı kararlılıkla devam edeceğiz.

Türkiye-Rusya arasında bir kriz yaşandı, iki ülke arasında olumlu bir gelişme var mı?
Başbakanımız İran’a gitti. Suriye’de her gün her an her saat yeni gelişmeler oluyor. Umarım her şey istediğimiz gibi gelişir. Türkiye düşmanlıklardan yana değil. Gelinen noktada küresel dünyada Türkiye herkesin saygınlığının ve onurunun korunarak ticaretin ve ekonominin geliştirilmesinden yanadır. Rusya’nın Suriye’de öteden yana pek çok önemli emelleri var. Çıkar çatışmaları da var ama biz hiçbir zaman İran, Rusya ve hiçbir başka ülke ile de savaş içinde çatışma içerisinde olalım diye bir kaygımız yok. Devir savaş devri değil. Devir arış içerisinde işbirliği zamanı ekonomileri büyütme zamanı ama bunun da tek taraflı olma şansı yok. Öbür devletinde bu yönde bakması böyle adım atması gerekiyor. Maalesef Rusya bugün demokratik bir ülke değil. Rusya’nın başında Putin gibi bir adam var. Putin’in ne yaptığı hangi siyaseti izlediği görülüyor. Ukrayna’ya girişi Suriye’de ki politikaları maalesef sıkıntılıdır. Umarım bir an önce düzelir.
Haber: Mücahit Dalkara

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER